Başında l olan 6 harfli 99 kelime var. L harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde l harfi olan kelimeler listesine ya da sonu l harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında l bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

LAKTAZ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Süt şekerini üzüm şekerine çeviren bir bağırsak enzimi

LİSELİ

  1. Lise okuyan (öğrenci)
    • "Kadın liseli bir öğrenci, adam delikanlı..." (Çetin Altan)

LEJYON

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Eski Romalılarda piyade ve süvarinin oluşturduğu askerî birlik
  2. Fransa'da genellikle yabancılardan kurulu, birkaç takımdan oluşan piyade birliği

LOMBAR

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Gemi bordalarına, küpeştelerine açılan dörtgen biçiminde delik

LANGUR

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Maymunlardan, Hindistan'da yaşayan, kül rengi veya kırmızıya çalan sarı tüylü, büyük bir maymun (Presbytis entellus)

LEKTÖR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Okutman
  2. Yayınevlerinde yayımlanması düşünülen eserleri inceleyerek değerlendiren kimse
    • "Yayınevi on on beş lektörle çalışıp çok daha fazla iş çıkarabiliyor." (Haldun Taner)

LAHİKA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ek

LİMAKİ

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Ayakkabıcılıkta kullanılan küçük eğe

LİPSOS

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] İskorpitgillerden, Akdeniz ve Atlas Okyanusu'nda yaşayan, yüzgeçlerindeki dikenlerde yaralara sebep olan bir zehir bulunan, 40 cm uzunluğunda, eti çok beğenilen bir balık (Scorpaena porcus)

LENGER

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Yayvan ve kenarları geniş, büyük bakır kap
    • "Tenha köyün sokaklarında lengerler içinde balık götüren ateş bacaklı çocuklara baktım." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. [sıfat] Bir lengerin alabileceği miktarda olan
    • "Beykoz çayırında iddiaya girip bütün bir kuzuyla bir lenger iç pilavını gövdeye rüyamızda mı indirmiştik." (Atilla İlhan)
  3. Gemi demiri

LEZZET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ağız yoluyla alınan tat
    • "Tekrar odaya dönse bu kaynağın suyunda umduğu lezzeti tekrar bulabilecek miydi?" (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "Uysal hayatımız daima gönlümün de aklımın da en lezzet aldığı meşgalesi." (Refik Halit Karay)
  2. Herhangi bir şey karşısında duyulan zevk, haz
    • "Ona da dinlenmek gibi bir lezzet yetişir." (Ahmet Rasim)

LİMONİ

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Limon rengi, yeşile çalan açık sarı
  2. [sıfat] Bu renkte olan
  3. [sıfat] Biraz bozuk, iyi olmayan (insan ilişkileri)
    • "Bugünlerde aramız limoni."
  4. [sıfat] Alıngan, beklenmeyen bir zamanda öfkelenen
    • "Anasını alacak değilim ama bilirim, çok şişman kadınların huyları biraz limoni olur." (Aka Gündüz)

LAKACI

  1. [isim] Lakçı

LAHANA

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Turpgillerden, geniş ve kalınca kat kat yaprakları olan, güz ve kış sebzesi olarak yetiştirilen ve birçok türü olan bitki, kelem (Brassica oleracea)

LABADA

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Karabuğdaygillerden, dere kıyılarında, sulak çayırlarda kendiliğinden yetişen, çok yıllık ve yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitki, efelek (Rumex petientia)

LÜBNAN
...
LAKAYT
...
LATALI

  1. [sıfat] Latası olan

LASTİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Ayakkabı üzerine giyilen kauçuktan pabuç
    • "Lastikleri ayağında, bastonu koluna asılı, erkenciydi yine." (Necati Cumalı)
    • "Neme lazım lastik gibi kaleci." (Haldun Taner)
  2. Kauçuktan yapılmış ayakkabı
  3. Kauçuktan yazı silgisi
  4. Taşıtların jantlarına yerleştirilen, elastiki tekerlek bandajı
    • "Şoförle bahçıvan arabanın ön sol lastiğini pompalıyorlar." (Haldun Taner)
  5. Esnek, ince kauçuk veya kauçuklu şerit
  6. Bir tür esnek örgü
  7. Korse
  8. Uzun konçlu çorabın düşmesini önlemek için üst kısmına gelecek biçimde bacağa geçirilen esnek şerit
  9. [sıfat] Kauçuktan yapılmış
    • "Rıza, lastik yakalığı fırlamış, gözleri dönmüş, kan ter içinde içeriye düşer." (Reşat Nuri Güntekin)

LEŞKER

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Asker
    • "Aldı gam leşkeri gönül şehrini." (Dertli)
  2. Ordu

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü