Sonunda ke olan 5 harfli 17 kelime var. KE ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ke olan kelimeler listesine ya da başında ke olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ke Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E K

2 Harfli Kelimeler

EK, KE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BLOKE

Kelime Kökeni: Fransızca bloqué

  1. [sıfat] Kullanılması önlenmiş, el konulmuş
PEYKE

Kelime Kökeni: Farsça pāygāh

  1. [isim] Genellikle eski iş yerlerinde bulunan, duvara bitişik, alçak, tahta sedir
    • "Tıpkı köyünde bir kahvenin peykesi üstüne oturur gibi oturuyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
TEKKE

Kelime Kökeni: Arapça tekye

  1. [isim, tarih] Tarikattan olanların barındıkları, ibadet ve tören yaptıkları yer; dergâh
    • "Hemen her ev yarı saray ve yarı tekke gibi bir şeydi." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. İşsiz güçsüz kimselerin buluşup sığındıkları yer
  3. [argo] Esrar içilen üstü kapalı yer
  4. [argo] Bakınız cezaevi
    • "Bakıyorum, tekke sana yaramış, dedi. Ne zaman çıktın?" (Tahsin Yücel)
YETKE

  1. [isim] Bakınız otorite
    • "Saçmalama özgürlüğüme hiç kimsenin, hiçbir yetkenin karışamayacağına sevindim." (Tomris Uyar)
  2. Yeterliğine herkesi inandırarak bir kimsenin kendisine sağladığı itaat ve güven; sulta, velayet
MASKE

Kelime Kökeni: Fransızca masqué

  1. [isim] Boyalı karton, kumaş, plastik vb.nden yapılan ve başkalarınca tanınmamak için yüze geçirilerek kullanılan yapma yüz
  2. [tıp] Kumaş, tela vb.nden yapılan, ağız ve burunu kapatarak mikroorganizma, zehirli gaz vb.nin solunum yoluyla vücuda alınmasını engelleyen nesne
    • "Gaz maskesi."
  3. Sorunların giderilmesi veya güzel görünmesi için cilde sürülen krem, macun vb. kozmetik ürünler
  4. [mecaz] Gerçek duyguları veya bir şeyin gerçek görünüşünü gizleyen aldatıcı görünüş, davranış
    • "Hayırseverlik maskesiyle kendi çıkarını yürütüyor."
  5. [ruh bilimi] Kişinin oynadığı rol veya hem kendisine hem de çevresine karşı takındığı tutum
TRAKE

Kelime Kökeni: Fransızca trachée

  1. [isim, anatomi] Bakınız soluk borusu
  2. [hayvan bilimi] Eklem bacaklılarda bulunan özel solunum kanalları
TAKKE

Kelime Kökeni: Arapça ṭāḳiye

  1. [isim] İnce kumaştan dikilmiş veya ipten örülmüş, çoğunlukla yarım küre biçiminde başlık
    • "Yatarken beyaz gecelik entarisini giyer ve başına da küçücük gecelik takkesini geçirirmiş." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. [mimarlık] Yarım küre biçimindeki kubbenin üst bölümü
PARKE

Kelime Kökeni: Fransızca parquet

  1. [isim] Konut, iş yeri vb. yerlerin tabanını döşemek için çeşitli boyutlarda, ince, uzunca tahta parçalarının veya yapay malzemenin belirli bir düzene göre yerleştirilmesiyle yapılan döşeme
  2. Bu döşemede kullanılan, aynı boydaki küçük tahta parçası
    • "Ön tarafta parke, laminant gibi inşaat malzemeleri satan bir dükkân olmalıydı." (Osman Aysu)
  3. Bakınız parke taşı
    • "İstasyon caddesinin bozuk parkeleri boyunca yürüyüp gidiyor." (Nezihe Meriç)
HELKE

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, ağızlardan] Bakırdan yapılan bakraç, kova
    • "Kalfalar, dükkân sahipleri, çıraklar, su dolu helkeleriyle dükkânlarından fırlıyor." (Orhan Kemal)
HERKE
...
ÖREKE

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Eğrilmekte olan yün, keten vb. şeylerin tutturulduğu, bir ucu çatal değnek
    • "Günümüzdeki modern iplik makineleri geliştirilmeden evvel annelerimiz ipliklerini öreke, kirmen, eğirmen gibi eğirme aletleri kullanarak kendileri üretmişlerdir." (Alper Gürarslan)
KEŞKE

Kelime Kökeni: Farsça kāşki

  1. [ünlem] Dilek anlatan cümlelerin başına getirilerek "ne olurdu" anlamında özlem veya pişmanlık bildiren bir söz; bari, keşkem, keşki
    • "Keşke vazifesi oralarda olsaydı!" (Falih Rıfkı Atay)
MARKE

Kelime Kökeni: Fransızca marqué

  1. [sıfat, spor] "Takım oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketine engel olmak, tutmak, gölgelemek, markaja almak" anlamındaki marke etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
FİSKE

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Parmak uçlarıyla yapılan hafif vuruş
    • "Başının altından yastığı çektim ve yüzüne fiskeler hâlinde su serptim." (Peyami Safa)
  2. [sıfat] İki parmak ucu ile tutulabilen miktarda olan
    • "Yeniden dolan bardağa, bizim dost bir fiske kül daha attı." (Çetin Altan)
  3. İnsan derisinde herhangi bir sebeple ortaya çıkan ufak ve içi su dolu kabartı
SİKKE

Kelime Kökeni: Arapça sikke

  1. [isim] Bakınız madenî para
  2. [eskimiş] Madenî paralara vurulan damga
TEPKE

  1. [isim, ruh bilimi, biyoloji] Bakınız refleks
SİRKE

  1. [isim] Bit, tahtakurusu vb. asalak böceklerin yumurtası; bit sirkesi
    • "Hepsi bit, sirke içinde; sıvandım, hepsini temizledim." (Halide Edip Adıvar)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü