Başında ko olan 8 harfli 149 kelime var. Ko ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ko olan kelimeler listesine ya da sonu ko ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında ko bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

K O Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

OK

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KOLÇAKLI
...
KOLLANMA

  1. [isim] Kollanmak işi

KOYULTMA

  1. [isim] Koyultmak işi

KOLLAŞMA
...
KORDONLU
...
KOROZYON

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Teknik alanda ve günlük hayatta madenlerin elektriksel, kimyasal veya mekanik nedenlerle aşınması

KOCALMAK

  1. [nsz] Yaşlanmak, kocamak

KONKASÖR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yapıcılıkta yol, yapı vb. yapımında kullanılacak çakıl veya taşları elde etmek için, büyük kayaları kırıp ufalamaya yarayan makine, kırma makinesi

KONSERVE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Isı ile sterilize edilerek uzun zaman saklanabilecek biçimde kutulanmış (yiyecek)
    • "Konserve balık."
  2. [isim] Bu yolla hazırlanmış yiyecek

KOKLAŞMA

  1. [isim] Koklaşma işi

KOLOİDAL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Zamk, jelatin yapısında olan, koloit nitelikleri taşıyan

KOLOKYUM

Kelime Kökeni : Latince

  1. [isim] Konuşu
  2. Doçentlik sözlü sınavı

KOYULMAK

  1. [nsz] Koyma işine konu olmak
  2. Koyulaşmak
    • "Gecenin koyulmuş siyahlığı içeri girmeden pencerenin ardında bizi bekliyordu." (Tarık Dursun K)
  3. [-e] Girişmek, başlamak, teşebbüs etmek
    • "Söyleyecek şey kalmayınca Rabia fırladı, dükkânı teftişe koyuldu." (Halide Edip Adıvar)

KONGÖVDE

  1. [isim] Palmiyelerde olduğu gibi, üzerinde yaprak kalıntıları, izleri bulunan dalsız, budaksız gövde

KOCAKARI

  1. [isim] Yaşlı kadın
    • "Kocakarının trenin arkasından ağzıyla uluyarak koşan hayali bir rüya gibi oldu." (Halide Edip Adıvar)
  2. Anne

KORSESİZ

  1. [sıfat] Korsesi olmayan
    • "Ekseriyeti teşkil eden kadınlar korsesiz, hafif bir sabah esvabı ile geliyorlardı." (Hüseyin Cahit Yalçın)

KOPARMAK

  1. [-i] Kopmasını sağlamak, kopmasına yol açmak
    • "O koskoca lenduha gibi gövdenle ipi koparırsın da başımıza iş çıkarırsın!" (Osman Cemal Kaygılı)
  2. [nsz] Daldan, ağaçtan alıp toplamak
    • "Yorulunca omzuma çıkar, çiçek koparmak isterse beni çağırır." (Halide Edip Adıvar)
    • "Sana karşı içimde iki katlı bir ana yüreği var. İşte onu koparıp atamıyorum." (Ömer Seyfettin)
  3. [nsz] Birden ve güçlü bir biçimde başlamak veya başlatmak
    • "Zehra birdenbire iki avucunu da yüzüne kapadı, kısa ve keskin bir çığlık kopardı." (Peyami Safa)
  4. Zor kullanarak almak
  5. [-den] Güçlükle elde etmek
    • "Bir kızla buluşmuşken bir başkasından söz ya da telefon numarası kopardığı oluyordu." (Necati Cumalı)
  6. Birlikte koşan yarışçıyı üstün bir çaba ile hızlanıp geçmek

KORNETÇİ

  1. [isim] Kornet çalan kimse

KORNİŞON

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kabuğunun üzeri pürtüklü bir tür turşuluk salatalık

KOŞUŞMAK

  1. [nsz] Birlikte ve birden koşmak
    • "Çocukluğun verdiği bir neşe ile papatyalardan toplamak üzere her biri bir tarafa koşuştular." (Osman Cemal Kaygılı)
  2. Koşuşturmak

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü