Sonunda l olan 6 harfli 316 kelime var. L harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde l harfi olan kelimeler listesine ya da başında l harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KÖKSEL
-
-
[sıfat]
Kökle ilgili
-
[sıfat]
Kökle ilgili
- MAHMUL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Yüklü, dolu
- "Telgraf hatları ziyadesiyle mahmul, çektikleri telgrafı babasıyla annesi bakalım alabilecekler mi?" (Atilla İlhan)
- "Asıl şair, dilinin bütün imkânlarını, zenginliklerini bilen, hudutsuz bir sevgi, sonsuz bir hırs ve şehvetle mahmul olan kimsedir." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
-
Yükletilmiş
-
[isim]
Yüklem
-
[sıfat]
Yüklü, dolu
- KADRİL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Salon danslarından biri
- "Kadril için her kadına bir erkek lazımdı." (Aka Gündüz)
-
Bu dansın müziği
-
[isim]
Salon danslarından biri
- SAYKAL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Maden, ayna vb. nesneleri parlatmak için kullanılan cila
-
Cilalamakta kullanılan araç
-
Bu cilayı yapan kimse
-
[isim]
Maden, ayna vb. nesneleri parlatmak için kullanılan cila
- TAHSİL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Parayı alma, toplama
- "İcra yoluyla tahsile gideriz, o sonra parasını geri alır." (Burhan Felek)
- "Önce vergiyi kolay tahsil etmenin vesilesini hazırlasınlar." (Burhan Felek)
- "İyi tahsil görmüş gençlerden bir grup meydana getiririz." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Öğrenim
- "Oğullarının birini tahsil için İstanbul'a göndermiş, ikisini yanında alıkoymuştu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Parayı alma, toplama
- HEMHAL
- ...
- TENZİL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İndirme, azaltma, çıkartma, aşağı düşürme, aşağılama
-
[isim]
İndirme, azaltma, çıkartma, aşağı düşürme, aşağılama
- DÜŞSEL
-
-
[sıfat]
Düş ile ilgili, hayalî
- "Gökteki düşsel melekler gerçek olsalar bile onlar hiç yeni bir şey doğuramazdı." (Halikarnas Balıkçısı)
-
[sıfat]
Düş ile ilgili, hayalî
- SÜHEYL
- ...
- BENZOL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Benzin ve tolüen karışımı bir akaryakıt
-
[isim]
Benzin ve tolüen karışımı bir akaryakıt
- SAFDİL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Kolayca aldatılan, saf (kimse)
- "Bir safdil hanımefendi, kızıma iyi bir koca bulduğunu yemin billah anlattı." (Aka Gündüz)
-
[sıfat]
Kolayca aldatılan, saf (kimse)
- GÖKÇÜL
-
-
[isim]
Maviye çalan renk
-
[sıfat]
Bu renkte olan
-
[sıfat]
Gökle ilgili, semavi
-
[isim]
Maviye çalan renk
- POTKAL
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Kaza veya başka bir olayı karadakilere bildirmek için gemilerden denize salınan, içinde mektup olan şişe
-
[isim]
Kaza veya başka bir olayı karadakilere bildirmek için gemilerden denize salınan, içinde mektup olan şişe
- CETVEL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Doğru çizgileri çizmeye yarayan, dereceli veya derecesiz, tahtadan, plastikten, madenden yapılmış araç, çizgilik
-
Liste, çizelge
- "O, masanın üzerinden kaptığı cetvele üç tane sıfırı yapıştırmıştı." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Doğru çizgileri çizmeye yarayan, dereceli veya derecesiz, tahtadan, plastikten, madenden yapılmış araç, çizgilik
- DÖRDÜL
-
-
[isim]
Kare
-
Rubai
-
[isim]
Kare
- TELLAL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Herhangi bir şeyi, olayı veya bir şeyin satılacağını halka duyurmak için çarşıda, pazarda yüksek sesle bağıran kimse, çağırtmaç
- "Annemin çeyizlik eşyasını hamallarla tellallar çarşısına gönderdi." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
Satışlarda aracılık eden kimse
-
[isim]
Herhangi bir şeyi, olayı veya bir şeyin satılacağını halka duyurmak için çarşıda, pazarda yüksek sesle bağıran kimse, çağırtmaç
- TEBCİL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yüceltme, ululama
- "Onlar gürültülü tebcile, pohpoha, alayişe tenezzül etmezler." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Yüceltme, ululama
- TEBDİL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Değiştirme
- "Bazı Türkler oraya hava tebdiline giderler." (Refik Halit Karay)
- "Haydar'ın kılıcını görenin tebdili şaşar." (Yahya Kemal)
-
[isim]
Değiştirme
- ÇINGIL
-
-
[isim]
Ufak ve seyrek taneli üzüm salkımı
- "Bağ bozumundan sonra kütüklerde kalan tek taneli, güneşten ısınmış üzüm çıngılının tadını hiçbir salkımda bulamazsınız." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Ufak ve seyrek taneli üzüm salkımı
- PANDÜL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Sarkaç
-
[isim]
Sarkaç