Başında kat olan 8 harfli 33 kelime var. Kat ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde kat olan kelimeler listesine ya da sonu kat ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında kat bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kat Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K T

3 Harfli Kelimeler

KAT, TAK

2 Harfli Kelimeler

AK, AT, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KATLAMAK

  1. [-i] Kâğıt, kumaş vb. nesneleri üst üste kat oluşturacak biçimde bükmek
    • "Gazeteleri itina ile katlayıp cebine koydu." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Arttırarak çoğaltmak
    • "Parasını ikiye katladı."
KATIŞMAÇ

  1. [isim] Benzer olmayan maddelerden oluşmuş bütün; agrega
KATAKLAZ

Kelime Kökeni: İngilizce cataclasis

  1. [isim, jeoloji] Kayaçların veya kayaç oluşturan minerallerin basınç etkisiyle biçimlerinin değişmesi
KATLETME

  1. [isim] Katletmek işi
KATMANLI

  1. [sıfat] Katmanları olan, katmanlardan oluşan; tabakalı
KATLAYIŞ

  1. [isim] Katlamak işi
KATBEKAT

Kelime Kökeni: Türkçe kat + Farsça -be + Türkçe kat

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız kat kat
KATIKSIZ

  1. [sıfat] Katığı olmayan; yavan
    • "Biraz da katıksız ekmek yiyin." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Yabancı bir şeyle karışmamış
    • "Katıksız süt."
  3. [mecaz] Belli bir yerden, belli bir soydan gelen
    • "Katıksız İstanbul çocuğu, Boğaziçi çocuğudur o." (Yusuf Ziya Ortaç)
  4. [mecaz] Niteliği başka hiçbir etkiyle bozulmamış olan
    • "Öfkesi, sevgisi katıksız, kaya gibi sağlam ve güvenilir adam." (Attilâ İlhan)
KATİPLİK

  1. [isim] Bakınız sekreterlik
    • "Zaten nasıl oldu da Fakir Komitesi kâtipliğine girebildiniz." (Nâzım Hikmet)
KATILTMA

  1. [isim] Katıltmak işi
KATLANIŞ

  1. [isim] Katlanmak işi
KATARAKT

Kelime Kökeni: Fransızca cataracte

  1. [isim, tıp] Göz merceğinin saydamlığını yitirerek ağarmasından ileri gelen ve görmeyi engelleyen rahatsızlık; perde, akbasma, aksu
KATLANTI

  1. [isim] Bakınız katlanma
    • "İmla yanlışlarıyla dolu ve divanlardan kopya edilmiş bu manzumeleri şüphesiz yukarıda tekkede herkese okutmuş olacağı buruşuk kâğıtlardaki katlantı yerlerinin artık yırtılacak kadar yenmiş, aşınmış olmasından belli oluyordu." (Abdülhak Şinasi Hisar)
KATEDRAL

Kelime Kökeni: Fransızca cathédrale

  1. [isim, din bilimi] Bakınız başkilise
    • "Katedralin önü turistlerle dolu." (Adalet Ağaoğlu)
KATIMLIK

  1. [sıfat] Bir kezde katılacak miktarda olan
KATLANMA

  1. [isim] Katlanmak işi; katlantı
    • "Yalnız katlanmamı değil katlanmam gereken şeyi yapması için eline silah vermemi de istiyordu." (Reha Mağden)
  2. Bakınız tahammül
KATILMAK

  1. [-e, nesnesiz] Katma işi yapılmak
    • "Süte su katılmış."
  2. Bir topluluğa dâhil olmak; girmek, katışmak, iştirak etmek, iltihak etmek
    • "Üç dört ev ötedeki boş arsada çocukların oyunlarına katıldım." (Necati Cumalı)
  3. Ortak olmak, benimsemek
    • "Her konuya kibar bir ses ve bir iki sözcükle katılmak özenindeydi." (Çetin Altan)
  4. [mecaz] Hak vermek
    • "Bu çekilmenin bir yanıltmaca olabileceğini söyleyen komutanlarına katılmadı." (Nezihe Araz)
KATIŞMAK

  1. [-e] Bakınız katılmak
    • "O da bize katıştı."
KATMERCİ

  1. [isim] Katmer yapıp satan kimse
  2. Katmer yapıp satılan dükkân veya fırın
    • "Fırınlar da ekmekçi, francalacı, börekçi, katmerci ve peksimet fırınları olarak yazılmışlardır." (Mübahat S. Kütükoğlu)
KATMERLİ

  1. [sıfat] Katmeri olan, kat kat olan
    • "Katmerli çiçek."
  2. Çok fazla olan, aşırı olan
    • "Hem vuruyor hem de suratına birbirinden ağır, birbirinden katmerli küfürler savuruyordum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü