Başında kat olan 8 harfli 33 kelime var. Kat ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde kat olan kelimeler listesine ya da sonu kat ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında kat bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A K T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
KAT, TAK
2 Harfli Kelimeler
AK, AT, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KATBEKAT
-
Kelime Kökeni : Türkçe
-
[zarf]
Kat kat
-
[zarf]
Kat kat
- KATLAYIŞ
-
-
[isim]
Katlama işi veya biçimi
-
[isim]
Katlama işi veya biçimi
- KATLEDİŞ
- ...
- KATMERLİ
-
-
[sıfat]
Katmeri olan, kat kat olan
- "Katmerli çiçek."
-
Çok fazla olan, aşırı
- "Hem vuruyor hem de suratına birbirinden ağır, birbirinden katmerli küfürler savuruyordum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[sıfat]
Katmeri olan, kat kat olan
- KATKISIZ
-
-
[sıfat]
Üzerine veya içine hiçbir şey katılmamış, katışıksız, saf
-
Niteliği hiçbir etki ile değişmeyen, tam, bozulmamış
-
[sıfat]
Üzerine veya içine hiçbir şey katılmamış, katışıksız, saf
- KATLANTI
- ...
- KATMANDU
- ...
- KATMANLI
-
-
[sıfat]
Katmanları olan, katmanlardan oluşan, tabakalı
-
[sıfat]
Katmanları olan, katmanlardan oluşan, tabakalı
- KATAKLAZ
- ...
- KATILMAK
-
-
[nsz]
Katma işi yapılmak
- "Süte su katılmış."
-
Bir topluluğa girmek, iştirak etmek
- "Üç dört ev ötedeki boş arsada çocukların oyunlarına katıldım." (Necati Cumalı)
-
Ortak olmak, benimsemek
- "Her konuya kibar bir ses ve bir iki sözcükle katılmak özenindeydi." (Çetin Altan)
-
[nsz]
Katma işi yapılmak
- KATETMEK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[-i]
Kesmek, bölmek
-
Bir yeri aşarak geçmek, yol olmak
- "Yolumuz bir dereyi katedecekti." (Aka Gündüz)
-
[-i]
Kesmek, bölmek
- KATARAKT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Gözdeki billur cismin saydamlığını yitirerek ağarmasından ileri gelen ve görmeyi engelleyen rahatsızlık, perde, akbasma, aksu
-
[isim]
Gözdeki billur cismin saydamlığını yitirerek ağarmasından ileri gelen ve görmeyi engelleyen rahatsızlık, perde, akbasma, aksu
- KATIKSIZ
-
-
[sıfat]
Katığı olmayan, yavan
-
Yabancı bir şeyle karışmamış
- "Katıksız süt."
-
Belli bir yerden, belli bir soydan gelen
- "Katıksız İstanbul çocuğu, Boğaziçi çocuğudur o." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
Niteliği başka hiçbir etkiyle bozulmamış olan, tam
- "... öfkesi, sevgisi katıksız, kaya gibi sağlam ve güvenilir adam..." (Atilla İlhan)
-
[sıfat]
Katığı olmayan, yavan
- KATIMLIK
-
-
[sıfat]
Bir kezde katılacak miktarda olan
-
[sıfat]
Bir kezde katılacak miktarda olan
- KATMERCİ
-
-
[isim]
Katmer yapıp satan kimse
-
[isim]
Katmer yapıp satan kimse
- KATLAMAK
-
-
[-i]
Kâğıt, kumaş vb. nesneleri üst üste kat oluşturacak biçimde bükmek
- "Gazeteleri itina ile katlayıp cebine koydu." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Arttırarak çoğaltmak
- "Parasını ikiye katladı."
-
[-i]
Kâğıt, kumaş vb. nesneleri üst üste kat oluşturacak biçimde bükmek
- KATRANLI
-
-
[sıfat]
Üzerine katran sürülmüş olan
-
İçine katran karışmış veya karıştırılmış olan
-
Birleşiminde katran olan
-
[sıfat]
Üzerine katran sürülmüş olan
- KATILTMA
-
-
[isim]
Katıltmak işi
-
[isim]
Katıltmak işi
- KATRANCI
-
-
[isim]
Katran satan veya bir yeri, bir şeyi katranlayan kimse
-
[isim]
Katran satan veya bir yeri, bir şeyi katranlayan kimse
- KATLANIŞ
-
-
[isim]
Katlanma işi veya biçimi
-
[isim]
Katlanma işi veya biçimi