Başında ke olan 5 harfli 83 kelime var. Ke ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ke olan kelimeler listesine ya da sonu ke ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ke bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ke Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EK, KE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KEVEN
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız geven
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız geven
- KEVEL
-
Kelime Kökeni: Farsça kebl
-
[isim]
Kuzu veya koyun postundan yapılmış kürk
-
[isim]
Kuzu veya koyun postundan yapılmış kürk
- KEPEK
-
-
[isim]
Un elendikten sonra, elek üstünde kalan kabuk kırıntıları
-
Başın derisinde oluşan küçük, beyaz pulcuklar
- "Temizlenmeye hiç vakti olmayan kirli iş adamı gibi acı acı ter, kepek, yağ ve toprak kokuyor."
-
[tıp]
Bazı deri hastalıklarında deriden dökülen parçacıklar
-
[isim]
Un elendikten sonra, elek üstünde kalan kabuk kırıntıları
- KEFNE
-
-
[isim]
Çuvaldız veya kalın iğne ile iş işleyen kimsenin eline geçirdiği demirli kayış
-
[isim]
Çuvaldız veya kalın iğne ile iş işleyen kimsenin eline geçirdiği demirli kayış
- KEMHA
-
Kelime Kökeni: Farsça kemḫā
-
[isim]
Bir tür ipek kumaş
- "Yazın yeşil kemha giymiş kışın beyaz giyen dağlar"
-
[isim]
Bir tür ipek kumaş
- KEMER
-
Kelime Kökeni: Farsça kemer
-
[isim]
Bele dolayarak toka ile tutturulan, kumaş, deri veya metalden yapılan bel bağı
- "Nihat elinde tuttuğu kemeri denize fırlatıp attı."
-
Etek, pantolon vb. giysilerin bele gelen bölümü
-
Emniyet kemeri
-
[sıfat]
Bakınız tümsekli
- "Kemer burun."
-
[anatomi]
Kemiklerden oluşan yay biçimindeki yapı
- "Kaş kemeri. Damak kemeri. Ayak kemeri."
-
[jeoloji]
Katmanlı kayaçlarda bir kıvrımın kabarık tepe yeri, tekne karşıtı
-
[mimarlık]
İki sütun veya ayağı birbirine üstten yarım çember, basık eğri, yonca yaprağı vb. biçimlerde bağlayan ve üzerine gelen duvar ağırlıklarını, iki yanındaki ayaklara bindiren tonoz bağlantı
- "Büyük bir camiydi bu. Minareleri, kubbeleri, kemerleri ve parmaklıklı pencereleri filan hepsi tamamdı."
-
[eskimiş]
Özellikle yolculukta kullanılan, üzerinde altın, para yerleştirmeye yarar gözleri olan meşin kuşak
-
[isim]
Bele dolayarak toka ile tutturulan, kumaş, deri veya metalden yapılan bel bağı
- KEFEN
-
Kelime Kökeni: Arapça kefen
-
[isim]
Ölünün gömülmeden önce sarıldığı beyaz bez; kefen bezi, yakasız gömlek, yakasız mintan
- "Gül değil, arkasında kanlı kefen / Sen misin, sen misin garip vatan?"
-
[isim]
Ölünün gömülmeden önce sarıldığı beyaz bez; kefen bezi, yakasız gömlek, yakasız mintan
- KEPEZ
-
-
[isim, ağızlardan]
Yüksek tepe, dağ
-
Dağların oyuk, kuytu yerleri
-
Gelin başlığı
-
Tavuk ve kuşların ibiği veya başındaki uzun tüyler
-
[isim, ağızlardan]
Yüksek tepe, dağ
- KETUM
-
Kelime Kökeni: Arapça ketūm
-
[sıfat]
Bakınız ağzı sıkı
- "Ne kadar da ketumdur, katlandığı acıları, atlattığı tehlikeleri sergilemeyi hiç sevmez."
-
[sıfat]
Bakınız ağzı sıkı
- KETAL
-
-
[isim]
Çirişli bir tür parlak bez
-
[isim]
Çirişli bir tür parlak bez
- KETON
-
Kelime Kökeni: Fransızca céton
-
[isim, kimya]
Karbonil grubuna iki alkil kökünün bağlanmasıyla türeyen birleşik
-
[isim, kimya]
Karbonil grubuna iki alkil kökünün bağlanmasıyla türeyen birleşik
- KEMAL
-
Kelime Kökeni: Arapça kemāl
- KEMAN
-
Kelime Kökeni: Farsça kemān
-
[isim, müzik]
Dört teli olan, çenenin altına dayayarak çalınan yaylı saz
- "Açık sarı saçlı, zayıf bir kadın keman çalıyordu."
-
[isim, müzik]
Dört teli olan, çenenin altına dayayarak çalınan yaylı saz
- KEFİR
-
Kelime Kökeni: Kafkas dillerinden
-
[isim]
Özel bir maya mantarıyla keçi veya inek sütünün mayalanmasıyla hazırlanan ekşi içecek
-
[isim]
Özel bir maya mantarıyla keçi veya inek sütünün mayalanmasıyla hazırlanan ekşi içecek
- KEMAH
-
-
[isim]
Erzincan iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Erzincan iline bağlı ilçelerden biri
- KEMİK
-
-
[isim, anatomi]
İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı
- "Kemikten bir tahta gibi gıcırdayarak Nihat yerinden kalktı."
-
[sıfat]
Bu sert organdan yapılmış
- "Kemik tarak."
-
[isim, anatomi]
İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı
- KEMRE
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız gübre
-
Deride kalınlaşmış kir tabakası
-
Başta olan kepek
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız gübre
- KERTİ
-
-
[isim]
Bakınız kerte (I)
-
[sıfat, ağızlardan]
Bayat olan (ekmek, et)
-
[isim]
Bakınız kerte (I)
- KEŞKİ
-
Kelime Kökeni: Farsça kāşki
-
[ünlem]
Bakınız keşke
- "Keşki ölüp kalsaymışım, keşki Münif'le tekrar görüşmemiz hiç nasip olmasaydı!"
-
[ünlem]
Bakınız keşke
- KEŞİK
-
Kelime Kökeni: Moğolca
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız nöbet
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız nöbet