Başında kayn olan 30 kelime var. Kayn ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde kayn olan kelimeler listesine ya da sonu kayn ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında kayn bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

KAYNAKLANMAK, KAYNAŞTIRMAK

11 Harfli Kelimeler

KAYNAKÇILIK, KAYNAKLANMA, KAYNANADİLİ, KAYNAŞTIRMA, KAYNATILMAK

10 Harfli Kelimeler

KAYNAKÇACI, KAYNAKHANE, KAYNANALIK, KAYNATALIK, KAYNATILMA

9 Harfli Kelimeler

KAYNAŞMAK, KAYNATMAK

8 Harfli Kelimeler

KAYNAKÇA, KAYNAKÇI, KAYNAKLI, KAYNAMAK, KAYNARCA, KAYNAŞIK, KAYNAŞLI, KAYNAŞMA, KAYNATMA, KAYNAYIŞ

7 Harfli Kelimeler

KAYNAMA, KAYNANA, KAYNATA

6 Harfli Kelimeler

KAYNAÇ, KAYNAK, KAYNAR


Kelime bulma makinesi

A K N Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

AYN, KAN, KAY, YAK, YAN

2 Harfli Kelimeler

AK, AN, AY, YA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KAYNAŞTIRMAK

  1. [-i] Kaynaşmasını sağlamak
    • "Siyah ve beyazın tonlarını son derece hünerle kaynaştırır." (Yusuf Ziya Ortaç)

KAYNAKLANMAK

  1. [-den] Kaynak durumunu almak
    • "Gerçek yaşamdan kaynaklandıkları yorumlarla desteklense de bir türlü inandırıcılık kazanamıyorlardı." (Tomris Uyar)

KAYNAKÇILIK

  1. [isim] Kaynak yapma işi

KAYNAKLANMA

  1. [isim] Kaynaklanmak işi veya durumu

KAYNAŞTIRMA

  1. [isim] Kaynaştırmak işi
  2. Kelime veya birleşik kelime içerisinde bir araya gelen seslerin birbirlerini etkileyerek kısalmaya yol açması olayı: Kayın ana > kaynana, kayın ata > kaynata, sütlü aş > sütlaç gibi

KAYNATILMAK

  1. [nsz] Kaynatma işi yapılmak

KAYNANADİLİ

  1. [isim] Bir iğne oyası motifi
  2. Dil biçiminde yassı ve dikenli dalları olan bir kaktüs türü

KAYNANALIK

  1. [isim] Kaynana olma durumu
  2. Kaynanaya yakışır davranış
    • "Sessizliğine, yumuşak başlı görünüşüne karşın, onun biraz kaynanalık edeceğini ben de tahmin ediyordum." (Erhan Bener)

KAYNATILMA

  1. [isim] Kaynatılmak işi

KAYNAKÇACI

  1. [isim] Kaynakça hazırlayan kimse

KAYNATALIK

  1. [isim] Kaynata olma durumu

KAYNAKHANE

Kelime Kökeni : Türkçe

  1. Kaynak işleri yapılan yer

KAYNATMAK

  1. [-i] Kaynamasını sağlamak
    • "Kalksam, bir ıhlamur kaynatıp içsem." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Kaynak yaptırmak
  3. Unutturmak
    • "Ara sıra kendi gecikmelerini araya kaynatmak için beni birkaç gün izinle gönderiyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
  4. Belli etmeden almak
  5. Konuşmak, sohbet etmek

KAYNAŞMAK

  1. [nsz] Ayrılmayacak bir biçimde birleşmek
    • "Çakılla çimento kaynaşır."
  2. Çok kalabalık ve hareketli olmak, hareket etmek
    • "Kumun üstünde bir sürü kadın erkek, oğlan kız kaynaşıyor." (Falih Rıfkı Atay)
  3. Birbirine iyice uymak
    • "Bu iki renk iyi kaynaşmış."
  4. Uyuşmak, yakın ilişki kurmak, derinleştirmek, iyi anlaşmak
    • "Ceylanlarla kaynaşan çocuk, onların seslerini tıpkı onlar gibi çıkarmayı öğrenmişti." (Halide Edip Adıvar)
  5. Huzursuzluk çıkmak
  6. Birleşmek

KAYNATMA

  1. [isim] Kaynatmak işi

KAYNAŞLI
...
KAYNAKÇA

  1. [isim] Belli bir konu, yer ve dönemle ilgili yayınları kapsayan veya en iyilerini seçen eser, bibliyografya, bibliyografi

KAYNAMAK

  1. [nsz] Bir sıvı, sıcaklığı belli bir dereceyi bulduğunda buhar durumuna geçerek fokurdamak
    • "Su, 100 °C'de kaynar."
  2. Yiyecek, içecek pişmek, haşlanmak
    • "Doktorun sade kaynamış kahvesini söylemesini bekledi ve garson gider gitmez konuştu." (Tarık Buğra)
  3. Yerden çıkmak
    • "Paşaoluk yaylasının her bucağından bir pınar kaynar." (Falih Rıfkı Atay)
  4. Kırık, çatlak kemik veya metal parçalar eski durumunu almak, birbirine yapışmak
  5. Yara kapanmak, iyileşmek
  6. Mayalı bir şey kabarıp köpürmek
    • "Şıra kaynamış."
  7. Mide ekşimek
  8. Çalkantı durumunda olmak, dalgalanmak
    • "Deniz kaynıyor."
  9. Çok miktarda bulunmak
    • "Burada karıncalar kaynıyor."
  10. Gizli bir iş çevirmek, için için hazırlanmak
    • "Burada bir iş kaynıyor."
  11. Gerektiği gibi yapılamamak
    • "Lafa daldık, ders kaynadı."
  12. Artmak, çoğalmak, yoğunlaşmak
    • "Gittikçe kaynayıp kabaran bir hiddet, taşmak raddesine gelmiş kelimelerle dudaklarına kadar çıkıp titriyordu." (Halit Ziya Uşaklıgil)
  13. Coşmak, heyecanlanmak
  14. Bir yerde huzursuzluk, tedirginlik olmak
  15. Arada kaybolmak
    • "Değerli bir çalışma kaynadı gibi geliyor bana." (Selim İleri)

KAYNAYIŞ

  1. [isim] Kaynama işi veya biçimi

KAYNARCA

  1. [isim] Kaynak
  2. Sıcak su kaynağı
  3. Hastalara kaynatılarak içirilen pekmez, yağ ve baharat karışımı

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü