Sonunda lık olan 6 harfli 63 kelime var. LIK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde lık olan kelimeler listesine ya da başında lık olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Lık Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
I K L
3 Harfli Kelimeler
KIL
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ALPLIK
-
-
[isim]
Alp olma durumu
-
[isim]
Alp olma durumu
- TAŞLIK
-
-
[sıfat]
Taşı bol, taşlı (yer)
- "Atları erlerden birine bıraktılar, inişli yokuşlu taşlık bir keçi yolundan yürüdüler."
-
[isim]
Taşla döşenmiş avlu, sofa, merdiven altı vb
- "Giderken taşlıktaki duvar çivilerinde asılı palto, baston, şemsiye gibi şeyleri toparlamayı ihmal etmediler."
-
[isim, hayvan bilimi]
Kuş vb. hayvanların sindirim kanalları üzerinde bulunan kaslı, öğütücü mide; katı (II), konsa
-
[sıfat]
Taşı bol, taşlı (yer)
- BALLIK
-
-
[isim]
Bal konulan kap
-
Bağlarda görülen külleme hastalığı
- "Köylülerin kara maraz ve ballık dedikleri hastalıklar da bağlara büyük zarar verir."
-
[bitki bilimi]
Bakınız ballıbaba
-
[isim]
Bal konulan kap
- VARLIK
-
-
[isim]
Var olma durumu; mevcudiyet
- "Bir millet, varlığını, her şeyden çok dilinde yaşatır."
-
Var olan her şey
- "Her varlık bir yaratıktır. Her yaratık da canlı."
-
Paranın, mal mülkün tamamı
-
Önemli, yararlı, değerli şey
- "Devlet tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır."
-
Bir kimsenin iç dünyasının derinlikleri, kişinin manevi dünyası
- "Bütün sevgileri atıp içimden / Varlığımı yalnız ona verdim ben"
-
Canlı varlıkların sayısal yoğunluğu veya dağılımı; popülasyon
-
[felsefe]
Kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey
-
[isim]
Var olma durumu; mevcudiyet
- TIĞLIK
-
-
[isim]
İçine tığ konulan kutu veya kap
-
[isim]
İçine tığ konulan kutu veya kap
- YANLIK
-
-
[isim]
Kahvaltıda ve diğer öğünlerde ana yiyeceğin yanında verilen çerez türü veya domates, salatalık vb. yiyecekler
-
[isim]
Kahvaltıda ve diğer öğünlerde ana yiyeceğin yanında verilen çerez türü veya domates, salatalık vb. yiyecekler
- ANALIK
-
- AYILIK
-
-
[isim, mecaz]
Kaba davranış
-
[isim, mecaz]
Kaba davranış
- CAMLIK
-
-
[isim]
Bakınız camekân
- "Girişine yaptırdığımız camlık yere oturmuşuz karşılıklı baba kız…"
-
[isim]
Bakınız camekân
- KAKLIK
-
-
[isim, ağızlardan]
Kaya ve ağaç oyuklarında su birikintisi
-
[isim, ağızlardan]
Kaya ve ağaç oyuklarında su birikintisi
- KARLIK
-
-
[isim]
Bakınız kar kuyusu
- "Sarayların ve parası yetenlerin ihtiyacı olan buzlar özellikle Uludağ ve Istıranca Dağlarında açılan karlık ve buzluklardan sağlanmaktaydı."
-
Dışı hasır örgüsüyle kaplı, içinde kar veya buz koymak için bölmesi bulunan, soğutucu olarak kullanılan büyük şişe
- "Buz kâseme iyice buz doldurursun!.. Karlıklara da bir bakmayı unutma!.."
-
[isim]
Bakınız kar kuyusu
- HANLIK
-
-
[isim]
Han olma durumu
- "Çırpındı üç yarasa kanadı karanlıkta / Gün görmeyen gözleri üçünün de hanlıkta"
-
Hanın egemenliğindeki ülke
- "Kırım Hanlığı."
-
Hanın yönetimi
-
[isim]
Han olma durumu
- ÇARLIK
-
-
[isim, tarih]
Çar olma durumu
-
Çarın yönetiminde bulunan devlet
- "Rusya'da çarlık devrilmişti."
-
[isim, tarih]
Çar olma durumu
- SAĞLIK
-
-
[isim]
Bireyin fiziksel, sosyal ve ruhsal yönden tam bir iyilik durumunda olması, vücut esenliği; keyif, sıhhat
- "Ayrıca bu dönemde seyircinin haklarını ve sağlığını korumak amacıyla bir de tiyatro yönetmeliği hazırlanmıştır."
-
Sağ, canlı, diri olma durumu
- "Hatta kilise yetkilileri onun sağlığından endişeye düştüler."
-
[isim]
Bireyin fiziksel, sosyal ve ruhsal yönden tam bir iyilik durumunda olması, vücut esenliği; keyif, sıhhat
- DARLIK
-
-
[isim]
Dar olma durumu; daraşlık
-
[mecaz]
Geçim zorluğu; müzayaka
-
[mecaz]
İç sıkıntısı
- "Yüreği göğsünü yırtacak gibi hopluyor, boğazına bir darlık tıkanıyordu."
-
[isim]
Dar olma durumu; daraşlık
- ATALIK
-
-
[isim]
Ata olma durumu
-
Ataya yakışır davranış
-
[sıfat]
Ata gibi değerli, itibarlı, kıymetli olan
-
[isim]
Ata olma durumu
- ŞAHLIK
-
-
[isim]
Şah olma durumu
-
[tarih]
Afgan ve İran hükümdarlığı
-
Bir kimsenin saltanat dönemi
-
[isim]
Şah olma durumu
- YILLIK
-
-
[sıfat]
Bir yıl için; senelik, senevi
- "Evi yıllık tuttular."
-
Yılda bir yapılan
- "Kuruluşun yıllık toplantısı."
-
Bir yıl içinde olan
-
Yapımından veya doğumundan başlayarak üzerinden bir yıl geçmiş olan
- "O gün yıllık hesapları getirmişlerdi."
-
[isim]
Yılda bir çıkan ve o yılın olaylarını anlatan kitap, bülten, dergi vb. eser; andaç, salname
-
[isim]
Yılın gün, hafta, ay vb. bölümlerinden başka, bayram, yıl dönümü gibi belli günleri ve birtakım astronomi, meteoroloji, istatistik bilgilerini gösteren kitap biçiminde takvim; almanak
-
[isim]
Bir yılda verilen ücret
- "Bu evin yıllığı sekiz bin liradır."
-
[isim]
Öğretim yılı sonunda hazırlanan, öğrenci, öğretmen ve yöneticilerin özellikleriyle ilgili bilgiler ile eğlendirici konuların yer aldığı kitap
-
[sıfat]
Bir yıl için; senelik, senevi
- MATLIK
-
-
[isim]
Mat olma durumu
-
[isim]
Mat olma durumu
- KAPLIK
-
-
[isim]
Kap kacak koymaya yarayan yer
-
[sıfat]
Defter, kitap vb.ni kaplamaya yarayan
- "Kaplık kâğıt."
-
[sıfat]
Herhangi bir kap dolduracak miktarda olan
- "İki kaplık aşure."
-
[isim]
Kap kacak koymaya yarayan yer