Sonunda ke olan 4 harfli 19 kelime var. KE ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ke olan kelimeler listesine ya da başında ke olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ke Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E K

2 Harfli Kelimeler

EK, KE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PİKE

Kelime Kökeni: Fransızca piqué

  1. [isim] Kabartmalı pamuklu kumaş
  2. Bu kumaştan yapılan yatak örtüsü
    • "Yarım saate varmadan evdeki bütün çarşaflar, pikeler, yorganlar, yastıklar salonun ortasına yığılmış oluyordu." (Elif Şafak)
  3. [sıfat] Bu kumaştan yapılan
    • "Gece sıcak olduğu için üzerine yalnız ince bir pike örtü örttük." (Reşat Nuri Güntekin)
BÖKE

  1. [sıfat] Kahraman, güçlü (kimse)
  2. [isim] Bakınız şampiyon
SAKE

Kelime Kökeni: Fransızca saké

  1. [isim] Pirinçten yapılan bir tür Japon rakısı
KEKE

  1. [sıfat, ağızlardan] Bakınız kekeme
LEKE

Kelime Kökeni: Farsça leke, lekke

  1. [isim] Kirliliği gösteren iz
    • "Adi madenî kol düğmeleri bunları yeşilimtırak bir leke ile kirletirdi." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. Bir yüzeyde türlü sebepler dolayısıyla oluşan farklı renk; çil (II)
    • "Kuyruğunun ucu ile alnının orta yerinde beyaz lekeler vardı." (Ömer Seyfettin)
  3. [biyoloji] Vücudun herhangi bir yerinde oluşan değişik renk
  4. [mecaz] Yüz kızartacak durum; kara (II), şaibe
    • "Kendi vicdanında kendi durumunu düzeltmek, geçmişin lekesini yıkamak istiyordu." (Halide Edip Adıvar)
  5. [gök bilimi] Güneş, ay, yıldız veya herhangi bir gezegenin parlak yüzeyinde görülen karanlık bölüm; karartı
SÖKE

  1. [isim] Aydın iline bağlı ilçelerden biri
ŞİKE

Kelime Kökeni: Fransızca chiqué

  1. [isim, spor] Bir spor karşılaşmasının sonucunu değiştirmek için maddi veya manevi bir çıkar karşılığı varılan anlaşma
  2. [mecaz] Bir çıkar karşılığı, uzlaşarak bir iş yapma; aldatma
    • "Bu işte şike var."
TİKE

  1. [isim, ağızlardan] Et, ekmek, peynir vb.nde parça, lokma, dilim
BUKE

Kelime Kökeni: Fransızca bouquet

  1. [isim] Bakınız koku
    • "Berrak değildir ama kokuludur, bukesi enfestir." (Refik Halit Karay)
FEKE

  1. [isim] Adana iline bağlı ilçelerden biri
MEKE

  1. [isim, ağızlardan] Su kıyılarındaki böcekleri yiyerek yaşayan yaban ördeği
ÜLKE

  1. [isim] Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü; diyar, arz (III), iklim, memleket, mülk
    • "Artık vatan toprağı, Rumeli'deki hudutlarından Anadolu'daki hudutlarına kadar yekpare bir ülke olmuştur." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Bakınız devlet
    • "Vicdan hürriyetine riayet eden tek ülke Osmanlı İmparatorluğu idi." (Falih Rıfkı Atay)
  3. Bir özelliği ön plana çıkarılarak düşünülen bölge; yer
    • "Sonsuzluk ülkesi."
TEKE

  1. [isim, hayvan bilimi] Erkek keçi
  2. Bir tür karides
  3. Tüylü devenin erkeği ile tek hörgüçlü dişi devenin geriye melezlenmesinden elde edilen bir tür deve
LAKE

Kelime Kökeni: Fransızca laqué

  1. [sıfat] Lak ile cilalanmış
    • "Yaldızlı beyaz lake karyolasının yanındaki koltukta dadısı uyukluyordu." (Cahit Uçuk)
ŞOKE

Kelime Kökeni: Fransızca choqué

  1. [sıfat] "Birdenbire şaşırtmak, hoşa gitmeyecek bir şey yapmak" anlamlarındaki şoke etmek ve "birdenbire şaşırmak, hoşa gitmeyecek bir şeyle karşılaşmak" anlamlarındaki şoke olmak deyimlerinde kullanılan bir söz
İLKE

  1. [isim] Temel düşünce, temel inanç; umde, prensip
    • "İlkelerine sıkı sıkıya bağlı, bilinçli ve ödün vermez bir insandı." (Haldun Taner)
  2. Temel bilgi
    • "Kimyanın ilkeleri."
  3. Bakınız öge
    • "Atomlar cisimlerin ilkeleridir."
  4. Davranış kuralı
    • "Bence ahlakın bir ilkesi, bir kökü vardır. Sana yapılmasını istemediğini sen de başkasına yapma." (Nurullah Ataç)
  5. [mantık] Her türlü tartışmanın dışında sayılan öncül; mebde, umde, prensip
ERKE

  1. [isim, fizik] Bakınız enerji
  2. [felsefe] Pozitif bilimlerde iş başarma gücü, bir direnmeyi yenme gücü
YEKE

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, denizcilik] Kayıkta dümeni kullanmak için dümenin baş tarafına takılan kol
    • "Bundan sonra dümen yekesine ince ipler ile bir bocurgat yapıp, kendisi birinci topun yanında bulunduğu hâlde dümen idaresine başladı." (Ahmet Midhat Efendi)
ÖFKE

  1. [isim] Engelleme, incinme veya gözdağı karşısında gösterilen saldırganlık tepkisi; kakınç, kızgınlık, celal, hırs, hışım, hiddet, gazap
    • "Fahri'nin gözlerinde karanlık bir ifade var, umutsuzluk, öfke karışımı bir şey." (Ahmet Ümit)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü