Başında ko olan 5 harfli 94 kelime var. Ko ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ko olan kelimeler listesine ya da sonu ko ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında ko bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

K O Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

OK

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KOYAR

  1. [isim] İki akarsuyun birleştiği yer

KOPOY

Kelime Kökeni : Macarca

  1. [isim] Orta boylu, düşük kulaklı, tüyleri kısa bir tür av köpeği

KOŞAÇ

  1. [isim] Ad cümlelerinde özne ile yüklemi birleştiren, yükleme güçlü ihtimal, olumluluk, olumsuzluk, süreklilik, kesinlik kavramları veren -dır / -dir eki veya değil kelimesi

KOLZA

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Turpgillerden, yağlı tohumlarından elde edilen yağ, yapay kauçuk yapımında kullanılan mevsimlik bitki (Brassica napus)

KONUT

  1. [isim] İnsanların içinde yaşadıkları ev, apartman vb. yer, mesken, ikametgâh
    • "Kimsenin konutuna dokunulamaz." (Anayasa)

KOZAK

  1. [isim] Kozalak
  2. Metalden yapılmış, içine antlaşma ve padişah mektuplarının konulduğu kutu

KOYUN

  1. [isim] Geviş getirenlerden, eti, sütü, yapağısı ve derisi için yetiştirilen evcil hayvan (Ovis aries)
    • "Kafa göz yara yara Hüsn ü Aşk'ı okuyor, hayranları da koyun kaval dinler gibi dinliyorlardı." (Asaf Halet Çelebi)
  2. Verilen buyruklara uyan, kendi kişiliğini gösteremeyen kimse

KOMİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Gülme duygusu uyandıran, güldürücü, gülünç
    • "Komik yapılı bir tiyatro mareşaline benziyor." (Aka Gündüz)
    • "Tıraş olan erkekleri seyretmeyi severim, komiğime gider." (Tarık Dursun K)
  2. [isim] Güldürü oyuncusu
    • "Perde kapanınca komiğin başarısı uzun uzun alkışlandı." (Necati Cumalı)

KOTON

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. Pamuktan yapılmış olan (kumaş vb.)

KONMA

  1. [isim] Konmak işi

KOŞUM

  1. [isim] Araba hayvanının kayış takımı, koşum takımı
    • "Koşumlarındaki ziller şıngırdadılar." (Necati Cumalı)
  2. Hayvanın arabaya koşulması

KOKOT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Aşüfte
    • "Akajudan yapılmış bu narin ve şık dolaplar otuz âşıklı bir kokotun elbise dolaplarına benziyordu." (Ömer Seyfettin)

KOKUŞ

  1. [isim] Kokma işi veya biçimi

KOTAN

  1. [isim] Pulluk, büyük saban

KOLİT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kalın bağırsak iltihabı

KORKU

  1. [isim] Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü
    • "Yarı çocuk kalbimde korku, kapıya yaklaştıkça büyüyor." (Yusuf Ziya Ortaç)
    • "Bir korku düştü canıma acep nola benim hâlim / Derman olmaz ise bana acep nola benim hâlim?" (Yunus Emre)
    • "Devletin bu türden denetimlere kalkması, korku salma amacına yöneliktir." (Melih Cevdet Anday)
    • "Kadınlıktan, erkeklikten tiksiniyordu ve etteki sır ona korku veriyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Kötülük gelme ihtimali, tehlike, muhatara
    • "Yollarda korku kalmadı."
  3. Gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, kalp, solunum hızlanması vb. belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu

KONUK

  1. [isim] Bir yere veya birinin evine kısa bir süre kalmak için gelen kimse, misafir, mihman
    • "Şatoda yaşayanlarla konuklar, buralarda, topluca yıkanırlarmış." (Salâh Birsel)
    • "Onun köyüne gittim, onun konuğu oldum orada on beş gün." (Yahya Kemal)
  2. Konakçının üzerindeki asalak

KOTRA

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Çoğunlukla bir direkli, randası olan, ince gövdeli yelkenli
    • "Açıkta demir atmış kotrayı görüyor musun?" (Falih Rıfkı Atay)

KOÇAN

  1. [isim] Marul, lahana vb. sebzelerde yaprakların çıktığı sert gövde
  2. Mısırın tanelerini taşıyan, üzeri yaprakla sarılı, püsküllü meyvesi
  3. Mısırın taneleri atıldıktan sonra kalan sert bölüm
  4. Defter biçimindeki makbuz ve biletlerin zımbalı bölümü koparıldıktan sonra cilde bağlı kalan parçası
    • "Makbuz koçanı."
  5. Belge, izin belgesi
    • "Kafa koçanı."
  6. Tapu senedi
    • "Cebinde de otuz dönümlük bir tütün koçanı vardı." (Necati Cumalı)

KONDU

  1. [isim] Gecekondu
    • "Bir kondum vardı, onu sattım ve yarışmaya katılmak için buraya geldim." (Muammer İzgü)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü