Başında kuşa olan 20 kelime var. KUŞA ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde kuşa olan kelimeler listesine ya da sonu kuşa ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

KUŞAKLANMAK

10 Harfli Kelimeler

KUŞAKLAMAK, KUŞAKLANMA, KUŞANILMAK, KUŞATILMAK

9 Harfli Kelimeler

KUŞAKLAMA, KUŞANILMA, KUŞATILMA

8 Harfli Kelimeler

KUŞADASI, KUŞAKSIZ, KUŞANMAK, KUŞATMAK

7 Harfli Kelimeler

KUŞAKLI, KUŞANIŞ, KUŞANMA, KUŞANTI, KUŞATIŞ, KUŞATMA

6 Harfli Kelimeler

KUŞANE

5 Harfli Kelimeler

KUŞAK


Kelime bulma makinesi

A K U Ş Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

UŞAK

3 Harfli Kelimeler

AŞK, KAŞ, KUŞ, ŞAK, ŞUA

2 Harfli Kelimeler

AK, AŞ, ŞU

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KUŞAKLANMAK

  1. [nsz] Kuşaklama işine konu olmak
  2. Çepeçevre sarılmak
    • "İstanbul, gecenin karanlığını bir cadde genişliğinde delip geçen bir ışık çemberiyle kuşaklanmıştı." (Falih Rıfkı Atay)

KUŞANILMAK

  1. [nsz] Kuşanma işi yapılmak

KUŞATILMAK

  1. [nsz] Kuşatma işi yapılmak, çevresi sarılmak

KUŞAKLANMA

  1. [isim] Kuşaklanmak durumu

KUŞAKLAMAK

  1. [-i] Kuşaklarla sağlamlaştırmak

KUŞANILMA

  1. [isim] Kuşanılmak işi

KUŞATILMA

  1. [isim] Kuşatılmak işi

KUŞAKLAMA

  1. [isim] Kuşaklamak işi veya biçimi
  2. [zarf] Kuşak biçimini andırarak
    • "Duvarın içine kuşaklama, bir ağaç koymalı."

KUŞATMAK

  1. [-i] Çevresini sarmak, çevrelemek, çevirmek, abluka etmek, ablukaya almak, ihata etmek, muhasara etmek
    • "Denize bakan yönü ile yan sınırlarını rüzgârı kesen sık kargılıklar kuşatıyordu." (Necati Cumalı)
  2. Çevrelemek, çokça bulunmak
  3. Kaplamak
    • "Fabrika dumanları bütün şehri kuşattı."
  4. Bele sarılıp bağlanan şeyleri başkasının beline bağlamak

KUŞANMAK

  1. [-i] Beline kuşak, kılıç, kemer vb. şeyler bağlamak
  2. Giyinmek
    • "Takkesini geçirmiş, entarisini kuşanmış, elma soyuyordu." (Aka Gündüz)

KUŞADASI
...
KUŞAKSIZ

  1. [sıfat] Kuşağı olmayan

KUŞANIŞ

  1. [isim] Kuşanma işi veya biçimi

KUŞATMA

  1. [isim] Bir ülkenin veya bir yerin dış dünya ile olan her türlü bağlantısını kuvvet kullanarak kesme, abluka, ihata, muhasara
    • "Bir türlü, ne yapsa, nereye gitse bu kuşatmadan kurtulamıyordu bir türlü." (Yahya Kemal)

KUŞATIŞ

  1. [isim] Kuşatma işi veya biçimi

KUŞANMA

  1. [isim] Kuşanmak işi

KUŞAKLI

  1. [sıfat] Kuşağı olan
    • "Kıpkızıl ve gırtlaktan aşağı kuşaklı gömlek, tuhaf bir kasket ve elde silah!" (Aka Gündüz)

KUŞANTI

  1. [isim] Giyecek, kuşanılacak şey

KUŞANE

  1. [isim] Yayvan küçük tencere

KUŞAK

  1. [isim] Bele sarılan uzun ve enli kumaş
    • "Kuşağının arasından bir iri tütün tabakası çıkarıp bana uzattıktan sonra..." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Sağlamlığını artırmak için bir şeyin çevresine geçirilen ağaçtan veya metalden bağ
  3. Yeryüzünde veya herhangi bir gök cisminde belli şartları sağlayan bölge
    • "İklim kuşakları. Zaman kuşakları."
  4. Yeryüzünün kutuplar, kutup daireleri ve dönencelerle belirlenen beş bölümünden her biri, küre kuşağı
    • "Isı kuşak."
  5. Yaklaşık olarak aynı yıllarda doğmuş, aynı çağın şartlarını, dolayısıyla birbirine benzer sıkıntıları, kaderleri paylaşmış, benzer ödevlerle yükümlü olmuş kişilerin topluluğu
    • "Sanat kuşağı."
  6. Bir küre yüzeyi, paralel iki düzlemle kesildiğinde iki kesitin arasında kalan bölüm
  7. Henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler
  8. Televizyonda programlar için ayrılmış özel zaman dilimi
    • "Çizgi film kuşağı."
  9. Yaklaşık olarak yirmi beş, otuz yıllık yaş kümelerini oluşturan bireyler öbeği, göbek, nesil, batın, jenerasyon
    • "Bugünkü kuşak benim kuşağımın bir hikâyesini dinlemelidir." (Falih Rıfkı Atay)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü