Başında kur olan 9 harfli 33 kelime var. Kur ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde kur olan kelimeler listesine ya da sonu kur ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında kur bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
K R U Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
KUR
2 Harfli Kelimeler
UR
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KURTARICI
-
-
[isim]
Kendi hayatını tehlikeye atarak bir kimseyi, bir topluluğu güç bir durumdan veya yok olmaktan kurtaran kimse, halaskâr
- "Kurtarıcımız Atatürk."
-
Kurtarma aracı
-
[isim]
Kendi hayatını tehlikeye atarak bir kimseyi, bir topluluğu güç bir durumdan veya yok olmaktan kurtaran kimse, halaskâr
- KURNAZLIK
-
-
[isim]
Kurnaz olma durumu veya kurnazca iş
- "Ön tarafta bir yer bulup oturunca kurnazlığına pek sevindi." (Haldun Taner)
-
[isim]
Kurnaz olma durumu veya kurnazca iş
- KURDELELİ
-
-
[sıfat]
Kurdelesi olan
- "Analarına cici kurdeleli armağanlar alıp onları öpücüklere boğan çocuklar..." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Kurdelesi olan
- KURŞUNSUZ
-
-
[sıfat]
Kurşunu olmayan
-
Kurşun elementi içermeyen
- "Kurşunsuz benzin."
-
[sıfat]
Kurşunu olmayan
- KURUNTUCU
-
-
[sıfat]
Sürekli kuruntuya kapılan (kimse), işkilli, müvesvis
-
[sıfat]
Sürekli kuruntuya kapılan (kimse), işkilli, müvesvis
- KURTKIYAN
-
-
[isim]
Afrika'da yaşayan sığırcıkgiller familyasının genel adı
-
[isim]
Afrika'da yaşayan sığırcıkgiller familyasının genel adı
- KURCALAMA
-
-
[isim]
Kurcalamak işi
-
[isim]
Kurcalamak işi
- KURTLANIŞ
-
-
[isim]
Kurtlanma işi veya biçimi
-
[isim]
Kurtlanma işi veya biçimi
- KURTULMAK
-
-
[nsz]
Tehlikeli veya kötü bir durumu atlatmak
- "Beni musluğa götüren namuslu polisler kurtulduğumu görünce sevindiler." (Aka Gündüz)
-
[-den]
İstenmeyen, sıkıntı veren, hoşlanılmayan bir kimseden, bir yerden, bir durumdan uzaklaşmak
- "Kayıtsızlıktan, tembellikten, gerilikten kurtulmak için inanmak lazım." (Orhan Seyfi Orhon)
-
Bir şey bulunduğu veya bağlı olduğu yerden ayrılmak
- "Yüksek dallardaki fazla olgun, ballı şeftaliler, saplarından kurtularak dolgun, yumuşak bir sesle yerlere, çimenler içine durmamacasına yavaş yavaş dökülürdü." (Refik Halit Karay)
-
Bağını koparıp kaçmak
- "At kurtulmuş."
-
Doğurmak
- "Kadın sabaha karşı kurtulmuş."
-
[nsz]
Tehlikeli veya kötü bir durumu atlatmak
- KURUTMALI
-
-
[sıfat]
Kurutma sistemi olan
- "Kurutmalı çamaşır makinesi."
-
[sıfat]
Kurutma sistemi olan
- KURUCULUK
-
-
[isim]
Kurma işini yapmak
-
[isim]
Kurma işini yapmak
- KURBANLIK
-
-
Kurban edilmek için ayrılmış, kurban edilmeye uygun
- "Kâh yollarda tabur olmuş yürüyorlar, kâh garlarda, istasyonlarda kurbanlık koyun gibi bekleşip duruyorlardı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Kurban edilmek için ayrılmış, kurban edilmeye uygun
- KURTBAĞRI
-
-
[isim]
Zeytingillerden, yaprakları mızrağa benzer, çiçekleri beyaz, kokulu ve salkım durumunda olan, çit yapmakta kullanılan bir süs bitkisi (Ligustrum vulgare)
-
[isim]
Zeytingillerden, yaprakları mızrağa benzer, çiçekleri beyaz, kokulu ve salkım durumunda olan, çit yapmakta kullanılan bir süs bitkisi (Ligustrum vulgare)
- KURDURMAK
-
-
[-i]
Kurma işini yaptırmak
-
[-i]
Kurma işini yaptırmak
- KURULANMA
-
-
[isim]
Kurulanmak işi
-
[isim]
Kurulanmak işi
- KURTARMAK
-
-
[-i]
Bir canlıyı bir felaketten, tehlikeden veya zor durumdan uzaklaştırmak
- "Şu durup dururken şimşek gibi çakan ağrılardan kurtarsınlar, servetimin yarısını anamın ak sütü gibi vereyim." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Kurtulmasını sağlamak
-
Uzaklaştırmak
-
Kazandırmak, yeniden ele geçirmek
- "Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır." (Atatürk)
-
Bir şeye zarar gelmesini önlemek
- "Bu kız beni ilk defa çevreme karşı isyandan kurtardı." (Halide Edip Adıvar)
-
Birinin cezalandırılmasına engel olmak
- "Baban bana vaktiyle iyilik yaptı, seni kurtaracağım." (Halide Edip Adıvar)
-
[nsz]
Bir şeyin değerini karşılamak
- "Beş bin liradan aşağısı kurtarmaz!"
-
[-i]
Bir canlıyı bir felaketten, tehlikeden veya zor durumdan uzaklaştırmak
- KURUNTULU
-
-
[sıfat]
Kuruntusu olan (kimse), evhamlı, mütevehhim
- "Karısı Tevfik'ten daha kuruntulu, hırçınlıktan kurumuş bir kadın." (Memduh Şevket Esendal)
-
[sıfat]
Kuruntusu olan (kimse), evhamlı, mütevehhim
- KURABİLME
- ...
- KURDURTMA
-
-
[isim]
Kurdurtmak işi veya durumu
-
[isim]
Kurdurtmak işi veya durumu
- KURMAYLIK
-
-
[isim]
Kurmay olma durumu
-
[isim]
Kurmay olma durumu