Başında kan olan 7 harfli 24 kelime var. Kan ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde kan olan kelimeler listesine ya da sonu kan ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında kan bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Kan Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
KAN
2 Harfli Kelimeler
AK, AN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KANITLI
-
-
[sıfat]
Kanıtı olan; ispatlı
-
[sıfat]
Kanıtı olan; ispatlı
- KANIRMA
-
-
[isim]
Kanırmak işi
-
[isim]
Kanırmak işi
- KANALET
-
Kelime Kökeni: Fransızca canalette
-
[isim]
Bakınız kanalcık
-
[isim]
Bakınız kanalcık
- KANTOCU
-
-
[isim]
Kanto söyleyen kadın
- "Tıpkı kantocu bir kız gibi ellerini şakırdatıp omuzlarını titretiyordu."
-
[isim]
Kanto söyleyen kadın
- KANGURU
-
Kelime Kökeni: Fransızca kangourou
-
[isim, hayvan bilimi]
Kangurugillerden, Avustralya'da yaşayan, iri, otçul, memeli, ön ayakları kısa, art ayakları ile kuyruğu uzun ve güçlü, başı küçük, dişisinin karnında yavrularını taşıyacak bir kesesi bulunan keseli hayvan (Macropus giganteus)
-
[isim, hayvan bilimi]
Kangurugillerden, Avustralya'da yaşayan, iri, otçul, memeli, ön ayakları kısa, art ayakları ile kuyruğu uzun ve güçlü, başı küçük, dişisinin karnında yavrularını taşıyacak bir kesesi bulunan keseli hayvan (Macropus giganteus)
- KANASTA
-
Kelime Kökeni: İspanyolca canasta
-
[isim]
Bir tür kâğıt oyunu
-
[isim]
Bir tür kâğıt oyunu
- KANGREN
-
Kelime Kökeni: Fransızca gangrène
-
[isim, tıp]
Vücudun herhangi bir yerindeki dokunun oraya kan gelmemesi sonucu ölmesi
- "Onun bacağını kangren tehdit edip de tecrit ettiğimiz vakit daha iyi tanıdım onu."
-
[isim, tıp]
Vücudun herhangi bir yerindeki dokunun oraya kan gelmemesi sonucu ölmesi
- KANLICA
-
-
[isim, bitki bilimi]
İğne yapraklı ağaçların bulunduğu orman zeminlerinde sonbahar aylarında yetişen, sapı ve şapkası turuncu tonlarında, berelendiğinde kırmızı sıvı salgılayan, bazitli bir tür mantar; çıntar (Lactarius deliciosus)
- "Kanlıca mantarı bu... Kır, bak; nasıl, kırmızı bir su çıkıyor değil mi?"
-
[isim, bitki bilimi]
İğne yapraklı ağaçların bulunduğu orman zeminlerinde sonbahar aylarında yetişen, sapı ve şapkası turuncu tonlarında, berelendiğinde kırmızı sıvı salgılayan, bazitli bir tür mantar; çıntar (Lactarius deliciosus)
- KANDELA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca candela
-
[isim, fizik]
Bakınız mum
-
[isim, fizik]
Bakınız mum
- KANCALI
-
-
[sıfat]
Kancası olan
-
[sıfat]
Kancası olan
- KANARYA
-
Kelime Kökeni: İspanyolca canario
-
[isim, hayvan bilimi]
İspinozgillerden, yeşilimsi veya sarı tüylü, koni biçiminde küçük gagalı, ötücü kuş (Serinus canaria)
- "Bülbül olup dili yüzünden çekmek, kanarya olup dili yüzünden çekmemekten yeğdir."
-
[isim, hayvan bilimi]
İspinozgillerden, yeşilimsi veya sarı tüylü, koni biçiminde küçük gagalı, ötücü kuş (Serinus canaria)
- KANATMA
-
-
[isim]
Kanatmak işi
-
[isim]
Kanatmak işi
- KANATIŞ
-
-
[isim]
Kanatmak işi
-
[isim]
Kanatmak işi
- KANCACI
-
-
[isim]
Metal zincir imalatında palet zincirlerinin ucundaki baklalarına özel kanca takan kimse
-
[isim]
Metal zincir imalatında palet zincirlerinin ucundaki baklalarına özel kanca takan kimse
- KANIKMA
-
-
[isim]
Kanıkmak işi
-
[isim]
Kanıkmak işi
- KANAYIŞ
-
-
[isim]
Kanama işi
-
[isim]
Kanama işi
- KANATLI
-
-
[sıfat]
Kanadı olan
- "Senelerden beri leylek görmüyorum. Hatta bu kanatlı yaz seyyahlarının son senelerde İstanbul'a rağbetleri az."
-
[sıfat]
Kanadı olan
- KANTİTE
-
Kelime Kökeni: Fransızca quantité
-
[isim]
Bakınız nicelik
-
[isim]
Bakınız nicelik
- KANUNEN
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳānūnen
-
[zarf, hukuk]
Yasa gereğince, yasal olarak
-
[zarf, hukuk]
Yasa gereğince, yasal olarak
- KANAMAK
-
-
[nesnesiz]
Vücudun herhangi bir yerinden kan akmak, kan gelmek
-
[mecaz]
Manevi acılar yeniden etkisini duyurmak, depreşmek
-
[nesnesiz]
Vücudun herhangi bir yerinden kan akmak, kan gelmek