Başında l olan 8 harfli 98 kelime var. L harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde l harfi olan kelimeler listesine ya da sonu l harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında l bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

LACİVERT

Kelime Kökeni: Farsça lācverd

  1. [isim] Mor ve mavinin karışımından ortaya çıkan renk
  2. [sıfat] Bu renkte olan
    • "Bir lacivert pardösü almanın daha iyi olacağına karar verdi." (Sait Faik Abasıyanık)
LİMANLIK

  1. [sıfat] Liman gibi kullanılan, liman kurmaya elverişli (yer)
  2. Yatışmış, dalgasız, sakin (deniz, hava)
    • "… Kâğıthane civarına hava limanlık olursa on akçeye, deniz yavuz olursa on beş akçeye gidilirdi." (Sâmiha Ayverdi)
LATEKSLİ

  1. [sıfat] Özünde lateks bulunduran
LİMONATA

Kelime Kökeni: İtalyanca limonada

  1. [isim] Su, şeker ve limon suyundan yapılan şerbet
    • "Fahri'nin canı soğuk bir limonata istiyor." (Sait Faik Abasıyanık)
LARVACIL

  1. [sıfat, hayvan bilimi] Larvayla beslenen (hayvan)
LABORANT

Kelime Kökeni: Almanca Laborant

  1. [isim] Araştırmalarda, laboratuvar deneylerinde yardımcı olarak çalıştırılan kimse
    • "Röntgen hademesi ile laborantı kandırıp bir radyografisini çektirmişti." (Haldun Taner)
LASTİKÇİ

  1. [isim] Lastik ürünlerini yapan veya satan kimse
  2. Taşıt lastiği satan veya onaran kimse
    • "Lastiği patlamıştı ve tamir ettirecek lastikçi arıyordu." (Fatih Erdoğan)
LOĞLAMAK

  1. [-i, ağızlardan] Üzerinde loğ gezdirip toprağı bastırmak, sıkıştırmak
    • "Dama toprak çekip, müteaddit defalar loğlayıp akıntının önüne geçinceye kadar geceleri hep şemsiye ile yattık." (Bekir Büyükarkın)
LAKLAMAK

  1. [-i] Laka veya vernik sürmek
LATİFECİ

  1. [sıfat] Bakınız şakacı
    • "Acaba küçük hanım, latifeci bir adam diye işittiği için benimle böyle, zarifane bir şaka mı ediyordu?" (Refik Halit Karay)
LİNOLYUM

Kelime Kökeni: Fransızca linoléum

  1. [isim] Yer döşemesi olarak kullanılan, üzeri keten yağı ve mantar tozuyla kaplanmış jüt bezi; muşamba
    • "Ben bir tek odada oturuyorum. Döşeme linolyum döşeli." (Memduh Şevket Esendal)
LOKALİZE

Kelime Kökeni: Fransızca localisé

  1. [isim] “Yeri ve niteliği belirlenilmek, sınırlanılmak” anlamındaki lokalize edilmek, “yerini ve niteliğini belirlemek, sınırlamak” anlamındaki lokalize etmek, “yeri ve niteliği belirlenmek, sınırlanmak” anlamındaki lokalize olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
    • "Bu sebeplerden Arzawa’nın Likya’da lokalize edilmesinin doğru olmadığını kabul etmiştir." (Oktay Akşit)
LİTOSFER

Kelime Kökeni: Fransızca lithosphère

  1. [isim, jeoloji] Bakınız taş yuvarı
    • "Litosfer, oluşmaya başladığı andan itibaren iç ve dış kuvvetlerin etkisi altında kaldığından devamlı değişen rölyef şekillerine sahip olmuştur." (Necdet Tunçdilek)
LATİNLİK

  1. [isim] Latin olma durumu
LAHURAKİ

  1. [sıfat] Lahor'da yapılan (bir tür şal kumaşı); lahuri
    • "Hasan lahuraki kumaştan bir entariyi Fatma Hanım'a uzattı." (Osman Cemal Kaygılı)
LAHMACUN

Kelime Kökeni: Arapça laḥm + ʿacīn

  1. [isim] Üstüne kıyma, kıyılmış soğan, maydanoz ve baharat konularak fırında pişirilen pide türü bir yiyecek
LEFFETME

  1. [isim] Leffetmek işi
LİFLEŞME

  1. [isim] Lifleşmek durumu veya biçimi
LÜZUMSUZ

  1. [sıfat] Bakınız gereksiz
    • "Birtakım resmî sıfatlı insanlar onun vücudunu lüzumsuz ilan ettiler." (Kerim Korcan)
    • "Kadının bu lüzumsuz merakı canımı sıkıyordu." (Sabahattin Ali)
LİBASSIZ

  1. [sıfat] Bakınız giysisiz
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü