Başında kaz olan 8 harfli 10 kelime var. Kaz ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde kaz olan kelimeler listesine ya da sonu kaz ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında kaz bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Kaz Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A K Z
3 Harfli Kelimeler
KAZ
2 Harfli Kelimeler
AK, AZ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KAZAZEDE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳażāʾ + Farsça -zede
-
[isim]
Kazaya uğramış, kaza geçirmiş olan kimse
- "Birdenbire, elindeki suyu günlerce idareye mecbur bir kazazede hâline geldim."
-
[isim]
Kazaya uğramış, kaza geçirmiş olan kimse
- KAZAKLIK
-
-
[isim]
Karısına söz geçirme, dediğini yaptırma durumu
-
[isim]
Karısına söz geçirme, dediğini yaptırma durumu
- KAZINMAK
-
-
[nesnesiz]
Kendi kendini kazımak
-
Kazıma işi yapılmak
-
Derisini kazır gibi kaşımak
-
Derisi yüzülürcesine tıraş olmak
- "Bıyığını kesmeyen bir azınlık kaldı ise bile sakal dipten kazınmıştı."
-
[mecaz]
Her tarafı iyice temizlemek
-
[mecaz]
Varı yoğu, elindeki bütün parası alınmak veya çalınmak
-
[nesnesiz]
Kendi kendini kazımak
- KAZDIRMA
-
-
[isim]
Kazdırmak işi
-
[isim]
Kazdırmak işi
- KAZITMAK
-
-
[-e, -i]
Kazıma işini yaptırmak
- "Berbere o koskoca bıyıklarını kazıt da çocuklarla yeniden zıpzıp oynamaya başla!"
-
[-e, -i]
Kazıma işini yaptırmak
- KAZILMAK
-
-
[nesnesiz]
Kazma işi yapılmak
- "Kazılmış mezarın önüne geldiklerinde daha fazla dayanamayıp oracığa çöktü."
-
[nesnesiz]
Kazma işi yapılmak
- KAZANÇLI
-
-
[sıfat]
Kazanmış olan
-
Kazanç getiren, kazanç sağlayan
- "Kazançlı bir iş."
-
[sıfat]
Kazanmış olan
- KAZANMAK
-
-
[-i]
Kazanç sağlamak
- "Bu beş lirayı bitirmeden ben para kazanmalıyım."
-
[nesnesiz]
Olumlu, iyi bir sonuç elde etmek
- "Böyle yazılara hiç cevap vermeyiz ve yazı çok ağırsa dava açarak çok defa kazanırız."
-
Çıkmak, isabet etmek
-
Edinmek, sahip olmak
- "İyi bir dost kazandık."
-
[nesnesiz]
Tutulmak, yakalanmak
- "Huy kazanmak."
- "Dert kazanmak."
-
Kendinden yana çekmek
- "Bu genç şairin dostluğunu kazanmak için hiçbir külfete katlanmadım."
-
[-den]
Ele geçirmek, fethetmek, kazanç sağlamak
- "Düşmandan yer kazanmak."
-
Yenmek, galip gelmek
- "İşte, kesin, muharebeyi bu manevi kudret kazanacaktır."
-
[-i]
Kazanç sağlamak
- KAZAYAĞI
-
-
[isim]
Çok kollu çengel
-
Bir dikişin kenarlarını tutturmak için çaprazlama yapılan teyel; Hristo teyeli
-
İki ayrı yolun birleşip tek yol hâline geldiği kavşak
-
[mecaz]
Göz kenarlarında oluşan kırışıklık
-
[denizcilik]
İki ucundan herhangi bir yere bağlanmış bir halatın, başka bir halatla ortasından terazilenmiş durumu
-
[isim]
Çok kollu çengel
- KAZASKER
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳāżī + ʿasker
-
[isim, tarih]
İlmiye sınıfının yüksek derecesinde bulunan devlet görevlisi
- "Aslında Lale, eski konakları pek bilmez değildi. Bir kazasker kızıydı."
-
Osmanlı döneminde mahkemelerin en yetkilisi
-
[isim, tarih]
İlmiye sınıfının yüksek derecesinde bulunan devlet görevlisi