Başında kan olan 9 harfli 31 kelime var. Kan ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde kan olan kelimeler listesine ya da sonu kan ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında kan bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A K N Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
KAN
2 Harfli Kelimeler
AK, AN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KANALIYLA
-
-
[zarf]
Bir kimse veya bir şey aracılığıyla, yoluyla, eliyle
-
[zarf]
Bir kimse veya bir şey aracılığıyla, yoluyla, eliyle
- KANITLAMA
-
-
[isim]
Kanıtlamak işi
-
[isim]
Kanıtlamak işi
- KANDIRMAK
-
-
[-i]
Kanmasını sağlamak, inandırmak, ikna etmek
- "Bu arkadaşları da ben kandırdım." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Aldatmak
- "Kızcağızı yaşadığı muhitteki sabıkalılar kandırarak bir şebekeye sokmuş." (Refik Halit Karay)
-
İçme, yeme isteğini karşılamak
-
[-i]
Kanmasını sağlamak, inandırmak, ikna etmek
- KANUNNAME
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yasa kitabı
- "Alaydan yetişen mutlaka talimnameyi, dâhiliye kanunnamesini vesaireyi bilir." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Yasa kitabı
- KANIRTMAK
-
-
[-i]
Büküp zorlayarak yerinden oynatmak
- "Kazığı kanırtmak."
-
[-i]
Büküp zorlayarak yerinden oynatmak
- KANDİLİSA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Yelkenleri yerlerine çekmekte kullanılan halatların genel adı
-
[isim]
Yelkenleri yerlerine çekmekte kullanılan halatların genel adı
- KANLANMAK
-
-
[nsz]
Kan bulaşmak
- "Sargı kanlandı."
-
Kanı çoğalmak
-
Bir organda kan birikmek
- "Kanlanan gözlerinden sıcak yaşlar akıyor, heyecan ve yorgunluğundan nefesi tıkanıyordu." (Ömer Seyfettin)
-
[nsz]
Kan bulaşmak
- KANIRTMAÇ
-
-
[isim]
Bir şeyi kanırmak için kullanılan değnek veya araç, bir tür kaldıraç
-
[isim]
Bir şeyi kanırmak için kullanılan değnek veya araç, bir tür kaldıraç
- KANTARLIK
-
-
[sıfat]
Kantar ölçüsünde olan
- "İki kantarlık odun."
-
[sıfat]
Kantar ölçüsünde olan
- KANTÇILIK
- ...
- KANAATKAR
- ...
- KANITSAMA
-
-
[isim]
Kanıtsamak işi
-
[isim]
Kanıtsamak işi
- KANDİLSİZ
-
-
[sıfat]
Kandili olmayan
-
[sıfat]
Kandili olmayan
- KANTARİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Çarşıya, pazara getirilen şeylerden alınan tartı vergisi
-
[isim]
Çarşıya, pazara getirilen şeylerden alınan tartı vergisi
- KANUNİYET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yasa olma gücünü kazanma
-
[isim]
Yasa olma gücünü kazanma
- KANABİLME
- ...
- KANDAŞLIK
-
-
[isim]
Kan birliği, soy birliği
-
[isim]
Kan birliği, soy birliği
- KANAYAKLI
-
-
[sıfat]
Çaresiz, zavallı
-
Yoksul
-
[isim]
Kadın
-
[sıfat]
Çaresiz, zavallı
- KANGRENLİ
-
-
[sıfat]
Kangreni olan
- "Ayağın bilhassa parmak nahiyeleri kangrenli uzuvlara has morumtırak bir büzülme arz ediyorlardı." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Kangreni olan
- KANSIZLIK
-
-
[isim]
Kanda alyuvar sayısının ve hemoglobin miktarının azalmasından ileri gelen bir hastalık durumu, anemi
-
Duygusuzluk, korkaklık
-
Soysuzluk
-
[isim]
Kanda alyuvar sayısının ve hemoglobin miktarının azalmasından ileri gelen bir hastalık durumu, anemi