Başında kada olan 12 kelime var. KADA ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde kada olan kelimeler listesine ya da sonu kada ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

KADASTROLANMAK

13 Harfli Kelimeler

KADASTROLAMAK, KADASTROLANMA, KADAVRALAŞMAK

12 Harfli Kelimeler

KADASTROLAMA, KADAVRALAŞMA, KADAYIFÇILIK

9 Harfli Kelimeler

KADAYIFÇI

8 Harfli Kelimeler

KADASTRO

7 Harfli Kelimeler

KADAVRA, KADAYIF

5 Harfli Kelimeler

KADAR


Kelime bulma makinesi

A A D K Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

ADAK

3 Harfli Kelimeler

ADA, AKA

2 Harfli Kelimeler

AD, AK

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KADASTROLANMAK

  1. [nsz] Kadastrosu yapılmak
    • "Gayrimenkuller kadastrolandı."

KADASTROLANMA

  1. [isim] Kadastrolanmak işi veya durumu

KADASTROLAMAK

  1. [-i] Kadastrosunu yapmak

KADAVRALAŞMAK

  1. [nsz] Kadavra durumuna gelmek

KADAVRALAŞMA

  1. [isim] Kadavralaşmak işi

KADAYIFÇILIK

  1. [isim] Kadayıf yapma veya satma işi

KADASTROLAMA

  1. [isim] Kadastrolamak işi veya durumu

KADAYIFÇI

  1. [isim] Kadayıf yapan veya satan kimse

KADASTRO

Kelime Kökeni : İspanyolca

  1. [isim] Bir ülkedeki her çeşit arazi ve mülk yerinin, alanının, sınırlarının ve değerlerinin devlet eliyle belirlenip plana bağlanması işi
    • "Kadastro memuru."
    • "Kadastro çalışmaları."

KADAVRA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Tıp öğretiminde, üzerinde çalışma yapılan ölü insan veya hayvan vücudu

KADAYIF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Undan yapılan, tatlı olarak tüketilen türlü biçimlerde yiyecek
    • "Ekmek kadayıfı."
    • "Tel kadayıf."

KADAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [edat] Ölçüsünde, derecesinde
    • "Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar da genç işidir." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Büyüklüğünde, genişliğinde
    • "Bacak kadar çocuk."
    • "Avuç içi kadar yer."
  3. Dek, değin
    • "Saat ona kadar sokaklarda gezdi." (Peyami Safa)
  4. Gibi
    • "İstanbul'un balıkları kadar balıkçıları da hoştur." (Sait Faik Abasıyanık)
  5. Denli
    • "Bu merdivenleri, yapıldığı günden beri bu kadar telaşla çıkmamışımdır." (Yusuf Ziya Ortaç)
  6. Süre belirten bir söz
    • "Bu minval üzere yedi ay kadar geçti, geçmedi." (Refik Halit Karay)
  7. [zarf] Miktarda, derecede
    • "İçinde biriken hayat bazen taşacak kadar çok oluyor." (Halide Edip Adıvar)
  8. Gösterme sıfatlarından biriyle bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz
    • "Kantara'nın önünde yüz kadar düşman çadırı kurulmuştu." (Falih Rıfkı Atay)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü