Sonunda l olan 4 harfli 78 kelime var. L harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde l harfi olan kelimeler listesine ya da başında l harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SUAL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Soru
    • "Hatıralarını anlattığı sırada Atatürk'e bir sual sormuştum." (Falih Rıfkı Atay)

AKİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Akıllı
    • "Ne akilem ne divane / Gel gör beni aşk neyledi." (Yunus Emre)

AFAL

  1. [sıfat] Şaşkın, dağınık, ne yapacağını bilmez
    • "Bir top ağzından henüz fırlamış gibi afal ve dağınıktı." (Falih Rıfkı Atay)

IŞIL

  1. [sıfat] Işıklı

ATIL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Tembel
  2. İşsiz, aylak
  3. Etkisiz, işe yaramaz
  4. Süreduran

MEAL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Anlam, kavram, mefhum
    • "Her cepheden tek mealde bir telgraf geliyor." (Aka Gündüz)
  2. Ortaya çıkan şey, sonuç, netice

EHİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir işte yetkili olan, bir işi yapan, erbap
    • "O, bu işin ehlidir."
    • "Dikkat ettim, bu adamda, her işte ehil olmak merakı var." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. Sahip
    • "Sanat ehli. Zevk ehli."
  3. Karı kocadan her biri, eş
    • "Bu adam ehliyle iyi geçinmiyor."
  4. Topluluk, cemaat

MAİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Eğilimi olan
    • "Şu kışlanın kapısına / Mail oldum yapısına" (H. Türküsü)
  2. Eğik
  3. Benzeyen, andıran

ERİL

  1. [sıfat] Bazı dillerde erkek cinsten sayılan (kelime), müzekker

ÖDÜL

  1. [isim] Bir başarı karşılığında verilen armağan, mükâfat
    • "İki Nobel Edebiyat Ödülü Balkanlı yazarlara verildi." (Haldun Taner)
  2. Bir iyiliğe karşılık olarak verilen armağan, mükâfat

AZİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Görevden alma

UFUL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yıldızın batması
  2. Ölme

ISIL

  1. [sıfat] Isı ile, sıcaklıkla ilgili, termik

AKIL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us
    • "Bu hikâye akıl almaz bir aptallıktan başka bir şey değildi." (Tarık Buğra)
    • "O cinayeti işlemeden evvel gelip bize akıl mı danıştın?" (Peyami Safa)
    • "Kadınların hâline akıl ermiyor vesselam." (Halide Edip Adıvar)
    • "Yaşadığımız müddetçe bu muammaya akıl erdirmek bizim için pek kabil değildi." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  2. Bellek
    • "Hâlâ aklımda o tufan yağmuru." (Cahit Sıtkı Tarancı)
    • "Bir hastalık hâli olduğu anlaşılan bu ilk sersemlikten sonra yavaş yavaş aklı başına gelmektedir." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Aklı her şeye eriyor, eli her işe yatıyor." (Atilla İlhan)
    • "İşin nereye varacağını aklına getirmez."
  3. Öğüt, salık verilen yol
    • "Bu aklı size kim verdi."
    • "Çocuğun bu geç saatte evden izinsiz çıkıp gitmesini aklım almıyor."
  4. Düşünce, kanı
    • "Şimdiki aklım olsaydı bu dükkânın yerine aç bir kahve!" (Ahmet Kutsi Tecer)

OPAL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Silisin hidratlı ve jelatinli bütün türlerini kapsayan değerli bir mineral, panzehir taşı
  2. İnce, düzgün dokunmuş pamuklu kumaş

ETİL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Organik birleşiklerin birleşimine giren karbon ve hidrojen atomları grubu
    • "Etil klorür."

OTEL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yolcu ve turistlere geceleme imkânı sağlamak, bunun yanında yemek, eğlence vb. hizmetleri sunmak amacıyla kurulmuş işletme
    • "Beyoğlu civarında bir otelde yatmıştım." (Sait Faik Abasıyanık)

KRAL

  1. [isim] En yüksek devlet otoritesini, bütün devlet başkanlığı yetkilerini kalıtım veya soylularca seçilme yoluyla elinde bulunduran kimse
    • "İngiliz kralı."
  2. Herhangi bir alanda başkalarından üstün, başarılı olan kimse
    • "Satranç kralı."
  3. Çok başarılı ve zengin iş adamı
    • "Şimdiki adı konserve kralı olan birisi ile tanıştım." (Aka Gündüz)
  4. [sıfat] Üstün, çok iyi
    • "Firuzağa'da şirin, kutu gibi, manzarası çok kral bir çatı katına taşındı." (Atilla İlhan)

ADIL

  1. [isim] Zamir

FAİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Eden, yapan, işleyen
    • "Vilayetin bir yerinde faili yakalanamayan bir irtica vakası çıkar." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [isim] Özne
  3. [isim] Hukuki sonuç doğuracak bir suç işleyen kimse

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü