Başında kan olan 6 harfli 25 kelime var. Kan ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde kan olan kelimeler listesine ya da sonu kan ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında kan bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kan Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K N

3 Harfli Kelimeler

KAN

2 Harfli Kelimeler

AK, AN

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KANATA

Kelime Kökeni: İtalyanca canetta

  1. [isim] Ağzı geniş, tek kulplu su kabı
KANAAT

Kelime Kökeni: Arapça ḳanāʿat

  1. [isim] Elindekinden hoşnut olma durumu, yeter bulma, fazlasını istememe
  2. Bakınız yetinme
  3. Birine veya bir şey karşı duyulan güven
  4. Bakınız görüş
    • "Biz kanaatlerimizi açık söyleriz." (Etem İzzet Benice)
KANCIL

  1. [isim, biyoloji] Kanda yaşayan asalak
KANCIK

  1. [sıfat] Hayvanlarda dişi
  2. [mecaz] Dönek, güvenilmez, kalleş (kimse)
KANSIZ

  1. [sıfat] Kanı olmayan
  2. Kan dökmeden yapılan
    • "Kansız ihtilal."
  3. [tıp] Kanı az olan, çok kan kaybetmiş olan; anemik
  4. [mecaz] Bakınız korkak
  5. Bakınız soysuz
KANDİL

Kelime Kökeni: Arapça ḳindīl

  1. [isim] İçinde sıvı bir yağ ve fitil bulunan kaptan oluşmuş aydınlatma aracı; yağ kandili
    • "Gece kandili birdenbire sönmüş, oda zifirî karanlık kesilmişti." (Ömer Seyfettin)
  2. Bakınız kandil gecesi
  3. [argo] Bakınız kör kandil
KANARA

Kelime Kökeni: Arapça ḳinnāre

  1. [isim, eskimiş] Bakınız kesimevi
KANAMA

  1. [isim] Kanamak işi; nezif
    • "Burun kanaması, diş kırılması, ötede beride ufak tefek sıyrıklar ve şişler..." (Reşat Nuri Güntekin)
KANUNİ

Kelime Kökeni: Arapça ḳānūnī

  1. [sıfat, hukuk] Bakınız yasal
  2. Bakınız yasalı
KANMAK

  1. [-e] Söylenilen sözün, anlatılan konunun doğruluğuna inanmak
  2. Tatlı sözlere aldanmak
  3. Bir gereksinimini, bir isteğini yeteri kadar karşılamış olmak; doymak
    • "Siz bile bu şekil, renk, koku zenginliğine kanmış ve yorulmuş ruhunuzla..." (Reşat Nuri Güntekin)
  4. Yetinmek, iktifa etmek
    • "Odalarının keçeleri üstüne serilmiş seccadelerde bazen namaz kılmakla kanmayarak çoraplarını çıkarır." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
KANSER

Kelime Kökeni: Fransızca cancer

  1. [isim, tıp] Bir organ veya dokudaki hücrelerin kontrolsüz olarak bölünüp çoğalmasına bağlı olarak yakın dokulara yayılmasıyla veya uzak dokulara sıçramasıyla beliren hastalık; amansız hastalık, incitmebeni, dokunmabana
    • "Doktorlar, kendisinde ilerlemiş bir kanser bulmuşlardır." (Falih Rıfkı Atay)
KANKAN

Kelime Kökeni: Fransızca cancan

  1. [isim] Kadınların oynadığı hareketli bir Fransız dansı
KANTAR

Kelime Kökeni: Arapça ḳinṭār

  1. [isim] Ağırlık sıfırken yatay duran bir kaldıraç koluna dik olarak tutturulmuş bir ibrenin sapmasıyla kütleleri tartan araç
  2. Tartılacak kütle alttaki çengele takıldığında sarmal bir yaya bağlı olan ve normal olarak sıfırı gösteren bir okun, yanlarda gösterilmiş ağırlık birimleri hizasına gelmesiyle kütle ağırlığını belirleyen bir tür tartı aleti; el kantarı
  3. Bakınız baskül
  4. 56,452 kilogram ağırlığında veya kırk dört okkalık bir ağırlık ve sığa birimi
    • "İki kantar kireç."
KANADA

  1. [isim] Kuzey Amerika'nın kuzeyinde, dünyanın yüz ölçümü en büyük ülkelerinden biri; başkenti Ottava
KANTAT

Kelime Kökeni: Fransızca cantate

  1. [isim] Kahramanlık ve din konularında yazılıp bestelenen şiir veya bu şiirin orkestra eşliğindeki tek veya çok sesli bestesi
KANDAŞ

  1. [isim] Aynı kanı taşıyan, aynı soydan olanlardan her biri
    • "Asırlarca birbirlerinden ayrı yaşayan kandaşlar..." (Falih Rıfkı Atay)
KANTİN

Kelime Kökeni: Fransızca cantine

  1. [isim] Kışla, fabrika, okul vb. yerlerde yiyecek ve içecek maddelerinin satıldığı yer
  2. Bu gibi kurumlarda işletilen ve yalnız o kuruma bağlı kimselerin yemek yediği lokanta
KANTON

Kelime Kökeni: Fransızca canton

  1. [isim] İsviçre Konfederasyonu'nu oluşturan devletlerden her biri
KANVAS

Kelime Kökeni: İngilizce canvas

  1. [isim] Çadır, ayakkabı, çanta yapımında ve resim yapmakta kullanılan, sık dokunmuş, kalın ve sağlam bez
KANTÇI

  1. [sıfat] Kant felsefesi yanlısı olan
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü