Başında kan olan 10 harfli 35 kelime var. Kan ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde kan olan kelimeler listesine ya da sonu kan ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında kan bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kan Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K N

3 Harfli Kelimeler

KAN

2 Harfli Kelimeler

AK, AN

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KANÇILARYA

Kelime Kökeni: İtalyanca cancelleria

  1. [isim] Elçilik ve konsolosluklarda yönetimle ilgili görevlilerin çalıştığı yer
    • "Terbiyeli fakat kançılarya işlerinden bihaber bir genç." (Refik Halit Karay)
KANTARLAMA

  1. [isim] Kantarlamak işi
KANITLANIŞ

  1. [isim] Kanıtlanmak işi; ispatlanış
KANCALAMAK

  1. [-i] Kancayı bir şeye takmak
  2. Kancayı atıp çekmek
  3. [mecaz] Bir kimse veya şeyin üzerine bıktıracak kadar düşmek
KANIKSATMA

  1. [isim] Kanıksatmak işi
KANGALLAMA

  1. [isim] Kangallamak işi
KANABİLMEK

  1. [nesnesiz] Kanma ihtimali bulunmak
KANITLAYIŞ

  1. [isim] Kanıtlamak işi; ispatlayış
KANITLANMA

  1. [isim] Kanıtlanmak işi; ispatlanma
KANDIRMACA

  1. [isim] Kandırmak amacıyla yapılan düzen
    • "Fakat o, hayatını zehirleyen şeyin bu meşum kandırmaca olduğunu yıllarca öğrenemeyecekti." (İhsan Oktay Anar)
KANUNUSANİ

Kelime Kökeni: Arapça kānūn + s̱ānī

  1. [isim, eskimiş] Bakınız ocak
KANTOCULUK

  1. [isim] Kantocunun yaptığı iş
    • "Kantoculuk üzerine tartışmayı bal gibi önlemişti." (Tarık Buğra)
KANITLAMAK

  1. [-i] Kanıt göstererek bir şeyin gerçek yönünü ortaya çıkarmak; ispatlamak, ispat etmek
    • "Şükriye birdenbire o mütevazı ümidinin, hayatını değerlendiren ve manalandıran bu tek bağın çözülüvermek üzere olduğunu, onun bir kuruntudan başka bir şey olmadığını kanıtladı." (Tarık Buğra)
  2. [hukuk] Dava konusu iddianın veya buna karşı yapılan savunmanın doğru olduğunu ortaya çıkarmak; ispatlamak, ispat etmek
KANKIRMIZI

  1. [sıfat, mecaz] Çok daha baskın; kankızıl
    • "İhtiyarlığına tesadüf eden bu son nesil kankırmızı çıkmış, ötekilere rahmet okutmuştu." (Reşat Nuri Güntekin)
KANSEROJEN

Kelime Kökeni: Fransızca cancérogène

  1. [sıfat, tıp] Kanser yapıcı özelliği olan
KANITSAMAK

  1. [-i] Kanıt, belge veya delil olarak kabul etmek
KANIKLANMA

  1. [isim] Bakınız yetinme
KANIVERMEK

  1. [-e] Çabucak ve kolaylıkla kanmak
    • "Nezlenin bu pis kurnazlığına çabucacık kanıveririz." (Nâzım Hikmet)
KANIKSAMAK

  1. [-i] Çok tekrarlama sebebiyle yadırgamaz olmak; alışmak
    • "Kanıksamış ve alışmış olduğumu düşünmek bile istemiyorum." (Adalet Ağaoğlu)
KANUNCULUK

  1. [isim] Kanuncunun yaptığı iş
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü