Başında kat olan 5 harfli 12 kelime var. Kat ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde kat olan kelimeler listesine ya da sonu kat ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında kat bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kat Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K T

3 Harfli Kelimeler

KAT, TAK

2 Harfli Kelimeler

AK, AT, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KATLI

  1. [sıfat] Katlanmış, bükülmüş
    • "Katlı mendilleri dolaba koydu."
  2. Katı veya katları olan
    • "Çok katlı apartmanlarda oturanlar arasında zıtlaşmalar olağan oldu." (Aydın Boysan)
KATKI

  1. [isim] Bir işin yapılmasına, gerçekleşmesine emek, bilgi, para vb. ile katılma; yardım, pay
    • "Her geçen gün ününe, sanatına yeni katkılar getiriyordu." (Necati Cumalı)
  2. Bir şeye katılan başka bir madde
  3. Metal ve alaşımların hazırlanması sırasında içlerine katılan değişik nitelikteki maddeler
  4. [ağızlardan] Düğün günü davetlilerin öğleye kadar gönderdikleri armağan
KATOT

Kelime Kökeni: Fransızca cathode

  1. [isim, fizik] Bakınız eksi uç
KATAR

Kelime Kökeni: Arapça ḳiṭār

  1. [isim] Bakınız tren
    • "Kendisini getiren metro katarı yoluna devam edip karanlık tünelde kaybolmuştu." (Osman Aysu)
  2. Taşıt dizisi
    • "Otomobil katarı. Yük katarı."
  3. Bir arada giden veya uçan hayvan dizisi
KATMA

  1. [isim] Katmak işi
  2. [sıfat] Katılmış, eklenmiş, ulanmış; zammetme
  3. [ağızlardan] Kıldan veya yünden yapılmış ip
KATÇI

  1. [isim] Bakınız kat görevlisi
KATİL

Kelime Kökeni: Arapça ḳātil

  1. [isim] İnsan öldüren kimse
    • "Öldürdüğü güzele ağlayan bu katilin / Elleri kanlı fakat gözyaşları temizdi" (Enis Behiç Koryürek)
  2. [sıfat] Öldürücü, ölüme neden olan
    • "Tam bir katil kurşun. Bu kurşun eşinizin kafasını sıyırmakla onu cidden sarsmış ve üzgünüm ama ölürken çok büyük acılar çekmiş." (Emre Şeyda)
KATIM

  1. [isim] Katma işi
    • "Koç katımı."
KATIK

  1. [isim] Ekmekle karın doyurmak gerektiğinde, ekmeğe katılan peynir, zeytin, helva vb. yiyecek
    • "Birkaç günlük ekmeğini, katığını köyden getirirdi." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. Yağı alınmış yoğurt, ayran
KATIR

  1. [isim, hayvan bilimi] Atgillerden, kısrak ile erkek eşeğin çiftleşmesinden doğan, gennelikle kısır olan melez hayvan
    • "Otomobilimizi gören katırlar ejderha görmüşcesine kaçışıyorlar." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. [sıfat, mecaz] Kaba, bayağı, görgüsüz (kimse)
KATRE

Kelime Kökeni: Arapça ḳaṭre

  1. [isim, eskimiş] Bakınız damla
KATİP

Kelime Kökeni: Arapça kātib

  1. [isim] Bakınız sekreter
    • "Bir müddet sonra Talat Bey'in hususi kalemine kâtip oldum." (Falih Rıfkı Atay)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü