Başında kalk olan 24 kelime var. Kalk ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde kalk olan kelimeler listesine ya da sonu kalk ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında kalk bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

KALKERLEŞMEK, KALKINDIRMAK

11 Harfli Kelimeler

KALKERLEŞME, KALKINDIRMA, KALKIŞILMAK

10 Harfli Kelimeler

KALKANDERE, KALKIŞILMA, KALKOLİTİK

9 Harfli Kelimeler

KALKANCIK, KALKERSİZ, KALKIKLIK, KALKINMAK, KALKIŞMAK

8 Harfli Kelimeler

KALKERLİ, KALKINIŞ, KALKINMA, KALKIŞMA, KALKOJEN

7 Harfli Kelimeler

KALKMAK

6 Harfli Kelimeler

KALKAN, KALKER, KALKIK, KALKIŞ, KALKMA


Kelime bulma makinesi

A K K L Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

KAK, KAL, LAK

2 Harfli Kelimeler

AK, AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KALKERLEŞMEK

  1. [nsz] Toprak kireç durumuna geçmek

KALKINDIRMAK

  1. [-i] Kalkınmasını sağlamak, kalkınmasına yol açmak

KALKIŞILMAK

  1. [nsz] Kalkışma işine konu olmak

KALKERLEŞME

  1. [isim] Kalkerleşmek işi

KALKINDIRMA

  1. [isim] Kalkındırmak işi

KALKIŞILMA

  1. [isim] Kalkışılmak durumu

KALKANDERE
...
KALKOLİTİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Bakırın kullanılmaya başlamasıyla nitelenen (tarih öncesi dönem)

KALKINMAK

  1. [nsz] Durumunu düzeltmek, aşamalı bir biçimde gelişmek, ilerlemek
    • "Bu firma batmak üzereyken yeni müdürün çabasıyla kalkındı."
  2. Zenginleşmek

KALKIKLIK

  1. [isim] Kalkık olma durumu

KALKIŞMAK

  1. [-e] Yetenek, imkân ve gücü aşan bir işe girişmek
  2. Girişmek, başlamak, yeltenmek
    • "Bunu haber alınca zavallı intihara kalkışmış." (Aka Gündüz)

KALKERSİZ

  1. [sıfat] Birleşiminde kireç taşı bulunmayan

KALKANCIK

  1. [isim] Tohum içerisinde embriyoyu besi dokuya bağlayan, onu besin deposundan ayıran ve besin maddelerini emerek embriyoya veren zar gibi ince ve kalkan şeklinde bir parça

KALKERLİ

  1. [sıfat] Birleşiminde kireç taşı bulunan

KALKOJEN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Periyodik dizgede, altıncı gruptaki oksijen, kükürt, selenyum, tellür, polonyum elementlerinin genel adı

KALKINMA

  1. [isim] Kalkınmak işi
    • "Yeni kurulan, hızla gelişmiş, kalkınma atılımlarını gerçekleştirmiş bir ülke." (Necati Cumalı)
  2. İyileşme, şifa bulma
    • "Görünen, bir daha kalkınması artık pek zor." (Mehmet Akif Ersoy)

KALKINIŞ

  1. [isim] Kalkınma işi veya biçimi

KALKIŞMA

  1. [isim] Kalkışmak işi
  2. İsyan, ayaklanma, kıyam

KALKMAK

  1. [nsz] Gitmek üzere yerinden ayrılmak
    • "Niye kalktınız, biraz daha otursaydınız."
  2. [-den] Oturma durumundan dik duruma gelmek, doğrulmak
    • "Annem yerinden kalktı, yanıma geldi, bir kolunu uzatarak omzuna doladı." (Halit Ziya Uşaklıgil)
  3. [-den] Uyanarak yataktan ayrılmak
    • "İstemeye istemeye, altüst olmuş yataktan kalktım." (Ömer Seyfettin)
  4. Yukarı doğru yükselmek
    • "Terazinin bir gözü inince öbürü kalkar."
  5. Taşıtlar yola çıkmak
    • "Tren saat onda kalktı."
  6. [-den] Uçmak, havalanmak
    • "Uçak pistten kalktı."
  7. Yerinden ayrılıp yol almaya başlamak
    • "Çıkın arabaya, kalkacak şimdi, kalacaksınız buracıkta!" (Osman Cemal Kaygılı)
  8. [-e] Hayvan iki art ayağı üzerinde dik durum almak
    • "At, art ayakları üzerine kalktı."
  9. Kabarmak, ayrılmak
    • "Masanın kaplaması kalktı."
  10. Derlenip götürülmek
    • "Ne zaman kalkacağını, nereye gömüleceğini bilmek, bildirmek mümkün değil." (Memduh Şevket Esendal)
  11. Hasta iyileşerek gezecek duruma gelmek
    • "Hasta bir haftaya kadar kalkar."
  12. Varlığı, hayatı son bulmak
    • "Halifelik kalktı."
  13. [-den] Yok olmak, artık bulunmamak
    • "Ortalıktan kar kalkınca..."
  14. [-e] Girişmek, başlamak, davranmak, yeltenmek
    • "Gözlüklerini takmadan okumaya kalktı." (Necati Cumalı)
  15. Geçerli olmamak, geçerliğini yitirmek, geçmez olmak
    • "Yasanın bu maddesi kalktı."
  16. Uygulanmaz olmak
    • "Sıkıyönetim kalktı."
  17. Güncelliğini yitirmek
    • "Bu âdet çoktan kalktı."
  18. [-e] Bir durumdan başka bir duruma geçmek
    • "Dörtnala kalkmak."
    • "Tırısa kalkmak."
  19. [-den] Başka yere gitmek, taşınmak
    • "O yıl, çok geçmeden piyade taburu bizim ilçeden başka ilçeye kalktı." (Necati Cumalı)
  20. [-e] Ayakta beklemek
    • "Mektepte cezaya kalkmış gibi duruyorsun." (Falih Rıfkı Atay)

KALKIŞ

  1. [isim] Kalkma işi veya biçimi

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü