Başında ke olan 9 harfli 73 kelime var. Ke ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ke olan kelimeler listesine ya da sonu ke ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ke bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E K Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EK, KE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KEÇELENME
-
-
[isim]
Keçelenmek işi
-
[isim]
Keçelenmek işi
- KESKENMEK
-
-
[nsz]
El ile veya başka bir şeyle vuracak gibi yapmak
-
[nsz]
El ile veya başka bir şeyle vuracak gibi yapmak
- KEFENİMSİ
- ...
- KESİNLEME
- ...
- KEFENLEME
-
-
[isim]
Kefenlemek işi veya durumu
-
[isim]
Kefenlemek işi veya durumu
- KELEPLEME
-
-
[isim]
Keleplemek işi
-
[isim]
Keleplemek işi
- KESİCİLİK
-
-
[isim]
Kesici olma durumu
-
[isim]
Kesici olma durumu
- KERTİKSİZ
-
-
[sıfat]
Kertiği olmayan
-
[sıfat]
Kertiği olmayan
- KESENEKÇİ
-
-
[isim]
Keseneği alan kimse, iltizamcı, kesimci, mültezim
-
[isim]
Keseneği alan kimse, iltizamcı, kesimci, mültezim
- KEFELEMEK
-
-
[-i]
Atı kefe (II) ile silip tüylerini parlatmak
-
[-i]
Atı kefe (II) ile silip tüylerini parlatmak
- KELEPÇELİ
-
-
[sıfat]
Kelepçesi olan
-
Bileklerine kelepçe takılmış olan
-
[zarf]
Kelepçe takılı olarak
-
[sıfat]
Kelepçesi olan
- KELLEŞMEK
-
-
[nsz]
Kel durumuna gelmek
- "Kalpağının tüyleri dökülmüş, etrafı kelleşmişti." (Ömer Seyfettin)
-
[nsz]
Kel durumuna gelmek
- KEŞFETMEK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[-i]
Var olduğu bilinmeyen bir şeyi bulmak
- "İki genç kadın, birbirlerini keşfeden iki yalnız çocuk gibi memnundular." (Halide Edip Adıvar)
-
[-i]
Var olduğu bilinmeyen bir şeyi bulmak
- KESTİRMEK
-
-
[-i]
Kesme işini yaptırmak
- "Tartışmayı kestirip atmak bana hiçbir zaman kolay görünmemiştir." (Melih Cevdet Anday)
-
Akıl yolu ile gerçeğe yakın bir yargıya varmak, tahmin etmek
- "Ben bu kadar şeyi kestiremez miyim?" (Memduh Şevket Esendal)
-
Kesilmesini sağlamak, kesilmesine yol açmak
- "Bebeğin sütünü limon sıkarak kestirdi."
-
Karar vermek
- "Söze nereden, nasıl başlayacağımı kestiremiyorum." (Haldun Taner)
-
[nsz]
Kısa bir süre uyumak, şekerleme yapmak
- "Rahmi peykenin köşesine büzülmüş, kestiriyordu." (Burhan Felek)
-
Anlamak, farkına varmak
- "Bu çocuk zaten hâlâ durumunu kestirememiştir." (Burhan Felek)
-
[-i]
Kesme işini yaptırmak
- KESBETMEK
-
-
[nsz]
Kazanmak, elde etmek
- "İş bu mertebe ciddiyet kesbetmiş mi birader?" (Atilla İlhan)
-
[nsz]
Kazanmak, elde etmek
- KESİMHANE
-
Kelime Kökeni : Türkçe
-
[isim]
Kesimevi
-
[isim]
Kesimevi
- KEÇECİLİK
-
-
[isim]
Keçe yapma veya satma işi
-
[isim]
Keçe yapma veya satma işi
- KESELEMEK
-
-
[-i]
Kir çıkarmak için vücudu kese ile ovmak
-
[-i]
Kir çıkarmak için vücudu kese ile ovmak
- KERRAKELİ
-
-
[sıfat]
Kerrakesi olan
- "Gülgüli, kerrakeli, mor hareli." (Nedim)
-
[sıfat]
Kerrakesi olan
- KEMİĞİMSİ
- ...