Başında kat olan 6 harfli 10 kelime var. Kat ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde kat olan kelimeler listesine ya da sonu kat ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında kat bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kat Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K T

3 Harfli Kelimeler

KAT, TAK

2 Harfli Kelimeler

AK, AT, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KATİBE

Kelime Kökeni: Arapça kātibe

  1. [isim, eskimiş] Kadın yazman, kadın sekreter
    • "Şu bizim delişmen küçük kâtibe mi?" (Reşat Nuri Güntekin)
KATANA

Kelime Kökeni: Macarca katona

  1. [isim, hayvan bilimi] Bir cins iri at
    • "Atları Rus katanalarını andırır, arabası çangıl çungul etmez." (Sermet Muhtar Alus)
KATGÜT

Kelime Kökeni: Fransızca catgut

  1. [isim, tıp] Ameliyatlarda yaraları dikmek için kullanılan, kedi bağırsağından yapılmış iplik
KATYON

Kelime Kökeni: Fransızca cation

  1. [isim, kimya] Bir çözeltinin elektrolizi sırasında katotta toplanan iyon; artın
KATRAN

Kelime Kökeni: Arapça ḳaṭrān

  1. [isim, kimya] Organik maddelerden kuru damıtma yoluyla elde edilen, sıvı yağ kıvamında, kara renkte, ağır, is kokulu, suda erimeyen bir madde
    • "Köpek, balıkçının kumsalda bir çalı ateşi üzerinde kaynamakta olan bir teneke katranını devirmişti." (Reşat Nuri Güntekin)
KATRAK

  1. [isim] Marangozlukta tomrukları biçmeye yarayan ve birden çok testeresi olan biçme makinesi
KATRAT

Kelime Kökeni: Fransızca kadrat

  1. [isim] Basımevlerinde, eski sistem dizgi işlerinde harfler arasına konulan, belli incelikteki metal parça
  2. Basımevlerinde, eski sistem dizgi işlerinde harf ve satır aralıklarıyla uzunluklarını ölçmekte kullanılan, 4,51 mm uzunluğunda olan bir ölçü birimi
    • "Röportaj yazarlığına geçti geçeli, kurtulmuştu, çok şükür, punto, katrat, ‘yazı eksik yazı fazla’ hesaplarından." (Kemal Tahir)
KATMAK

  1. [-e, -i] Bir şeyin içine, üstüne veya yanına, niteliğini değiştirmek veya niceliğini artırmak için başka bir şey eklemek; vermek, zammetmek
    • "Sirkeye su katmak."
  2. Bir araya getirmek
    • "Fadime, bu yavru bolluğu arasında kuzuları çocuklara ve çocukları kuzulara katarak en olgun bir saadet içinde yaşamış." (Halide Edip Adıvar)
  3. Birlikte göndermek
    • "Kafileye muhafız katmak."
  4. [ağızlardan] Döllenmeyi sağlamak için erkek hayvanı dişinin yanına salmak
KATMER

  1. [isim] Bir şeyi oluşturan katlardan her biri
  2. Yağda veya sacda pişirilen bir börek türü
    • "Abi katmer var, gel beraber yiyelim." (Emin Ersöz)
  3. Arasına yağ ve kaymak sürülerek katlanmış yufka ekmeği
KATMAN

  1. [isim] Bakınız kat (I)
  2. [jeoloji] Altında veya üstünde olan kayaçlardan gözle veya fiziksel olarak az çok ayrılabilen, kalınlığı 1 santimetreden az olmayan tortul kayaç birimi; tabaka
  3. [toplum bilimi] Bir toplum içinde makam, şöhret, meslek vb. bakımdan ayrılan topluluklardan her biri; tabaka
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü