Kazaya Bırakmak
-
namazı vaktinde kılmayarak daha sonra kılmak için ertelemek
-
"Tren kazası."
-
"Yalnız ortada tef çalan, bunların arasına kaza ile düşmüş gibi."
(Halide Edip Adıvar)
-
"Bu yaşa geldim, Allaha bin şükür, namazımı kazaya bırakmadım."
(Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
"Osman, kazaya kalan namazını daha ziyade geciktirmeden korkarak ayağa kalktı."
(Refik Halit Karay)
-
orucu vaktinde tutmayarak daha sonra tutmak için ertelemek
-
"Kazada mektepli dişçi olmadığı için onu vilayete götürdüm."
(Reşat Nuri Güntekin)
Kelime Anlamı Kaynağı : Türk Dil Kurumu (TDK) Güncel Türkçe Sözlüğü
Şunlara da göz atmak isteyebilirsiniz: