Başında ko olan 6 harfli 108 kelime var. Ko ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ko olan kelimeler listesine ya da sonu ko ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ko bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
K O Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
OK
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KORNİŞ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Perde asmaya yarayan, metal veya plastikten yapılmış araç
-
Çerçeve biçiminde oymalı çıkıntı
-
Sarp, kayalık çıkıntı
- "... Küçük Çamlıca'nın kornişinde sıra sıra park etmiş son model arabalar duruyor." (Haldun Taner)
-
[isim]
Perde asmaya yarayan, metal veya plastikten yapılmış araç
- KOÇMAK
-
-
[-i]
Kucaklamak
- "Ne kadar cevretse şikâyet etmem / Öperim, koçarım, ihanet etmem." (Halk türküsü)
-
Cinsel ilişkide bulunmak
-
[-i]
Kucaklamak
- KONFOR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Günlük hayatı kolaylaştıran maddi rahatlık
- "Fazla konfor temin edemezsek kusurumuza bakmazlar." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Günlük hayatı kolaylaştıran maddi rahatlık
- KOZMOS
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Evren
-
[isim]
Evren
- KOKONA
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Hristiyan kadını
-
Süsüne düşkün kadın
-
[isim]
Hristiyan kadını
- KORELİ
- ...
- KOPMAK
-
-
[nsz]
Herhangi bir yerinden ikiye ayrılmak
- "Tel koptu. İp koptu."
-
Yerinden ayrılmak
- "Cezvenin sapı kopmuş. Düğme koptu."
-
Gövdeden ayrılmak
- "Ağacın dalları fırtınada koptu. Savaşta bacağı kopmuş."
-
Birdenbire gürültülü veya tehlikeli olaylar birdenbire başlamak veya ortaya çıkmak
- "İçerde feryatlar koptu." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Bütün ilişkileri kesilip büsbütün ayrılmak veya uzaklaşmak
- "Daha on altısında bile değilken en yakın insanından, annesinden koparak çıkıp gitmişti evden." (Ahmet Ümit)
-
Kurtulmak
-
Çok ağrımak
- "Belim kopuyor."
-
Koşmak, hızla gitmek
-
[nsz]
Herhangi bir yerinden ikiye ayrılmak
- KORSAN
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Düşman veya kendi ulusunun gemilerine saldıran deniz haydudu, deniz hırsızı
- "Bu adayı ilk defa Portekizli korsanlar bulmuşlar." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Başkalarının hakkını zor kullanarak alan kimse
-
[sıfat]
İzinsiz olarak çoğaltılan (kitap, kaset vb.)
-
[sıfat]
Bir hakkı izinsiz olarak kullanan
- "Korsan kasetçilik. Korsan yayın."
-
[isim]
Düşman veya kendi ulusunun gemilerine saldıran deniz haydudu, deniz hırsızı
- KOÇLUK
- ...
- KONGRE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Çeşitli ülkelerden yöneticilerin, elçilerin, delegelerin katılmasıyla yapılan toplantı
- "Sonradan öğrendim ki bu efendiler ticaret kongresine gelmiş delegelermiş." (Memduh Şevket Esendal)
-
Kurultay
-
Amerika Birleşik Devletlerinde Temsilciler Meclisi ile Senatonun bir aradayken aldıkları ad
-
[isim]
Çeşitli ülkelerden yöneticilerin, elçilerin, delegelerin katılmasıyla yapılan toplantı
- KONKUR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Yarış, yarışma
-
[isim]
Yarış, yarışma
- KOLDAŞ
-
-
[isim]
İş arkadaşı
-
[isim]
İş arkadaşı
- KORDON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Genellikle ipekten yapılmış kalın ip
- "Yaver kordonu."
-
Saat, madalyon vb.ni asmaya yarayan ince zincir
- "Bize defineden pay çıkaracak derken bütün urbamızı, saat kordonumuzu, para cüzdanımızı, yeni potinlerimizi üste verdik." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
İnce tellerden örülen ve özellikle ütü, ızgara vb. ev araçlarında kullanılan elektrik kablosu
-
İnce uzun sıralar durumunda yapılmış oymalı duvar veya mobilya süsü
-
Teneke ve çinkodan yapılan eşyaların üstüne süs yapmak için kullanılan araç
-
Bir yere girip çıkmayı denetim altına almak için görevlilerden oluşturulan dizi
- "Polis kordonu. Kordonu kaldırmak."
-
Kıyı şeridi
-
Hamilelik döneminde anne ile bebeği arasında beslenmeyi sağlayan ince boru
-
Kabaran denizin kumsalda bıraktığı döküntü katmanı
-
[isim]
Genellikle ipekten yapılmış kalın ip
- KORLUK
-
-
[isim]
Kor olma durumu
-
Mangal
-
[isim]
Kor olma durumu
- KOZALI
-
-
[sıfat]
Kozası olan
-
[sıfat]
Kozası olan
- KOYGUN
-
-
[sıfat]
Dokunaklı, etkili, içli, acıklı
-
[sıfat]
Dokunaklı, etkili, içli, acıklı
- KOMİTA
-
-
[isim]
Siyasi bir amaca ulaşmak için silah kullanan gizli topluluk
- "Makedonya Komitasının bu korkunç müfettişi adam kesmekten hazzetmezdi." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Siyasi bir amaca ulaşmak için silah kullanan gizli topluluk
- KORPUS
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Konu külliyatı
-
[isim]
Konu külliyatı
- KORSAJ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Küçük, kısa korse
- "İnce belini önden bağcıklarla bağlanmış bir korsaj sıkmıştı." (Nazlı Eray)
-
[isim]
Küçük, kısa korse
- KORNEA
-
Kelime Kökeni : Latince
-
[isim]
Saydam tabaka
-
[isim]
Saydam tabaka