Başında ka olan 8 harfli 458 kelime var. Ka ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ka olan kelimeler listesine ya da sonu ka ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında ka bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A K Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

AK

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KANIKMAK

  1. [-e] Kanmak, gönlü kanmak

KAPİTONE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] İçi pamuk veya yün vatka ile doldurularak dikilmiş, döşemelik veya giyim eşyası yapımında kullanılan kumaş
  2. [sıfat] Bu kumaştan yapılmış veya bu biçimde dikilmiş
    • "Eve ekmek ve kıyma götürdüğünü inadına unutturmak istercesine ansiklopedilerin, kapitone fonların önünde bize poz veriyor." (Tomris Uyar)

KAPSAMLI

  1. [sıfat] Kapsamı olan
  2. Kapsamı geniş olan, şümullü

KAPUTLUK

  1. [isim] Kaputların konulduğu yer
  2. Kaput yapmak için kullanılacak (kumaş)

KARBONAT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Karbonik asidin bazlarla birleşerek oluşturduğu tuzların genel adı
  2. Sodyum bikarbonat
  3. Genellikle sindirimi kolaylaştırmak için suya katılan kimyasal birleşim
    • "Daha sonra karbonat yerine asit borik yutmak suretiyle bir sersemlik ettim." (Burhan Felek)

KARALAMA

  1. [isim] Karalamak işi
  2. El alıştırmak için çok tekrarlanarak yazılan yazı
  3. Üstünde düzeltmeler yapılan, temize çekilmemiş yazı taslağı, müsvedde
    • "İlk şiirim olan bir türkü güftesini, Üsküp türkülerinde gördüğüm vezinle karalamaya başladım." (Yahya Kemal Beyatlı)
  4. Leke sürme, kötülük yükleme

KATLEDİŞ
...
KALKOJEN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Periyodik dizgede, altıncı gruptaki oksijen, kükürt, selenyum, tellür, polonyum elementlerinin genel adı

KATRANLI

  1. [sıfat] Üzerine katran sürülmüş olan
  2. İçine katran karışmış veya karıştırılmış olan
  3. Birleşiminde katran olan

KANAVİÇE

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] El işleri için kullanılan seyrek dokunmuş keten bezi
  2. Bu bezin üzerine yapılmış olan işleme
  3. Çuval olarak kullanılan kendirden veya kenevirden yapılmış seyrek bez

KAPLAMAK

  1. [-i] Her yanını örtmek, istila etmek
    • "Bulutlar gökyüzünü kapladı."
    • "Sessizlik ortalığı kapladı."
  2. Çepeçevre sarmak, kuşatmak
    • "Evlerin bir tarafını yol, üç tarafını da yine çam ormanları kaplar." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. [nsz] Bir kabın, bir kılıfın, bir örtünün içine almak
    • "Yorgan kaplamak."
  4. Yayılıp doldurmak, etkisinde bırakmak
  5. Bir yüzeyi döşemek, başka bir nesne ile örtmek
    • "Dudaklarının üstünü kaplayan muntazam kesilmiş sert ve koyu siyah bıyıkları..." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  6. Kaplama adı verilen ince ağaç levhaları, değişik yöntemlerle hazırlanan tablalara yapıştırmak
  7. Bir madeni bir başka madenle kimyasal bir yöntemle örtmek
  8. Bir kimsenin veya bir şeyin nitelikleri herkesçe bilinir olmak
    • "Ünü cihanı kapladı."
  9. Duygular için doldurmak
    • "İçini sevinç kapladı."
  10. Doldurmak, bastırmak

KATRANCI

  1. [isim] Katran satan veya bir yeri, bir şeyi katranlayan kimse

KAYDIRIŞ

  1. [isim] Kaydırma işi veya biçimi

KAYGISIZ

  1. [sıfat] Kaygısı olmayan, kaygı duymayan, aldırmaz
    • "Bu güler yüzlü adam ben değilim / Yalandır kaygısız olduğum yalan." (Cahit Sıtkı Tarancı)

KALKINMA

  1. [isim] Kalkınmak işi
    • "Yeni kurulan, hızla gelişmiş, kalkınma atılımlarını gerçekleştirmiş bir ülke." (Necati Cumalı)
  2. İyileşme, şifa bulma
    • "Görünen, bir daha kalkınması artık pek zor." (Mehmet Akif Ersoy)

KAVARACI

  1. [isim] Gürültücü

KANATÇIK

  1. [isim] Küçük kanat
  2. Baklagillerin çiçek tacında bulunan, yan iki taç yapraktan her biri
  3. Kuşların başparmak ve birinci parmak kemiklerine bağlı teleklerinin bütünü

KARAVANA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Genellikle orduda yemek dağıtımında kullanılan büyük metal kap
  2. Bu kaptan dağıtılan yemek
    • "Bugün karavana çok iyi idi."
  3. İnce, yassı elmas
  4. Atış taliminde hedef tahtasını bile vuramama

KAPASİTE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir şeyi içine alma, sığdırma sınırı, kapsama gücü
  2. Bir işletmenin üretim miktarı
  3. Bir kondansatörün elektrik yığma sınırı, sığa
  4. Anlama, kavrama yeteneği

KAPÇIKLI

  1. [sıfat] Kapçığı olan
    • "Kapçıklı tohum."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü