Başında l olan 4 harfli 49 kelime var. L harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde l harfi olan kelimeler listesine ya da sonu l harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında l bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- LOTO
- ...
- LAME
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Dokusunda çoğunlukla gümüş ve altın renginde tel bulunan kumaş veya metal parlaklığı verilmiş deri
-
[sıfat]
Böyle bir kumaş veya deriden yapılmış olan
- "Zehra, lame balo pabuçlarından görünecek olan ayak tırnaklarını da cilaladı." (Cahit Uçuk)
-
[isim]
Dokusunda çoğunlukla gümüş ve altın renginde tel bulunan kumaş veya metal parlaklığı verilmiş deri
- LİKA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Mürekkep hokkalarına konulan ham ipek
-
[isim]
Mürekkep hokkalarına konulan ham ipek
- LAMA
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Geviş getirenlerden, Güney Amerika'nın dağlık bölgelerinde yaşayan, yük hayvanı olarak kullanılan, karadan aka kadar türlü renklerde olabilen, tüyleri uzun, boyu yüksek ve boynu uzun hayvan (Lama)
-
[isim]
Geviş getirenlerden, Güney Amerika'nın dağlık bölgelerinde yaşayan, yük hayvanı olarak kullanılan, karadan aka kadar türlü renklerde olabilen, tüyleri uzun, boyu yüksek ve boynu uzun hayvan (Lama)
- LAPA
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Nişastalı tanelerin, su ile kaynatılarak bulamaç kıvamına getirilmiş durumu
- "Bulgur lapası. Pirinç lapası."
- "Sen de kendini lapa gibi bırakma!" (Burhan Felek)
-
Keten tohumu vb. bitkilerin kaynatılmasıyla elde edilen, sıcak olarak tülbent içinde vücuda dıştan uygulanan ilaç
- "Keten tohumu lapası. Hatmi lapası."
-
[isim]
Nişastalı tanelerin, su ile kaynatılarak bulamaç kıvamına getirilmiş durumu
- LENF
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Damarlarda dolaşan kanla, doku ögeleri arasında aracı görevi yapan, kan plazması ve lenfositten oluşan saydam, sarı renkte bir sıvı, ak kan, lenfa
-
[isim]
Damarlarda dolaşan kanla, doku ögeleri arasında aracı görevi yapan, kan plazması ve lenfositten oluşan saydam, sarı renkte bir sıvı, ak kan, lenfa
- LAŞE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Leş
-
[isim]
Leş
- LÜKS
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
Giyimde, eşyada, harcamada aşırı gitme, gösteriş, şatafat
- "Lüksleri, rahatları, eğlenceleri yerindedir." (Necati Cumalı)
-
[sıfat]
Gösterişli, şatafatlı
- "Bu lüks lokantada öğle yemeği yiyor." (Tarık Buğra)
-
[sıfat]
Gereksinim dışı olan
-
[sıfat]
Aşırı, fazla
-
Giyimde, eşyada, harcamada aşırı gitme, gösteriş, şatafat
- LİRA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Yüz kuruş değerinde Türk para birimi
- "Bu pazarlığın yapıldığı zamanda liranın kıymeti vardı." (Refik Halit Karay)
-
Bazı ülkelerin para birimi
- "Mısır lirası. Suriye lirası."
-
Yedi gram ağırlığında altın sikke, sarı lira
-
[isim]
Yüz kuruş değerinde Türk para birimi
- LİME
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Parça
-
[isim]
Parça
- LEVA
-
Kelime Kökeni : Bulgarca
-
[isim]
Bulgar para birimi
-
[isim]
Bulgar para birimi
- LOÇA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Gemilerin baş bodoslamalarının her iki yanında, çıpayı içine alabilen ve güverteye açılan demir zincirin geçtiği delik
-
[isim]
Gemilerin baş bodoslamalarının her iki yanında, çıpayı içine alabilen ve güverteye açılan demir zincirin geçtiği delik
- LİNÇ
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Birden çok kimsenin kendilerine göre suç olan bir davranışından ötürü birini, yasa dışı ve yargılamasız olarak taş, sopa vb. araçlarla döverek öldürmesi
- "Yakalamışlar adamı. Ahali linç edecekmiş az kalsın." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Birden çok kimsenin kendilerine göre suç olan bir davranışından ötürü birini, yasa dışı ve yargılamasız olarak taş, sopa vb. araçlarla döverek öldürmesi
- LUTR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Su samuru
-
Su samurundan elde edilen post
-
[sıfat]
Bu posttan yapılmış olan
- "İyi ama kışın arkanda lutr manto vardı." (Halide Edip Adıvar)
-
[isim]
Su samuru
- LOCA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Tiyatro, sinema vb. eğlence yerlerinde veya parlamento salonlarında özel bölme
- "O burada, cebinde loca bileti, rezil gibi bekliyordu." (Haldun Taner)
-
Masonların toplantı yeri
-
[isim]
Tiyatro, sinema vb. eğlence yerlerinde veya parlamento salonlarında özel bölme
- LOGO
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
İmlek
-
[isim]
İmlek
- LAVA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[ünlem]
Herhangi bir yere yanaşmış filikanın kürek çekmeksizin ilerlemesi için verilen buyruk
-
[ünlem]
Herhangi bir yere yanaşmış filikanın kürek çekmeksizin ilerlemesi için verilen buyruk
- LİSE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Sekiz yıllık ilköğretimden sonra en az üç yıllık bir eğitimle hayata veya yükseköğretime hazırlayan ortaöğretim kurumu, ortaöğretim
- "Liseyi bitirince Avrupa'da tahsilini ben üzerime alırım." (Refik Halit Karay)
-
Üç yıllık ortaokuldan sonra en az üç yıllık bir eğitimle hayata veya yükseköğretime hazırlayan ortaöğretim kurumu
-
[isim]
Sekiz yıllık ilköğretimden sonra en az üç yıllık bir eğitimle hayata veya yükseköğretime hazırlayan ortaöğretim kurumu, ortaöğretim
- LÜLE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Bükülmüş, dürülmüş şey
- "Bir lüle kaymak."
-
Tütün çubuğu, pipo, nargile vb.nin ucuna takılan, tütün konulan yuva
- "Duman ocak gibi çıkmakta çünkü her lüleden." (Mehmet Akif Ersoy)
-
Su akan musluksuz boru
- "Lüleden akan su bollaşmıştı." (Abbas Sayar )
-
[isim]
Bükülmüş, dürülmüş şey
- LEÇE
-
-
[isim]
Taşlı tarla
-
[isim]
Taşlı tarla