Başında kan olan 6 harfli 25 kelime var. Kan ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde kan olan kelimeler listesine ya da sonu kan ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında kan bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Kan Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
KAN
2 Harfli Kelimeler
AK, AN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KANATA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca canetta
-
[isim]
Ağzı geniş, tek kulplu su kabı
-
[isim]
Ağzı geniş, tek kulplu su kabı
- KANAAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳanāʿat
- KANCIL
-
-
[isim, biyoloji]
Kanda yaşayan asalak
-
[isim, biyoloji]
Kanda yaşayan asalak
- KANCIK
-
-
[sıfat]
Hayvanlarda dişi
-
[mecaz]
Dönek, güvenilmez, kalleş (kimse)
-
[sıfat]
Hayvanlarda dişi
- KANSIZ
-
- KANDİL
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳindīl
-
[isim]
İçinde sıvı bir yağ ve fitil bulunan kaptan oluşmuş aydınlatma aracı; yağ kandili
- "Gece kandili birdenbire sönmüş, oda zifirî karanlık kesilmişti."
-
Bakınız kandil gecesi
-
[argo]
Bakınız kör kandil
-
[isim]
İçinde sıvı bir yağ ve fitil bulunan kaptan oluşmuş aydınlatma aracı; yağ kandili
- KANARA
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳinnāre
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kesimevi
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kesimevi
- KANAMA
-
-
[isim]
Kanamak işi; nezif
- "Burun kanaması, diş kırılması, ötede beride ufak tefek sıyrıklar ve şişler..."
-
[isim]
Kanamak işi; nezif
- KANUNİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳānūnī
- KANMAK
-
-
[-e]
Söylenilen sözün, anlatılan konunun doğruluğuna inanmak
-
Tatlı sözlere aldanmak
-
Bir gereksinimini, bir isteğini yeteri kadar karşılamış olmak; doymak
- "Siz bile bu şekil, renk, koku zenginliğine kanmış ve yorulmuş ruhunuzla..."
-
Yetinmek, iktifa etmek
- "Odalarının keçeleri üstüne serilmiş seccadelerde bazen namaz kılmakla kanmayarak çoraplarını çıkarır."
-
[-e]
Söylenilen sözün, anlatılan konunun doğruluğuna inanmak
- KANSER
-
Kelime Kökeni: Fransızca cancer
-
[isim, tıp]
Bir organ veya dokudaki hücrelerin kontrolsüz olarak bölünüp çoğalmasına bağlı olarak yakın dokulara yayılmasıyla veya uzak dokulara sıçramasıyla beliren hastalık; amansız hastalık, incitmebeni, dokunmabana
- "Doktorlar, kendisinde ilerlemiş bir kanser bulmuşlardır."
-
[isim, tıp]
Bir organ veya dokudaki hücrelerin kontrolsüz olarak bölünüp çoğalmasına bağlı olarak yakın dokulara yayılmasıyla veya uzak dokulara sıçramasıyla beliren hastalık; amansız hastalık, incitmebeni, dokunmabana
- KANKAN
-
Kelime Kökeni: Fransızca cancan
-
[isim]
Kadınların oynadığı hareketli bir Fransız dansı
-
[isim]
Kadınların oynadığı hareketli bir Fransız dansı
- KANTAR
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳinṭār
-
[isim]
Ağırlık sıfırken yatay duran bir kaldıraç koluna dik olarak tutturulmuş bir ibrenin sapmasıyla kütleleri tartan araç
-
Tartılacak kütle alttaki çengele takıldığında sarmal bir yaya bağlı olan ve normal olarak sıfırı gösteren bir okun, yanlarda gösterilmiş ağırlık birimleri hizasına gelmesiyle kütle ağırlığını belirleyen bir tür tartı aleti; el kantarı
-
Bakınız baskül
-
56,452 kilogram ağırlığında veya kırk dört okkalık bir ağırlık ve sığa birimi
- "İki kantar kireç."
-
[isim]
Ağırlık sıfırken yatay duran bir kaldıraç koluna dik olarak tutturulmuş bir ibrenin sapmasıyla kütleleri tartan araç
- KANADA
-
-
[isim]
Kuzey Amerika'nın kuzeyinde, dünyanın yüz ölçümü en büyük ülkelerinden biri; başkenti Ottava
-
[isim]
Kuzey Amerika'nın kuzeyinde, dünyanın yüz ölçümü en büyük ülkelerinden biri; başkenti Ottava
- KANTAT
-
Kelime Kökeni: Fransızca cantate
-
[isim]
Kahramanlık ve din konularında yazılıp bestelenen şiir veya bu şiirin orkestra eşliğindeki tek veya çok sesli bestesi
-
[isim]
Kahramanlık ve din konularında yazılıp bestelenen şiir veya bu şiirin orkestra eşliğindeki tek veya çok sesli bestesi
- KANDAŞ
-
-
[isim]
Aynı kanı taşıyan, aynı soydan olanlardan her biri
- "Asırlarca birbirlerinden ayrı yaşayan kandaşlar..."
-
[isim]
Aynı kanı taşıyan, aynı soydan olanlardan her biri
- KANTİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca cantine
-
[isim]
Kışla, fabrika, okul vb. yerlerde yiyecek ve içecek maddelerinin satıldığı yer
-
Bu gibi kurumlarda işletilen ve yalnız o kuruma bağlı kimselerin yemek yediği lokanta
-
[isim]
Kışla, fabrika, okul vb. yerlerde yiyecek ve içecek maddelerinin satıldığı yer
- KANTON
-
Kelime Kökeni: Fransızca canton
-
[isim]
İsviçre Konfederasyonu'nu oluşturan devletlerden her biri
-
[isim]
İsviçre Konfederasyonu'nu oluşturan devletlerden her biri
- KANVAS
-
Kelime Kökeni: İngilizce canvas
-
[isim]
Çadır, ayakkabı, çanta yapımında ve resim yapmakta kullanılan, sık dokunmuş, kalın ve sağlam bez
-
[isim]
Çadır, ayakkabı, çanta yapımında ve resim yapmakta kullanılan, sık dokunmuş, kalın ve sağlam bez
- KANTÇI
-
-
[sıfat]
Kant felsefesi yanlısı olan
-
[sıfat]
Kant felsefesi yanlısı olan