Sonunda lık olan 6 harfli 63 kelime var. LIK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde lık olan kelimeler listesine ya da başında lık olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Lık Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

I K L

3 Harfli Kelimeler

KIL

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ALPLIK

  1. [isim] Alp olma durumu
TAŞLIK

  1. [sıfat] Taşı bol, taşlı (yer)
    • "Atları erlerden birine bıraktılar, inişli yokuşlu taşlık bir keçi yolundan yürüdüler." (Refik Halit Karay)
  2. [isim] Taşla döşenmiş avlu, sofa, merdiven altı vb
    • "Giderken taşlıktaki duvar çivilerinde asılı palto, baston, şemsiye gibi şeyleri toparlamayı ihmal etmediler." (Necip Fazıl Kısakürek)
  3. [isim, hayvan bilimi] Kuş vb. hayvanların sindirim kanalları üzerinde bulunan kaslı, öğütücü mide; katı (II), konsa
BALLIK

  1. [isim] Bal konulan kap
  2. Bağlarda görülen külleme hastalığı
    • "Köylülerin kara maraz ve ballık dedikleri hastalıklar da bağlara büyük zarar verir." (Aydın Yaka)
  3. [bitki bilimi] Bakınız ballıbaba
VARLIK

  1. [isim] Var olma durumu; mevcudiyet
    • "Bir millet, varlığını, her şeyden çok dilinde yaşatır." (Orhan Veli Kanık)
  2. Var olan her şey
    • "Her varlık bir yaratıktır. Her yaratık da canlı." (Necip Fazıl Kısakürek)
  3. Paranın, mal mülkün tamamı
  4. Önemli, yararlı, değerli şey
    • "Devlet tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır." (Anayasa)
  5. Bir kimsenin iç dünyasının derinlikleri, kişinin manevi dünyası
    • "Bütün sevgileri atıp içimden / Varlığımı yalnız ona verdim ben" (Ahmet Kutsi Tecer)
  6. Canlı varlıkların sayısal yoğunluğu veya dağılımı; popülasyon
  7. [felsefe] Kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey
TIĞLIK

  1. [isim] İçine tığ konulan kutu veya kap
YANLIK

  1. [isim] Kahvaltıda ve diğer öğünlerde ana yiyeceğin yanında verilen çerez türü veya domates, salatalık vb. yiyecekler
ANALIK

  1. [isim] Bakınız annelik
    • "Yazarların analığa ve analarına yaklaşımları da çeşitlidir doğallıkla." (Adalet Ağaoğlu)
  2. Anne olma duygusu
  3. Anne yerini tutan veya anne kadar yakınlık gösteren kadın
  4. Anaya yakışır davranış
  5. [ağızlardan] Bakınız üvey anne
    • "Benim analığımın yetiştiği konak da çok çok büyükmüş." (Refik Halit Karay)
AYILIK

  1. [isim, mecaz] Kaba davranış
CAMLIK

  1. [isim] Bakınız camekân
    • "Girişine yaptırdığımız camlık yere oturmuşuz karşılıklı baba kız…" (Leylâ Erbil)
KAKLIK

  1. [isim, ağızlardan] Kaya ve ağaç oyuklarında su birikintisi
KARLIK

  1. [isim] Bakınız kar kuyusu
    • "Sarayların ve parası yetenlerin ihtiyacı olan buzlar özellikle Uludağ ve Istıranca Dağlarında açılan karlık ve buzluklardan sağlanmaktaydı." (Gökhan Akçura)
  2. Dışı hasır örgüsüyle kaplı, içinde kar veya buz koymak için bölmesi bulunan, soğutucu olarak kullanılan büyük şişe
    • "Buz kâseme iyice buz doldurursun!.. Karlıklara da bir bakmayı unutma!.." (Abdülhak Şinasi Hisar)
HANLIK

  1. [isim] Han olma durumu
    • "Çırpındı üç yarasa kanadı karanlıkta / Gün görmeyen gözleri üçünün de hanlıkta" (Faruk Nafiz Çamlıbel)
  2. Hanın egemenliğindeki ülke
    • "Kırım Hanlığı."
  3. Hanın yönetimi
ÇARLIK

  1. [isim, tarih] Çar olma durumu
  2. Çarın yönetiminde bulunan devlet
    • "Rusya'da çarlık devrilmişti." (Tarık Buğra)
SAĞLIK

  1. [isim] Bireyin fiziksel, sosyal ve ruhsal yönden tam bir iyilik durumunda olması, vücut esenliği; keyif, sıhhat
    • "Ayrıca bu dönemde seyircinin haklarını ve sağlığını korumak amacıyla bir de tiyatro yönetmeliği hazırlanmıştır." (Metin And)
  2. Sağ, canlı, diri olma durumu
    • "Hatta kilise yetkilileri onun sağlığından endişeye düştüler." (İhsan Oktay Anar)
DARLIK

  1. [isim] Dar olma durumu; daraşlık
  2. [mecaz] Geçim zorluğu; müzayaka
  3. [mecaz] İç sıkıntısı
    • "Yüreği göğsünü yırtacak gibi hopluyor, boğazına bir darlık tıkanıyordu." (Ömer Seyfettin)
ATALIK

  1. [isim] Ata olma durumu
  2. Ataya yakışır davranış
  3. [sıfat] Ata gibi değerli, itibarlı, kıymetli olan
ŞAHLIK

  1. [isim] Şah olma durumu
  2. [tarih] Afgan ve İran hükümdarlığı
  3. Bir kimsenin saltanat dönemi
YILLIK

  1. [sıfat] Bir yıl için; senelik, senevi
    • "Evi yıllık tuttular."
  2. Yılda bir yapılan
    • "Kuruluşun yıllık toplantısı."
  3. Bir yıl içinde olan
  4. Yapımından veya doğumundan başlayarak üzerinden bir yıl geçmiş olan
    • "O gün yıllık hesapları getirmişlerdi." (Falih Rıfkı Atay)
  5. [isim] Yılda bir çıkan ve o yılın olaylarını anlatan kitap, bülten, dergi vb. eser; andaç, salname
  6. [isim] Yılın gün, hafta, ay vb. bölümlerinden başka, bayram, yıl dönümü gibi belli günleri ve birtakım astronomi, meteoroloji, istatistik bilgilerini gösteren kitap biçiminde takvim; almanak
  7. [isim] Bir yılda verilen ücret
    • "Bu evin yıllığı sekiz bin liradır."
  8. [isim] Öğretim yılı sonunda hazırlanan, öğrenci, öğretmen ve yöneticilerin özellikleriyle ilgili bilgiler ile eğlendirici konuların yer aldığı kitap
MATLIK

  1. [isim] Mat olma durumu
KAPLIK

  1. [isim] Kap kacak koymaya yarayan yer
  2. [sıfat] Defter, kitap vb.ni kaplamaya yarayan
    • "Kaplık kâğıt."
  3. [sıfat] Herhangi bir kap dolduracak miktarda olan
    • "İki kaplık aşure."
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü