Başında kem olan 7 harfli 11 kelime var. Kem ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde kem olan kelimeler listesine ya da sonu kem ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında kem bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Kem Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E K M
3 Harfli Kelimeler
KEM
2 Harfli Kelimeler
EK, EM, KE, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KEMİKSİ
-
-
[sıfat]
Kemiği andıran, kemiğe benzeyen, kemik gibi; kemiğimsi
-
[sıfat]
Kemiği andıran, kemiğe benzeyen, kemik gibi; kemiğimsi
- KEMİRME
-
-
[isim]
Kemirmek işi
- "Toprak suyu, susuzluk bizleri kemirmede / Gitgide engin deniz bir çanağa girmede"
-
[isim]
Kemirmek işi
- KEMERLİ
-
-
[sıfat]
Üzerinde kemeri olan veya kemer takılmış olan
- "Kumardan aldığı ilk parayla siyah satenden arkası kemerli iki adet iç yelek yaptırdı."
-
Kemer biçiminde olan
- "Orhan'ın kemerli kapıdan içeriye koşa koşa girdiğini görmedi."
-
[mecaz]
Kavisli olan
- "Kemerli burun."
-
[sıfat]
Üzerinde kemeri olan veya kemer takılmış olan
- KEMİRİŞ
-
-
[isim]
Kemirmek işi
-
[isim]
Kemirmek işi
- KEMİKLİ
-
-
[sıfat]
Kemiği olan
- "Zaten uzun boylu, iri kemikli olan Meryem, her geçen gün biraz daha kilo alıp irileşirken Musa yanlış programda yıkanmış el örgüsü kazak gibi çekivermişti."
-
Kemikleri iyi gelişmiş
- "Kemikli çocuk."
-
[mecaz]
Çok zayıf, sıska
- "Kuru, kemikli yüzü solgun, duruşu ciddi, kara gözleri kindardı."
-
[sıfat]
Kemiği olan
- KEMENÇE
-
Kelime Kökeni: Farsça kemānçe
-
[isim, müzik]
Yayla çalınan, kemana benzer, üç teli olan küçük bir çalgı; kemançe
- "Davul değişmiş, tef değişmiş, kemençe bambaşka bir çalgı olmuştu."
-
[isim, müzik]
Yayla çalınan, kemana benzer, üç teli olan küçük bir çalgı; kemançe
- KEMAKAN
-
Kelime Kökeni: Arapça kemā + kāne
-
[zarf, eskimiş]
Önceden olduğu gibi, eskisi gibi
- "İstanbul ve diğer vilayetlerimiz kemakân idare edilsin."
-
[zarf, eskimiş]
Önceden olduğu gibi, eskisi gibi
- KEMANÇE
-
Kelime Kökeni: Farsça kemānçe
-
[isim, müzik]
Bakınız kemençe
- "Ben zatınıza tulum şişirmesini öğreteyim, siz de bana kemançeyi öğretin."
-
[isim, müzik]
Bakınız kemençe
- KEMANCI
-
-
[isim]
Keman çalan kimse; gıygıycı, kemani
- "Kemancı uzun saçlı, papyon kravatlı, zayıf yüzlü bir adamdı."
-
Keman yapan veya satan kimse
-
[isim]
Keman çalan kimse; gıygıycı, kemani
- KEMERCİ
-
-
[isim]
Kemer yapıp satan kimse
-
Giyim sanayisinde giysilerdeki kemer bölümünde yer alan köprüleri diken kimse
-
[isim]
Kemer yapıp satan kimse
- KEMİYET
-
Kelime Kökeni: Arapça kemmiyyet
-
[isim, eskimiş]
Bakınız nicelik
- "Onun koleksiyonculuğu, kemiyetteki kahramanlığı ise, boyuna keyfiyette arayıp asla bulamadığı kadını ne yapıp yapıp yakalayabilmek gayretinden."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız nicelik