Başında ke olan 7 harfli 84 kelime var. Ke ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ke olan kelimeler listesine ya da sonu ke ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ke bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ke Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E K
2 Harfli Kelimeler
EK, KE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KEMERCİ
-
-
[isim]
Kemer yapıp satan kimse
-
Giyim sanayisinde giysilerdeki kemer bölümünde yer alan köprüleri diken kimse
-
[isim]
Kemer yapıp satan kimse
- KENELER
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Eklem bacaklı hayvanlardan, örümceğimsiler sınıfına giren bir takım
-
[isim, hayvan bilimi]
Eklem bacaklı hayvanlardan, örümceğimsiler sınıfına giren bir takım
- KEYİFLİ
-
-
[sıfat]
Keyfi yerinde olan
-
Bakınız neşeli
-
[sıfat]
Keyfi yerinde olan
- KENTSEL
-
-
[sıfat]
Şehirle ilgili
-
[sıfat]
Şehirle ilgili
- KESMECE
-
-
[sıfat]
Kesilip müşteriye gösterilerek satılan (kavun, karpuz)
- "Kesmece kavun, kesmece beyim, daha bir diyeceğin var mı / Kes kes al karpuzlarımı"
-
[zarf]
Kesip bakarak beğenmek şartıyla
- "Karpuzu kesmece aldım."
-
[zarf]
Aradaki değer ayrımını gözetmeksizin hepsi bir fiyattan
- "Bu kitapları kesmece yüzer liradan aldım."
-
[sıfat]
Kesilip müşteriye gösterilerek satılan (kavun, karpuz)
- KEKELİK
-
-
[isim]
Bakınız kekemelik
-
[isim]
Bakınız kekemelik
- KESİLME
-
-
[isim]
Kesilmek işi
-
[isim]
Kesilmek işi
- KEBAPÇI
-
-
[isim]
Kebap yapıp satan kimse
-
Kebap yenilen veya satılan yer
- "Mektubu öğleyin dedem verdi, bizi yemeğe götürdü ünlü kebapçıya, pideli kebap ve kadayıf yedik."
-
[isim]
Kebap yapıp satan kimse
- KESENEK
-
-
[isim, ekonomi]
Görevlilerin aylıklarından her ay belli oranda kesilip bir sosyal güvenlik kurumuna yatırılan para
- "Emeklilik maaşı sade bir vefa borcu değil, ömür boyu bu maksatla toplanmış keseneklerin aylık hâlinde geri verilmesi."
-
Fabrika, çiftlik vb. gelir kaynaklarının gelirini satın alma işi; iltizam
-
[isim, ekonomi]
Görevlilerin aylıklarından her ay belli oranda kesilip bir sosyal güvenlik kurumuna yatırılan para
- KERHANE
-
Kelime Kökeni: Farsça kār + ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Bakınız genelev
- "Hani ev bark, hani çoluk çocuk / Ne geçti elime bu hayatın / Meyhanesinde, kerhanesinde?"
-
[isim, eskimiş]
Bakınız genelev
- KELLECİ
-
-
[isim]
Kelleyi pişiren veya satan kimse
-
[isim]
Kelleyi pişiren veya satan kimse
- KENETLİ
-
-
[sıfat]
Kenedi olan
-
Kenetle birbirine bağlanmış bulunan, kenetlenmiş olan
- "İnce dudakları birbirine kenetli, taş gibi öylece oturuyor."
-
[mecaz]
Birbirinin içine geçerek sıkıca kapanmış
-
[sıfat]
Kenedi olan
- KESİNTİ
-
-
[isim]
Kesilen parça
- "Gerçi çeviri kitaplarda, çevirilerin özensizliği, kesintiler hoş görülecek gibi değil."
-
Bir işin bir süre için durması; fasıla, inkıta
- "İşimiz hiçbir kesintiye uğramadan yürüyor."
-
[ekonomi]
Ödenen bir paradan herhangi bir sebeple kesilen bölüm
- "Bu ücretin hiçbir kesintisi yoktur."
-
[isim]
Kesilen parça
- KENEVİR
-
-
[isim, bitki bilimi]
Kendirgillerden, sapındaki liflerden halat, çuval vb. kaba örgüler yapılan, iki evcikli bir bitki; kendir (Cannabis sativa)
-
[isim, bitki bilimi]
Kendirgillerden, sapındaki liflerden halat, çuval vb. kaba örgüler yapılan, iki evcikli bir bitki; kendir (Cannabis sativa)
- KEMANCI
-
-
[isim]
Keman çalan kimse; gıygıycı, kemani
- "Kemancı uzun saçlı, papyon kravatlı, zayıf yüzlü bir adamdı."
-
Keman yapan veya satan kimse
-
[isim]
Keman çalan kimse; gıygıycı, kemani
- KESTERE
-
-
[isim]
Bakınız kitre
-
[isim]
Bakınız kitre
- KEREVİT
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, hayvan bilimi]
Kabuklular sınıfından, çamurlu tatlı sularda yaşayan bir eklem bacaklı; tatlısu ıstakozu, karavide (Potamobius fluviatilis)
-
[isim, hayvan bilimi]
Kabuklular sınıfından, çamurlu tatlı sularda yaşayan bir eklem bacaklı; tatlısu ıstakozu, karavide (Potamobius fluviatilis)
- KESECİK
-
-
[isim, anatomi]
Kulağın dolambacında bulunan ve lenf ile dolu olan küçük zarsı organ
-
[isim, anatomi]
Kulağın dolambacında bulunan ve lenf ile dolu olan küçük zarsı organ
- KEREVİZ
-
Kelime Kökeni: Farsça kerefs
-
[isim, bitki bilimi]
Maydanozgillerden, kökleri ve yaprakları sebze olarak kullanılan kokulu bir bitki (Apium graveolens)
-
[isim, bitki bilimi]
Maydanozgillerden, kökleri ve yaprakları sebze olarak kullanılan kokulu bir bitki (Apium graveolens)
- KESİRLİ
-
-
[sıfat]
Kesir niteliğinde olan (sayı)
-
[sıfat]
Kesir niteliğinde olan (sayı)