Başında olan 6 harfli 74 kelime var. Kı ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde kı olan kelimeler listesine ya da sonu kı ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında kı bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KIRKAR

  1. [sıfat] Kırk sayısının üleştirme biçimi, her birine kırk, her defasında kırkı bir arada olan

KILGIN

  1. [sıfat] Kılgı durumuna geçirilebilen, amelî, pratik

KIRPIŞ
...
KIRÇIL

  1. [sıfat] Kırlaşmaya başlamış, kır renkli
  2. Bu renkte saçı olan
    • "Dükkânın önünde bekledi, kırçıl kuyumcu görününce hemen taşları çıkardı." (Refik Halit Karay)

KIYMAK

  1. [-i] Çok ince ve küçük parçalar biçiminde doğramak
    • "Eti kıymak."
  2. [-e] Acımadan vermek, esirgememek, feda etmek
    • "Beş altı kuruşa daha kıyarak sağlamca bir ip tedarik etti." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  3. [-e] Acımayıp öldürmek
    • "Zavallıya nasıl kıydılar?"
  4. [-e] Acımayarak büyük bir kötülük etmek, zulmetmek
    • "Ne yapayım, ben de ekmek istiyorum, hayatımı kazanıyorum, bana kıymayın." (Halide Edip Adıvar)

KISACA

  1. [sıfat] Oldukça kısa, biraz kısa
    • "Mutfakta kısaca boylu, kısıkça sesli, başı yazma yemeni, sırtı örme hırkalı ihtiyarca bir hanımla karşılaştık." (Memduh Şevket Esendal)
  2. [zarf] Kısa olarak, özetle
    • "O hafta çocukluk arkadaşı ile iki defa daha kısaca görüşebildi." (Osman Cemal Kaygılı)

KIYMIK

  1. [isim] Çok küçük ve sivri tahta, demir veya kemik parçası
    • "Elime kıymık battı."

KITLIK

  1. [isim] Kıt olma durumu, ihtiyaca yetmeyecek kadar azlık, az ve zor bulunma
    • "Toprak darlığı, ham madde kıtlığı ve nüfus artışı..." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Kuraklık, savaş vb. nedenlerle ürünün yetişmemesi ve bundan doğan açlık
    • "Memleketi kavuran kıtlık buranın semtine uğramamıştır." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  3. Yiyecek maddelerinde görülen darlık
  4. Duygu, söz vb.nde azlık

KIZARI
...
KISMAÇ
...
KIBRIS
...
KIŞLAK

  1. [isim] Kışın barınılan yer
  2. Kışın orduların, göçebe oymakların hayvanlarıyla birlikte yayladan inip konakladıkları yer

KISMAK

  1. [-i] Sesi azaltmak, alçaltmak
    • "Radyoyu biraz kısar mısın?"
  2. Gözü biraz kapamak
    • "Adam göz kapaklarını kısarak bir hesapladı." (Necati Cumalı)
  3. Ezmek, büzmek, daraltmak
    • "Omuzlarını kısar, ellerini cebinden çıkarır, atar ağzından sigarasını." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. Lamba ışığını azaltmak
  5. Sıkıştırmak
    • "Birden susan köpek kuyruğunu bacaklarının arasına kıstı." (Ömer Seyfettin)
  6. [-den] Masraf, harcama vb.ni azaltmak
    • "Kes üç kuruş ekmekten / Beş kuruş etten kıs." (Behçet Necatigil)
  7. Verilen hak ve özgürlüklerin sınırını daraltmak
  8. Pintilik etmek

KIZCIK
...
KIRKIM

  1. [isim] Davarların kırkılması işi
  2. Davarların kırkıldıkları mevsim

KIVRAK

  1. [sıfat] Canlı, hareketli, atik
    • "Lastik ayakkabılarının üstünde kıvrak ve çevikti." (Haldun Taner)
  2. Akıcı, işlek
    • "Kıvrak bir zekâsı var. Kıvrak bir anlatım."
  3. [isim] Yerli dokuması kara bezden yapılmış köylü kadın yeldirmesi
  4. [isim] İnce tülbent veya ipekli baş örtüsü
  5. Aceleci
  6. Güzel, şık, yakışıklı

KIVRIK

  1. Eğrilip bükülmüş, yuvarlak bir biçim verilmiş
    • "Sarı, uçları az kıvrık bıyıkları vardı." (Yusuf Ziya Ortaç)

KITAAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kıtalar, ana karalar
  2. Asker birlikleri

KIRKLI

  1. [sıfat] Kırk parçadan oluşmuş
  2. Kırk gününü doldurmamış (bebek veya lohusa kadın)
  3. Birinin kırkı çıkmadan öbürü doğan (akraba veya komşu çocukları)

KIRICI

  1. [sıfat] Kırma işini yapan
  2. Kaba, sert, çevresindekileri inciten (davranış, söz vb.)
    • "Kırıcı bir davranış."
  3. Bir şeyin gerektiği gibi gelişmesini, oluşmasını önleyen, engelleyen
    • "Grev kırıcı."
  4. Kırınım oluşturan
    • "Kırıcı ortam."
  5. [isim] Senet, tahvil, bono ve süresi gelmemiş alacaklarla ilgili alışveriş veya işlem yapan kimse, kuruluş

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü