Sonunda ke olan 5 harfli 17 kelime var. KE ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ke olan kelimeler listesine ya da başında ke olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ke Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EK, KE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BLOKE
-
Kelime Kökeni: Fransızca bloqué
-
[sıfat]
Kullanılması önlenmiş, el konulmuş
-
[sıfat]
Kullanılması önlenmiş, el konulmuş
- PEYKE
-
Kelime Kökeni: Farsça pāygāh
-
[isim]
Genellikle eski iş yerlerinde bulunan, duvara bitişik, alçak, tahta sedir
- "Tıpkı köyünde bir kahvenin peykesi üstüne oturur gibi oturuyordu."
-
[isim]
Genellikle eski iş yerlerinde bulunan, duvara bitişik, alçak, tahta sedir
- TEKKE
-
Kelime Kökeni: Arapça tekye
-
[isim, tarih]
Tarikattan olanların barındıkları, ibadet ve tören yaptıkları yer; dergâh
- "Hemen her ev yarı saray ve yarı tekke gibi bir şeydi."
-
İşsiz güçsüz kimselerin buluşup sığındıkları yer
-
[argo]
Esrar içilen üstü kapalı yer
-
[argo]
Bakınız cezaevi
- "Bakıyorum, tekke sana yaramış, dedi. Ne zaman çıktın?"
-
[isim, tarih]
Tarikattan olanların barındıkları, ibadet ve tören yaptıkları yer; dergâh
- YETKE
-
-
[isim]
Bakınız otorite
- "Saçmalama özgürlüğüme hiç kimsenin, hiçbir yetkenin karışamayacağına sevindim."
-
Yeterliğine herkesi inandırarak bir kimsenin kendisine sağladığı itaat ve güven; sulta, velayet
-
[isim]
Bakınız otorite
- MASKE
-
Kelime Kökeni: Fransızca masqué
-
[isim]
Boyalı karton, kumaş, plastik vb.nden yapılan ve başkalarınca tanınmamak için yüze geçirilerek kullanılan yapma yüz
-
[tıp]
Kumaş, tela vb.nden yapılan, ağız ve burunu kapatarak mikroorganizma, zehirli gaz vb.nin solunum yoluyla vücuda alınmasını engelleyen nesne
- "Gaz maskesi."
-
Sorunların giderilmesi veya güzel görünmesi için cilde sürülen krem, macun vb. kozmetik ürünler
-
[mecaz]
Gerçek duyguları veya bir şeyin gerçek görünüşünü gizleyen aldatıcı görünüş, davranış
- "Hayırseverlik maskesiyle kendi çıkarını yürütüyor."
-
[ruh bilimi]
Kişinin oynadığı rol veya hem kendisine hem de çevresine karşı takındığı tutum
-
[isim]
Boyalı karton, kumaş, plastik vb.nden yapılan ve başkalarınca tanınmamak için yüze geçirilerek kullanılan yapma yüz
- TRAKE
-
Kelime Kökeni: Fransızca trachée
-
[isim, anatomi]
Bakınız soluk borusu
-
[hayvan bilimi]
Eklem bacaklılarda bulunan özel solunum kanalları
-
[isim, anatomi]
Bakınız soluk borusu
- TAKKE
-
Kelime Kökeni: Arapça ṭāḳiye
-
[isim]
İnce kumaştan dikilmiş veya ipten örülmüş, çoğunlukla yarım küre biçiminde başlık
- "Yatarken beyaz gecelik entarisini giyer ve başına da küçücük gecelik takkesini geçirirmiş."
-
[mimarlık]
Yarım küre biçimindeki kubbenin üst bölümü
-
[isim]
İnce kumaştan dikilmiş veya ipten örülmüş, çoğunlukla yarım küre biçiminde başlık
- PARKE
-
Kelime Kökeni: Fransızca parquet
-
[isim]
Konut, iş yeri vb. yerlerin tabanını döşemek için çeşitli boyutlarda, ince, uzunca tahta parçalarının veya yapay malzemenin belirli bir düzene göre yerleştirilmesiyle yapılan döşeme
-
Bu döşemede kullanılan, aynı boydaki küçük tahta parçası
- "Ön tarafta parke, laminant gibi inşaat malzemeleri satan bir dükkân olmalıydı."
-
Bakınız parke taşı
- "İstasyon caddesinin bozuk parkeleri boyunca yürüyüp gidiyor."
-
[isim]
Konut, iş yeri vb. yerlerin tabanını döşemek için çeşitli boyutlarda, ince, uzunca tahta parçalarının veya yapay malzemenin belirli bir düzene göre yerleştirilmesiyle yapılan döşeme
- HELKE
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, ağızlardan]
Bakırdan yapılan bakraç, kova
- "Kalfalar, dükkân sahipleri, çıraklar, su dolu helkeleriyle dükkânlarından fırlıyor."
-
[isim, ağızlardan]
Bakırdan yapılan bakraç, kova
- HERKE
- ...
- ÖREKE
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Eğrilmekte olan yün, keten vb. şeylerin tutturulduğu, bir ucu çatal değnek
- "Günümüzdeki modern iplik makineleri geliştirilmeden evvel annelerimiz ipliklerini öreke, kirmen, eğirmen gibi eğirme aletleri kullanarak kendileri üretmişlerdir."
-
[isim]
Eğrilmekte olan yün, keten vb. şeylerin tutturulduğu, bir ucu çatal değnek
- KEŞKE
-
Kelime Kökeni: Farsça kāşki
-
[ünlem]
Dilek anlatan cümlelerin başına getirilerek "ne olurdu" anlamında özlem veya pişmanlık bildiren bir söz; bari, keşkem, keşki
- "Keşke vazifesi oralarda olsaydı!"
-
[ünlem]
Dilek anlatan cümlelerin başına getirilerek "ne olurdu" anlamında özlem veya pişmanlık bildiren bir söz; bari, keşkem, keşki
- MARKE
-
Kelime Kökeni: Fransızca marqué
-
[sıfat, spor]
"Takım oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketine engel olmak, tutmak, gölgelemek, markaja almak" anlamındaki marke etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
-
[sıfat, spor]
"Takım oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketine engel olmak, tutmak, gölgelemek, markaja almak" anlamındaki marke etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
- FİSKE
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Parmak uçlarıyla yapılan hafif vuruş
- "Başının altından yastığı çektim ve yüzüne fiskeler hâlinde su serptim."
-
[sıfat]
İki parmak ucu ile tutulabilen miktarda olan
- "Yeniden dolan bardağa, bizim dost bir fiske kül daha attı."
-
İnsan derisinde herhangi bir sebeple ortaya çıkan ufak ve içi su dolu kabartı
-
[isim]
Parmak uçlarıyla yapılan hafif vuruş
- SİKKE
-
Kelime Kökeni: Arapça sikke
-
[isim]
Bakınız madenî para
-
[eskimiş]
Madenî paralara vurulan damga
-
[isim]
Bakınız madenî para
- TEPKE
-
-
[isim, ruh bilimi, biyoloji]
Bakınız refleks
-
[isim, ruh bilimi, biyoloji]
Bakınız refleks
- SİRKE
-
-
[isim]
Bit, tahtakurusu vb. asalak böceklerin yumurtası; bit sirkesi
- "Hepsi bit, sirke içinde; sıvandım, hepsini temizledim."
-
[isim]
Bit, tahtakurusu vb. asalak böceklerin yumurtası; bit sirkesi