Başında ke olan 7 harfli 84 kelime var. Ke ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ke olan kelimeler listesine ya da sonu ke ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında ke bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ke Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E K

2 Harfli Kelimeler

EK, KE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KEMERCİ

  1. [isim] Kemer yapıp satan kimse
  2. Giyim sanayisinde giysilerdeki kemer bölümünde yer alan köprüleri diken kimse
KENELER

  1. [isim, hayvan bilimi] Eklem bacaklı hayvanlardan, örümceğimsiler sınıfına giren bir takım
KEYİFLİ

  1. [sıfat] Keyfi yerinde olan
  2. Bakınız neşeli
KENTSEL

  1. [sıfat] Şehirle ilgili
KESMECE

  1. [sıfat] Kesilip müşteriye gösterilerek satılan (kavun, karpuz)
    • "Kesmece kavun, kesmece beyim, daha bir diyeceğin var mı / Kes kes al karpuzlarımı" (Behçet Necatigil)
  2. [zarf] Kesip bakarak beğenmek şartıyla
    • "Karpuzu kesmece aldım."
  3. [zarf] Aradaki değer ayrımını gözetmeksizin hepsi bir fiyattan
    • "Bu kitapları kesmece yüzer liradan aldım."
KEKELİK

  1. [isim] Bakınız kekemelik
KESİLME

  1. [isim] Kesilmek işi
KEBAPÇI

  1. [isim] Kebap yapıp satan kimse
  2. Kebap yenilen veya satılan yer
    • "Mektubu öğleyin dedem verdi, bizi yemeğe götürdü ünlü kebapçıya, pideli kebap ve kadayıf yedik." (Cahit Uçuk)
KESENEK

  1. [isim, ekonomi] Görevlilerin aylıklarından her ay belli oranda kesilip bir sosyal güvenlik kurumuna yatırılan para
    • "Emeklilik maaşı sade bir vefa borcu değil, ömür boyu bu maksatla toplanmış keseneklerin aylık hâlinde geri verilmesi." (Haldun Taner)
  2. Fabrika, çiftlik vb. gelir kaynaklarının gelirini satın alma işi; iltizam
KERHANE

Kelime Kökeni: Farsça kār + ḫāne

  1. [isim, eskimiş] Bakınız genelev
    • "Hani ev bark, hani çoluk çocuk / Ne geçti elime bu hayatın / Meyhanesinde, kerhanesinde?" (Cahit Sıtkı Tarancı)
KELLECİ

  1. [isim] Kelleyi pişiren veya satan kimse
KENETLİ

  1. [sıfat] Kenedi olan
  2. Kenetle birbirine bağlanmış bulunan, kenetlenmiş olan
    • "İnce dudakları birbirine kenetli, taş gibi öylece oturuyor." (Ayşe Kulin)
  3. [mecaz] Birbirinin içine geçerek sıkıca kapanmış
KESİNTİ

  1. [isim] Kesilen parça
    • "Gerçi çeviri kitaplarda, çevirilerin özensizliği, kesintiler hoş görülecek gibi değil." (Adalet Ağaoğlu)
  2. Bir işin bir süre için durması; fasıla, inkıta
    • "İşimiz hiçbir kesintiye uğramadan yürüyor."
  3. [ekonomi] Ödenen bir paradan herhangi bir sebeple kesilen bölüm
    • "Bu ücretin hiçbir kesintisi yoktur."
KENEVİR

  1. [isim, bitki bilimi] Kendirgillerden, sapındaki liflerden halat, çuval vb. kaba örgüler yapılan, iki evcikli bir bitki; kendir (Cannabis sativa)
KEMANCI

  1. [isim] Keman çalan kimse; gıygıycı, kemani
    • "Kemancı uzun saçlı, papyon kravatlı, zayıf yüzlü bir adamdı." (Necati Cumalı)
  2. Keman yapan veya satan kimse
KESTERE

  1. [isim] Bakınız kitre
KEREVİT

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, hayvan bilimi] Kabuklular sınıfından, çamurlu tatlı sularda yaşayan bir eklem bacaklı; tatlısu ıstakozu, karavide (Potamobius fluviatilis)
KESECİK

  1. [isim, anatomi] Kulağın dolambacında bulunan ve lenf ile dolu olan küçük zarsı organ
KEREVİZ

Kelime Kökeni: Farsça kerefs

  1. [isim, bitki bilimi] Maydanozgillerden, kökleri ve yaprakları sebze olarak kullanılan kokulu bir bitki (Apium graveolens)
KESİRLİ

  1. [sıfat] Kesir niteliğinde olan (sayı)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü