Başında kat olan 8 harfli 33 kelime var. Kat ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde kat olan kelimeler listesine ya da sonu kat ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında kat bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Kat Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
KAT, TAK
2 Harfli Kelimeler
AK, AT, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KATLAMAK
-
-
[-i]
Kâğıt, kumaş vb. nesneleri üst üste kat oluşturacak biçimde bükmek
- "Gazeteleri itina ile katlayıp cebine koydu."
-
Arttırarak çoğaltmak
- "Parasını ikiye katladı."
-
[-i]
Kâğıt, kumaş vb. nesneleri üst üste kat oluşturacak biçimde bükmek
- KATIŞMAÇ
-
-
[isim]
Benzer olmayan maddelerden oluşmuş bütün; agrega
-
[isim]
Benzer olmayan maddelerden oluşmuş bütün; agrega
- KATAKLAZ
-
Kelime Kökeni: İngilizce cataclasis
-
[isim, jeoloji]
Kayaçların veya kayaç oluşturan minerallerin basınç etkisiyle biçimlerinin değişmesi
-
[isim, jeoloji]
Kayaçların veya kayaç oluşturan minerallerin basınç etkisiyle biçimlerinin değişmesi
- KATLETME
-
-
[isim]
Katletmek işi
-
[isim]
Katletmek işi
- KATMANLI
-
-
[sıfat]
Katmanları olan, katmanlardan oluşan; tabakalı
-
[sıfat]
Katmanları olan, katmanlardan oluşan; tabakalı
- KATLAYIŞ
-
-
[isim]
Katlamak işi
-
[isim]
Katlamak işi
- KATBEKAT
-
Kelime Kökeni: Türkçe kat + Farsça -be + Türkçe kat
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız kat kat
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız kat kat
- KATIKSIZ
-
-
[sıfat]
Katığı olmayan; yavan
- "Biraz da katıksız ekmek yiyin."
-
Yabancı bir şeyle karışmamış
- "Katıksız süt."
-
[mecaz]
Belli bir yerden, belli bir soydan gelen
- "Katıksız İstanbul çocuğu, Boğaziçi çocuğudur o."
-
[mecaz]
Niteliği başka hiçbir etkiyle bozulmamış olan
- "Öfkesi, sevgisi katıksız, kaya gibi sağlam ve güvenilir adam."
-
[sıfat]
Katığı olmayan; yavan
- KATİPLİK
-
-
[isim]
Bakınız sekreterlik
- "Zaten nasıl oldu da Fakir Komitesi kâtipliğine girebildiniz."
-
[isim]
Bakınız sekreterlik
- KATILTMA
-
-
[isim]
Katıltmak işi
-
[isim]
Katıltmak işi
- KATLANIŞ
-
-
[isim]
Katlanmak işi
-
[isim]
Katlanmak işi
- KATARAKT
-
Kelime Kökeni: Fransızca cataracte
-
[isim, tıp]
Göz merceğinin saydamlığını yitirerek ağarmasından ileri gelen ve görmeyi engelleyen rahatsızlık; perde, akbasma, aksu
-
[isim, tıp]
Göz merceğinin saydamlığını yitirerek ağarmasından ileri gelen ve görmeyi engelleyen rahatsızlık; perde, akbasma, aksu
- KATLANTI
-
-
[isim]
Bakınız katlanma
- "İmla yanlışlarıyla dolu ve divanlardan kopya edilmiş bu manzumeleri şüphesiz yukarıda tekkede herkese okutmuş olacağı buruşuk kâğıtlardaki katlantı yerlerinin artık yırtılacak kadar yenmiş, aşınmış olmasından belli oluyordu."
-
[isim]
Bakınız katlanma
- KATEDRAL
-
Kelime Kökeni: Fransızca cathédrale
-
[isim, din bilimi]
Bakınız başkilise
- "Katedralin önü turistlerle dolu."
-
[isim, din bilimi]
Bakınız başkilise
- KATIMLIK
-
-
[sıfat]
Bir kezde katılacak miktarda olan
-
[sıfat]
Bir kezde katılacak miktarda olan
- KATLANMA
-
-
[isim]
Katlanmak işi; katlantı
- "Yalnız katlanmamı değil katlanmam gereken şeyi yapması için eline silah vermemi de istiyordu."
-
Bakınız tahammül
-
[isim]
Katlanmak işi; katlantı
- KATILMAK
-
-
[-e, nesnesiz]
Katma işi yapılmak
- "Süte su katılmış."
-
Bir topluluğa dâhil olmak; girmek, katışmak, iştirak etmek, iltihak etmek
- "Üç dört ev ötedeki boş arsada çocukların oyunlarına katıldım."
-
Ortak olmak, benimsemek
- "Her konuya kibar bir ses ve bir iki sözcükle katılmak özenindeydi."
-
[mecaz]
Hak vermek
- "Bu çekilmenin bir yanıltmaca olabileceğini söyleyen komutanlarına katılmadı."
-
[-e, nesnesiz]
Katma işi yapılmak
- KATIŞMAK
-
-
[-e]
Bakınız katılmak
- "O da bize katıştı."
-
[-e]
Bakınız katılmak
- KATMERCİ
-
-
[isim]
Katmer yapıp satan kimse
-
Katmer yapıp satılan dükkân veya fırın
- "Fırınlar da ekmekçi, francalacı, börekçi, katmerci ve peksimet fırınları olarak yazılmışlardır."
-
[isim]
Katmer yapıp satan kimse
- KATMERLİ
-
-
[sıfat]
Katmeri olan, kat kat olan
- "Katmerli çiçek."
-
Çok fazla olan, aşırı olan
- "Hem vuruyor hem de suratına birbirinden ağır, birbirinden katmerli küfürler savuruyordum."
-
[sıfat]
Katmeri olan, kat kat olan