Başında kan olan 10 harfli 35 kelime var. Kan ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde kan olan kelimeler listesine ya da sonu kan ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında kan bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Kan Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A K N
3 Harfli Kelimeler
KAN
2 Harfli Kelimeler
AK, AN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KANÇILARYA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca cancelleria
-
[isim]
Elçilik ve konsolosluklarda yönetimle ilgili görevlilerin çalıştığı yer
- "Terbiyeli fakat kançılarya işlerinden bihaber bir genç."
-
[isim]
Elçilik ve konsolosluklarda yönetimle ilgili görevlilerin çalıştığı yer
- KANTARLAMA
-
-
[isim]
Kantarlamak işi
-
[isim]
Kantarlamak işi
- KANITLANIŞ
-
-
[isim]
Kanıtlanmak işi; ispatlanış
-
[isim]
Kanıtlanmak işi; ispatlanış
- KANCALAMAK
-
-
[-i]
Kancayı bir şeye takmak
-
Kancayı atıp çekmek
-
[mecaz]
Bir kimse veya şeyin üzerine bıktıracak kadar düşmek
-
[-i]
Kancayı bir şeye takmak
- KANIKSATMA
-
-
[isim]
Kanıksatmak işi
-
[isim]
Kanıksatmak işi
- KANGALLAMA
-
-
[isim]
Kangallamak işi
-
[isim]
Kangallamak işi
- KANABİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Kanma ihtimali bulunmak
-
[nesnesiz]
Kanma ihtimali bulunmak
- KANITLAYIŞ
-
-
[isim]
Kanıtlamak işi; ispatlayış
-
[isim]
Kanıtlamak işi; ispatlayış
- KANITLANMA
-
-
[isim]
Kanıtlanmak işi; ispatlanma
-
[isim]
Kanıtlanmak işi; ispatlanma
- KANDIRMACA
-
-
[isim]
Kandırmak amacıyla yapılan düzen
- "Fakat o, hayatını zehirleyen şeyin bu meşum kandırmaca olduğunu yıllarca öğrenemeyecekti."
-
[isim]
Kandırmak amacıyla yapılan düzen
- KANUNUSANİ
-
Kelime Kökeni: Arapça kānūn + s̱ānī
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ocak
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ocak
- KANTOCULUK
-
-
[isim]
Kantocunun yaptığı iş
- "Kantoculuk üzerine tartışmayı bal gibi önlemişti."
-
[isim]
Kantocunun yaptığı iş
- KANITLAMAK
-
-
[-i]
Kanıt göstererek bir şeyin gerçek yönünü ortaya çıkarmak; ispatlamak, ispat etmek
- "Şükriye birdenbire o mütevazı ümidinin, hayatını değerlendiren ve manalandıran bu tek bağın çözülüvermek üzere olduğunu, onun bir kuruntudan başka bir şey olmadığını kanıtladı."
-
[hukuk]
Dava konusu iddianın veya buna karşı yapılan savunmanın doğru olduğunu ortaya çıkarmak; ispatlamak, ispat etmek
-
[-i]
Kanıt göstererek bir şeyin gerçek yönünü ortaya çıkarmak; ispatlamak, ispat etmek
- KANKIRMIZI
-
-
[sıfat, mecaz]
Çok daha baskın; kankızıl
- "İhtiyarlığına tesadüf eden bu son nesil kankırmızı çıkmış, ötekilere rahmet okutmuştu."
-
[sıfat, mecaz]
Çok daha baskın; kankızıl
- KANSEROJEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca cancérogène
-
[sıfat, tıp]
Kanser yapıcı özelliği olan
-
[sıfat, tıp]
Kanser yapıcı özelliği olan
- KANITSAMAK
-
-
[-i]
Kanıt, belge veya delil olarak kabul etmek
-
[-i]
Kanıt, belge veya delil olarak kabul etmek
- KANIKLANMA
-
-
[isim]
Bakınız yetinme
-
[isim]
Bakınız yetinme
- KANIVERMEK
-
-
[-e]
Çabucak ve kolaylıkla kanmak
- "Nezlenin bu pis kurnazlığına çabucacık kanıveririz."
-
[-e]
Çabucak ve kolaylıkla kanmak
- KANIKSAMAK
-
-
[-i]
Çok tekrarlama sebebiyle yadırgamaz olmak; alışmak
- "Kanıksamış ve alışmış olduğumu düşünmek bile istemiyorum."
-
[-i]
Çok tekrarlama sebebiyle yadırgamaz olmak; alışmak
- KANUNCULUK
-
-
[isim]
Kanuncunun yaptığı iş
-
[isim]
Kanuncunun yaptığı iş