Başında ke olan 7 harfli 77 kelime var. Ke ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ke olan kelimeler listesine ya da sonu ke ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında ke bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E K Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

EK, KE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KESİMCİ

  1. [isim] Kesenekçi

KEKLEME

  1. [isim] Keklemek işi

KEMİRME

  1. [isim] Kemirmek işi

KEREVET

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Üzerine şilte serilerek yatmaya veya oturmaya yarayan, tahtadan seki, sedir, peyke
    • "Bir kenarda tahta kerevet biçimli bir şey duvara dayanmış duruyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

KESİLME

  1. [isim] Kesilmek işi

KEKİKLİ

  1. [sıfat] Üzerine veya içine kekik konulmuş olan
    • "Kekikli pirzola."

KELEBEK

  1. [isim] Pul kanatlılardan, vücudu, kanatları ince pullarla ve türlü renklerle örtülü, dört kanatlı, çok sayıda türleri olan böceklere verilen genel ad
    • "Kelebek gibi uçmada ruhumuz / Barış dolu bu yıldız bahçesinde." (Ahmet Muhip Dranas)
  2. [sıfat] Biçim olarak bu böceklere benzeyen
    • "Kaymakam Bey jaketataylı, kelebek kravatlıdır." (Tarık Buğra)
  3. Geviş getiren hayvanların karaciğerlerinde yerleşip en çok öd yollarını tıkayan bir cins asalak hayvan
  4. Bu hayvanın neden olduğu hastalık
  5. Vida, somun vb. nesnelerde kolayca çevrilmeye yarayan bölüm

KELEPİR

  1. Değerinden çok aşağı bir fiyatla alınan veya alınabilecek olan şey, okazyon
    • "Ben akıllı olmasaydım, bu kelepiri elden kaçırırdım." (Aka Gündüz)

KEPEKLİ

  1. [sıfat] İçinde kepeği olan
    • "Kepekli un. Kepekli ekmek."
  2. Üzerinde kepek oluşmuş olan
    • "Kepekli saçlar."
  3. Un gibi, susuz ve tatsız (elma)

KEFARET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir günahı Tanrı'ya bağışlatmak umuduyla verilen sadaka veya tutulan oruç
    • "Bunu yapan günün birinde er geç bu günahın kefaretini ödeyecektir." (Haldun Taner)
  2. Diyet
    • "Onu sevmek bile hayatımın kefareti oluyor." (Aka Gündüz)

KEKELİK

  1. [isim] Kekemelik

KERRAKE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İnce softan hafif ve dar bir üstlük

KEŞLEME

  1. [isim] Keşlemek durumu

KEREMPE

  1. [isim] Denize doğru uzanan taşlık burun
  2. Dağın en yüksek yeri

KEMERLİ

  1. [sıfat] Üzerinde kemeri olan veya kemer takılmış olan
    • "Kemerli bir giysi."
  2. Kemer biçiminde olan
    • "Orhan'ın kemerli kapıdan içeriye koşa koşa girdiğini görmedi." (Tarık Buğra)
  3. Kavisli olan
    • "Kemerli burun."

KEPÇELİ

  1. [sıfat] Kepçesi olan

KEPEKÇİ

  1. [isim] Kepek satan kimse

KENARLI

  1. [sıfat] Herhangi bir biçimde kenarı olan
    • "Kadınlar ise beyaz elbiseler, geniş kenarlı hasır şapkalar giymişlerdi." (Haldun Taner)
  2. Kenarı süslü, işlenmiş

KENYALI
...
KESECİK

  1. [isim] Kulağın dolambacında bulunan ve lenf ile dolu olan küçük zarsı organ

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü