Başında kem olan 7 harfli 11 kelime var. Kem ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde kem olan kelimeler listesine ya da sonu kem ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında kem bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kem Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E K M

3 Harfli Kelimeler

KEM

2 Harfli Kelimeler

EK, EM, KE, ME

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KEMİKSİ

  1. [sıfat] Kemiği andıran, kemiğe benzeyen, kemik gibi; kemiğimsi
KEMİRME

  1. [isim] Kemirmek işi
    • "Toprak suyu, susuzluk bizleri kemirmede / Gitgide engin deniz bir çanağa girmede" (Faruk Nafiz Çamlıbel)
KEMERLİ

  1. [sıfat] Üzerinde kemeri olan veya kemer takılmış olan
    • "Kumardan aldığı ilk parayla siyah satenden arkası kemerli iki adet iç yelek yaptırdı." (Lâtife Tekin)
  2. Kemer biçiminde olan
    • "Orhan'ın kemerli kapıdan içeriye koşa koşa girdiğini görmedi." (Tarık Buğra)
  3. [mecaz] Kavisli olan
    • "Kemerli burun."
KEMİRİŞ

  1. [isim] Kemirmek işi
KEMİKLİ

  1. [sıfat] Kemiği olan
    • "Zaten uzun boylu, iri kemikli olan Meryem, her geçen gün biraz daha kilo alıp irileşirken Musa yanlış programda yıkanmış el örgüsü kazak gibi çekivermişti." (Elif Şafak)
  2. Kemikleri iyi gelişmiş
    • "Kemikli çocuk."
  3. [mecaz] Çok zayıf, sıska
    • "Kuru, kemikli yüzü solgun, duruşu ciddi, kara gözleri kindardı." (Kerim Korcan)
KEMENÇE

Kelime Kökeni: Farsça kemānçe

  1. [isim, müzik] Yayla çalınan, kemana benzer, üç teli olan küçük bir çalgı; kemançe
    • "Davul değişmiş, tef değişmiş, kemençe bambaşka bir çalgı olmuştu." (Tarık Buğra)
KEMAKAN

Kelime Kökeni: Arapça kemā + kāne

  1. [zarf, eskimiş] Önceden olduğu gibi, eskisi gibi
    • "İstanbul ve diğer vilayetlerimiz kemakân idare edilsin." (Yahya Kemal Beyatlı)
KEMANÇE

Kelime Kökeni: Farsça kemānçe

  1. [isim, müzik] Bakınız kemençe
    • "Ben zatınıza tulum şişirmesini öğreteyim, siz de bana kemançeyi öğretin." (Osman Cemal Kaygılı)
KEMANCI

  1. [isim] Keman çalan kimse; gıygıycı, kemani
    • "Kemancı uzun saçlı, papyon kravatlı, zayıf yüzlü bir adamdı." (Necati Cumalı)
  2. Keman yapan veya satan kimse
KEMERCİ

  1. [isim] Kemer yapıp satan kimse
  2. Giyim sanayisinde giysilerdeki kemer bölümünde yer alan köprüleri diken kimse
KEMİYET

Kelime Kökeni: Arapça kemmiyyet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız nicelik
    • "Onun koleksiyonculuğu, kemiyetteki kahramanlığı ise, boyuna keyfiyette arayıp asla bulamadığı kadını ne yapıp yapıp yakalayabilmek gayretinden." (Necip Fazıl Kısakürek)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü