Sonunda ka olan 5 harfli 39 kelime var. KA ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ka olan kelimeler listesine ya da başında ka olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A K Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AK
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HOKKA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Metal, cam veya topraktan yapılmış, içine mürekkep konulan küçük kap
- "Kahvelerdeki herkesin kullandığı hokka kalemler hep bozuktu." (Sait Faik Abasıyanık)
- "Biraz kısaca olmasını kalınlığıyla telafi eden vücuduma hokka gibi oturan jaketatayımla bu gibi törenlerde beni daima..." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Metal, cam veya topraktan yapılmış, içine mürekkep konulan küçük kap
- KANKA
-
-
[isim]
Kan kardeşi
-
[isim]
Kan kardeşi
- MAÇKA
- ...
- PARKA
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Genellikle askerin açık hava eğitimi ve manevra sırasında giydiği soğuğa karşı koruyucu, başlıklı bir çeşit üstlük
-
Genellikle gençlerin giydiği başlıklı bir tür üstlük
-
[isim]
Genellikle askerin açık hava eğitimi ve manevra sırasında giydiği soğuğa karşı koruyucu, başlıklı bir çeşit üstlük
- VOTKA
-
Kelime Kökeni : Rusça
-
[isim]
Tahıl tanelerinin damıtılmasıyla elde edilen alkollü içki
- "Karabiberli, domates suyuyla karışık votka içiyorduk." (Necati Cumalı)
-
[isim]
Tahıl tanelerinin damıtılmasıyla elde edilen alkollü içki
- CUKKA
-
-
[isim]
Hayvan ve insan memesi
-
[isim]
Hayvan ve insan memesi
- ŞAYKA
-
Kelime Kökeni : Macarca
-
[isim]
Türklerin Karadeniz'deki ırmak kıyılarının korunmasında, Rus Kazakların kıyılara saldırmada kullandıkları altı düz, yayvan gemi
-
[isim]
Türklerin Karadeniz'deki ırmak kıyılarının korunmasında, Rus Kazakların kıyılara saldırmada kullandıkları altı düz, yayvan gemi
- ÇUŞKA
-
Kelime Kökeni : Bulgarca
-
[isim]
Acı biber, kırmızıbiber
-
[isim]
Acı biber, kırmızıbiber
- BAŞKA
-
-
[sıfat]
Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge
- "Yıllar sonra olaya başka bir açıdan bakabildim." (Haldun Taner)
-
Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan
- "Bütün bunlar beni herkesten başka bir insan yapmıyor." (Halide Edip Adıvar)
-
[edat]
"Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -dan / -den başka biçiminde kullanılan bir söz
-
[sıfat]
Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge
- SISKA
-
-
[sıfat]
Çok zayıf ve kuru, kaknem, çelimsiz, arık
- "... eskimiş zeytinyağında kızartıp meze diye sunduğu sıska balıkları geveliyoruz." (Ercüment Ekrem Talu)
-
Karın boşluğuna su dolmuş olan
-
[sıfat]
Çok zayıf ve kuru, kaknem, çelimsiz, arık
- YUFKA
-
-
[isim]
Oklava ile açılan ince, yuvarlak hamur yaprağı
-
Sacda pişen bir ekmek türü
-
[sıfat]
İnce ve çabuk kırılır, dayanıksız
- "Bu kapak pek yufka bir şey."
-
[isim]
Oklava ile açılan ince, yuvarlak hamur yaprağı
- FIRKA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İnsan topluluğu
-
Siyasal topluluk, parti (I)
- "Mecliste, hâkim olan fırkanın, hükûmet teşkilini, muhalif ve ekalliyette bulunan bir fırkaya terk etmesi ise asla mevzubahis olamaz." (Atatürk)
-
Tümen
- "Benim burada bir fırka kumandanım vardı." (Peyami Safa)
-
[isim]
İnsan topluluğu
- ŞIPKA
-
-
[isim]
Torpidolara karşı ve daha başka işler için gemilerde kullanılan halattan örülmüş ağ
-
[isim]
Torpidolara karşı ve daha başka işler için gemilerde kullanılan halattan örülmüş ağ
- LAÇKA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Gemi halatının gevşetilip boşa bırakılması
-
[sıfat]
Gevşemiş, verimsiz duruma gelmiş, düzeni bozulmuş
- "Ne oluyorum demeye vakit bulamadan her tarafını laçka eden bir kesiklik duydu." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Gemi halatının gevşetilip boşa bırakılması
- BANKA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Faizle para alıp veren, kredi, iskonto, kambiyo işlemleri yapan, kasalarında para, değerli belge, eşya saklayan ve ticaret, sanayi, ekonomi alanlarında çeşitli etkinliklerde bulunan kuruluş
- "Gelen parayı bankaya götürüp yatırırlar." (Reşat Nuri Güntekin)
- "İyi kazanmıyordu fakat ne kazanıyorsa hepsini bankaya yatırıyordu." (Tarık Dursun K)
-
Bankacılık işleminin yapıldığı yapı
-
[isim]
Faizle para alıp veren, kredi, iskonto, kambiyo işlemleri yapan, kasalarında para, değerli belge, eşya saklayan ve ticaret, sanayi, ekonomi alanlarında çeşitli etkinliklerde bulunan kuruluş
- KISKA
-
-
[isim]
Arpacık soğanı
-
[isim]
Arpacık soğanı
- MUSKA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İçinde dinî ve büyüleyici bir gücün saklı olduğu sanılan, taşıyanı, takanı veya sahip olanı zararlı etkilerden koruyup iyilik getirdiğine inanılan bir nesne, yazılı kâğıt vb., hamaylı
- "İnsan, üstünde tercihen boynunda mutlaka bir muska taşımalıydı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Üçgen biçiminde katlanmış olan şey
-
[isim]
İçinde dinî ve büyüleyici bir gücün saklı olduğu sanılan, taşıyanı, takanı veya sahip olanı zararlı etkilerden koruyup iyilik getirdiğine inanılan bir nesne, yazılı kâğıt vb., hamaylı
- VATKA
-
Kelime Kökeni : Rusça
-
[isim]
Giysilerde, omuzların dik durmasını sağlamak amacıyla içine konulan parça
-
[isim]
Giysilerde, omuzların dik durmasını sağlamak amacıyla içine konulan parça
- MARKA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Resim veya harfle yapılan işaret
-
Bilet, para yerine kullanılan metal veya başka şeyden parça
-
Bir ticari malı, herhangi bir nesneyi tanıtmaya, benzerinden ayırmaya yarayan özel ad veya işaret
-
Tanınmış ürün, saygın kişi vb
-
[isim]
Resim veya harfle yapılan işaret
- ZANKA
-
Kelime Kökeni : Rusça
-
[isim]
İki atlı kızak
-
[isim]
İki atlı kızak