Başında kaz olan 8 harfli 10 kelime var. Kaz ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde kaz olan kelimeler listesine ya da sonu kaz ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında kaz bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kaz Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K Z

3 Harfli Kelimeler

KAZ

2 Harfli Kelimeler

AK, AZ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KAZAZEDE

Kelime Kökeni: Arapça ḳażāʾ + Farsça -zede

  1. [isim] Kazaya uğramış, kaza geçirmiş olan kimse
    • "Birdenbire, elindeki suyu günlerce idareye mecbur bir kazazede hâline geldim." (Necip Fazıl Kısakürek)
KAZAKLIK

  1. [isim] Karısına söz geçirme, dediğini yaptırma durumu
KAZINMAK

  1. [nesnesiz] Kendi kendini kazımak
  2. Kazıma işi yapılmak
  3. Derisini kazır gibi kaşımak
  4. Derisi yüzülürcesine tıraş olmak
    • "Bıyığını kesmeyen bir azınlık kaldı ise bile sakal dipten kazınmıştı." (Haldun Taner)
  5. [mecaz] Her tarafı iyice temizlemek
  6. [mecaz] Varı yoğu, elindeki bütün parası alınmak veya çalınmak
KAZDIRMA

  1. [isim] Kazdırmak işi
KAZITMAK

  1. [-e, -i] Kazıma işini yaptırmak
    • "Berbere o koskoca bıyıklarını kazıt da çocuklarla yeniden zıpzıp oynamaya başla!" (Osman Cemal Kaygılı)
KAZILMAK

  1. [nesnesiz] Kazma işi yapılmak
    • "Kazılmış mezarın önüne geldiklerinde daha fazla dayanamayıp oracığa çöktü." (İhsan Oktay Anar)
KAZANÇLI

  1. [sıfat] Kazanmış olan
  2. Kazanç getiren, kazanç sağlayan
    • "Kazançlı bir iş."
KAZANMAK

  1. [-i] Kazanç sağlamak
    • "Bu beş lirayı bitirmeden ben para kazanmalıyım." (Peyami Safa)
  2. [nesnesiz] Olumlu, iyi bir sonuç elde etmek
    • "Böyle yazılara hiç cevap vermeyiz ve yazı çok ağırsa dava açarak çok defa kazanırız." (Burhan Felek)
  3. Çıkmak, isabet etmek
  4. Edinmek, sahip olmak
    • "İyi bir dost kazandık."
  5. [nesnesiz] Tutulmak, yakalanmak
    • "Huy kazanmak."
    • "Dert kazanmak."
  6. Kendinden yana çekmek
    • "Bu genç şairin dostluğunu kazanmak için hiçbir külfete katlanmadım." (Memduh Şevket Esendal)
  7. [-den] Ele geçirmek, fethetmek, kazanç sağlamak
    • "Düşmandan yer kazanmak."
  8. Yenmek, galip gelmek
    • "İşte, kesin, muharebeyi bu manevi kudret kazanacaktır." (Ruşen Eşref Ünaydın)
KAZAYAĞI

  1. [isim] Çok kollu çengel
  2. Bir dikişin kenarlarını tutturmak için çaprazlama yapılan teyel; Hristo teyeli
  3. İki ayrı yolun birleşip tek yol hâline geldiği kavşak
  4. [mecaz] Göz kenarlarında oluşan kırışıklık
  5. [denizcilik] İki ucundan herhangi bir yere bağlanmış bir halatın, başka bir halatla ortasından terazilenmiş durumu
KAZASKER

Kelime Kökeni: Arapça ḳāżī + ʿasker

  1. [isim, tarih] İlmiye sınıfının yüksek derecesinde bulunan devlet görevlisi
    • "Aslında Lale, eski konakları pek bilmez değildi. Bir kazasker kızıydı." (Halide Edip Adıvar)
  2. Osmanlı döneminde mahkemelerin en yetkilisi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü