Başında köprü olan 12 kelime var. Köprü ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde köprü olan kelimeler listesine ya da sonu köprü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında köprü bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

KÖPRÜLENMEK

10 Harfli Kelimeler

KÖPRÜCÜLÜK, KÖPRÜLEMEK, KÖPRÜLENİŞ, KÖPRÜLENME

9 Harfli Kelimeler

KÖPRÜBAŞI, KÖPRÜLEME

8 Harfli Kelimeler

KÖPRÜCÜK, KÖPRÜKÖY

7 Harfli Kelimeler

KÖPRÜCÜ, KÖPRÜLÜ

5 Harfli Kelimeler

KÖPRÜ

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Köprü Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

K P R Ö Ü

5 Harfli Kelimeler

KÖPRÜ

4 Harfli Kelimeler

ÖRÜK

3 Harfli Kelimeler

KÖR, KÜP, KÜR, ÖRK, ÖRÜ, PÜR

2 Harfli Kelimeler

ÖK

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KÖPRÜLENMEK

  1. [nesnesiz] Köprülü duruma gelmek, köprüsü olmak
KÖPRÜCÜLÜK

  1. [isim] Köprücünün yaptığı iş
KÖPRÜLEMEK

  1. [-i] Köprü kurmak
    • "Gücü yetse Karasu’yu köprülemez mi?" (Kemal Tahir)
KÖPRÜLENME

  1. [isim] Köprülenmek işi
KÖPRÜLENİŞ

  1. [isim] Köprülenmek işi
KÖPRÜBAŞI

  1. [isim, askerlik] İlerlemek için çıkılan elverişli kıyı veya tutulan önemli nokta
  2. [mecaz] Önemli mevki
KÖPRÜLEME

  1. [isim, tıp] Vücudun bir yerinden alınan damarı, tıkanmış damarın yerine koymak suretiyle yapılan tedavi; damar aktarma, baypas
KÖPRÜCÜK

  1. [isim] Küçük köprü
KÖPRÜKÖY

  1. [isim] Erzurum iline bağlı ilçelerden biri
KÖPRÜCÜ

  1. [isim] Köprü yapan kimse
  2. [askerlik] Tombazlarla köprü kuran istihkâm kıtası
  3. [tarih] Osmanlı ülkelerinde, özellikle ordunun geçeceği yollar üzerindeki köprüleri onarmak ve korumakla görevli takım
KÖPRÜLÜ

  1. [sıfat] Köprüsü olan
  2. [mimarlık] İki bölümü bir köprü ile birbirine bağlanmış (yapı)
    • "Köprülü konak."
KÖPRÜ

  1. [isim] Herhangi bir engelle ayrılmış iki yakayı birbirine bağlayan veya trafik akımının, başka bir trafik akımını kesmeden üstten geçmesini sağlayan ahşap, kâgir, beton veya demir yapı
    • "Bu camiler, bu çeşmeler, bu köprüler rastgele yapılmadı." (Orhan Seyfi Orhon)
  2. [mecaz] İki şey arasında bağ veya ilişkiyi sağlayan şey
    • "Annesinin yalnız onunla değil hiç kimseyle bir köprüsü yoktu." (Murathan Mungan)
  3. [denizcilik] Geminin önünü iyice görecek bir yükseklikte, sancaktan iskeleye kadar kurulan kumanda yeri
  4. [spor] Güreşte omuzları yere değdirmemek için ayakları ve alnı yere dayayıp beli yukarı kaldırarak alınan durum
  5. [spor] Vücudun, sırt yere dönük olarak el, baş veya diz yere dayanarak yay biçimi aldığı durumu
  6. [tıp] Olmayan dişlerin yerini tutmak veya takma dişleri ağızdaki dişlere sağlam tutturmak amacıyla yapılan diş protezi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü