Başında ko olan 8 harfli 149 kelime var. Ko ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ko olan kelimeler listesine ya da sonu ko ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ko bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
K O Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
OK
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KOLÇAKLI
- ...
- KOLLANMA
-
-
[isim]
Kollanmak işi
-
[isim]
Kollanmak işi
- KOYULTMA
-
-
[isim]
Koyultmak işi
-
[isim]
Koyultmak işi
- KOLLAŞMA
- ...
- KORDONLU
- ...
- KOROZYON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Teknik alanda ve günlük hayatta madenlerin elektriksel, kimyasal veya mekanik nedenlerle aşınması
-
[isim]
Teknik alanda ve günlük hayatta madenlerin elektriksel, kimyasal veya mekanik nedenlerle aşınması
- KOCALMAK
-
-
[nsz]
Yaşlanmak, kocamak
-
[nsz]
Yaşlanmak, kocamak
- KONKASÖR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Yapıcılıkta yol, yapı vb. yapımında kullanılacak çakıl veya taşları elde etmek için, büyük kayaları kırıp ufalamaya yarayan makine, kırma makinesi
-
[isim]
Yapıcılıkta yol, yapı vb. yapımında kullanılacak çakıl veya taşları elde etmek için, büyük kayaları kırıp ufalamaya yarayan makine, kırma makinesi
- KONSERVE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Isı ile sterilize edilerek uzun zaman saklanabilecek biçimde kutulanmış (yiyecek)
- "Konserve balık."
-
[isim]
Bu yolla hazırlanmış yiyecek
-
[sıfat]
Isı ile sterilize edilerek uzun zaman saklanabilecek biçimde kutulanmış (yiyecek)
- KOKLAŞMA
-
-
[isim]
Koklaşma işi
-
[isim]
Koklaşma işi
- KOLOİDAL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Zamk, jelatin yapısında olan, koloit nitelikleri taşıyan
-
[sıfat]
Zamk, jelatin yapısında olan, koloit nitelikleri taşıyan
- KOLOKYUM
-
Kelime Kökeni : Latince
-
[isim]
Konuşu
-
Doçentlik sözlü sınavı
-
[isim]
Konuşu
- KOYULMAK
-
-
[nsz]
Koyma işine konu olmak
-
Koyulaşmak
- "Gecenin koyulmuş siyahlığı içeri girmeden pencerenin ardında bizi bekliyordu." (Tarık Dursun K)
-
[-e]
Girişmek, başlamak, teşebbüs etmek
- "Söyleyecek şey kalmayınca Rabia fırladı, dükkânı teftişe koyuldu." (Halide Edip Adıvar)
-
[nsz]
Koyma işine konu olmak
- KONGÖVDE
-
-
[isim]
Palmiyelerde olduğu gibi, üzerinde yaprak kalıntıları, izleri bulunan dalsız, budaksız gövde
-
[isim]
Palmiyelerde olduğu gibi, üzerinde yaprak kalıntıları, izleri bulunan dalsız, budaksız gövde
- KOCAKARI
-
-
[isim]
Yaşlı kadın
- "Kocakarının trenin arkasından ağzıyla uluyarak koşan hayali bir rüya gibi oldu." (Halide Edip Adıvar)
-
Anne
-
[isim]
Yaşlı kadın
- KORSESİZ
-
-
[sıfat]
Korsesi olmayan
- "Ekseriyeti teşkil eden kadınlar korsesiz, hafif bir sabah esvabı ile geliyorlardı." (Hüseyin Cahit Yalçın)
-
[sıfat]
Korsesi olmayan
- KOPARMAK
-
-
[-i]
Kopmasını sağlamak, kopmasına yol açmak
- "O koskoca lenduha gibi gövdenle ipi koparırsın da başımıza iş çıkarırsın!" (Osman Cemal Kaygılı)
-
[nsz]
Daldan, ağaçtan alıp toplamak
- "Yorulunca omzuma çıkar, çiçek koparmak isterse beni çağırır." (Halide Edip Adıvar)
- "Sana karşı içimde iki katlı bir ana yüreği var. İşte onu koparıp atamıyorum." (Ömer Seyfettin)
-
[nsz]
Birden ve güçlü bir biçimde başlamak veya başlatmak
- "Zehra birdenbire iki avucunu da yüzüne kapadı, kısa ve keskin bir çığlık kopardı." (Peyami Safa)
-
Zor kullanarak almak
-
[-den]
Güçlükle elde etmek
- "Bir kızla buluşmuşken bir başkasından söz ya da telefon numarası kopardığı oluyordu." (Necati Cumalı)
-
Birlikte koşan yarışçıyı üstün bir çaba ile hızlanıp geçmek
-
[-i]
Kopmasını sağlamak, kopmasına yol açmak
- KORNETÇİ
-
-
[isim]
Kornet çalan kimse
-
[isim]
Kornet çalan kimse
- KORNİŞON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Kabuğunun üzeri pürtüklü bir tür turşuluk salatalık
-
[isim]
Kabuğunun üzeri pürtüklü bir tür turşuluk salatalık
- KOŞUŞMAK
-
-
[nsz]
Birlikte ve birden koşmak
- "Çocukluğun verdiği bir neşe ile papatyalardan toplamak üzere her biri bir tarafa koşuştular." (Osman Cemal Kaygılı)
-
Koşuşturmak
-
[nsz]
Birlikte ve birden koşmak