Başında ka olan 8 harfli 458 kelime var. Ka ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ka olan kelimeler listesine ya da sonu ka ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ka bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A K Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AK
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KANIKMAK
-
-
[-e]
Kanmak, gönlü kanmak
-
[-e]
Kanmak, gönlü kanmak
- KAPİTONE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
İçi pamuk veya yün vatka ile doldurularak dikilmiş, döşemelik veya giyim eşyası yapımında kullanılan kumaş
-
[sıfat]
Bu kumaştan yapılmış veya bu biçimde dikilmiş
- "Eve ekmek ve kıyma götürdüğünü inadına unutturmak istercesine ansiklopedilerin, kapitone fonların önünde bize poz veriyor." (Tomris Uyar)
-
[isim]
İçi pamuk veya yün vatka ile doldurularak dikilmiş, döşemelik veya giyim eşyası yapımında kullanılan kumaş
- KAPSAMLI
-
-
[sıfat]
Kapsamı olan
-
Kapsamı geniş olan, şümullü
-
[sıfat]
Kapsamı olan
- KAPUTLUK
-
-
[isim]
Kaputların konulduğu yer
-
Kaput yapmak için kullanılacak (kumaş)
-
[isim]
Kaputların konulduğu yer
- KARBONAT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Karbonik asidin bazlarla birleşerek oluşturduğu tuzların genel adı
-
Sodyum bikarbonat
-
Genellikle sindirimi kolaylaştırmak için suya katılan kimyasal birleşim
- "Daha sonra karbonat yerine asit borik yutmak suretiyle bir sersemlik ettim." (Burhan Felek)
-
[isim]
Karbonik asidin bazlarla birleşerek oluşturduğu tuzların genel adı
- KARALAMA
-
-
[isim]
Karalamak işi
-
El alıştırmak için çok tekrarlanarak yazılan yazı
-
Üstünde düzeltmeler yapılan, temize çekilmemiş yazı taslağı, müsvedde
- "İlk şiirim olan bir türkü güftesini, Üsküp türkülerinde gördüğüm vezinle karalamaya başladım." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
Leke sürme, kötülük yükleme
-
[isim]
Karalamak işi
- KATLEDİŞ
- ...
- KALKOJEN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Periyodik dizgede, altıncı gruptaki oksijen, kükürt, selenyum, tellür, polonyum elementlerinin genel adı
-
[isim]
Periyodik dizgede, altıncı gruptaki oksijen, kükürt, selenyum, tellür, polonyum elementlerinin genel adı
- KATRANLI
-
-
[sıfat]
Üzerine katran sürülmüş olan
-
İçine katran karışmış veya karıştırılmış olan
-
Birleşiminde katran olan
-
[sıfat]
Üzerine katran sürülmüş olan
- KANAVİÇE
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
El işleri için kullanılan seyrek dokunmuş keten bezi
-
Bu bezin üzerine yapılmış olan işleme
-
Çuval olarak kullanılan kendirden veya kenevirden yapılmış seyrek bez
-
[isim]
El işleri için kullanılan seyrek dokunmuş keten bezi
- KAPLAMAK
-
-
[-i]
Her yanını örtmek, istila etmek
- "Bulutlar gökyüzünü kapladı."
- "Sessizlik ortalığı kapladı."
-
Çepeçevre sarmak, kuşatmak
- "Evlerin bir tarafını yol, üç tarafını da yine çam ormanları kaplar." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[nsz]
Bir kabın, bir kılıfın, bir örtünün içine almak
- "Yorgan kaplamak."
-
Yayılıp doldurmak, etkisinde bırakmak
-
Bir yüzeyi döşemek, başka bir nesne ile örtmek
- "Dudaklarının üstünü kaplayan muntazam kesilmiş sert ve koyu siyah bıyıkları..." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Kaplama adı verilen ince ağaç levhaları, değişik yöntemlerle hazırlanan tablalara yapıştırmak
-
Bir madeni bir başka madenle kimyasal bir yöntemle örtmek
-
Bir kimsenin veya bir şeyin nitelikleri herkesçe bilinir olmak
- "Ünü cihanı kapladı."
-
Duygular için doldurmak
- "İçini sevinç kapladı."
-
Doldurmak, bastırmak
-
[-i]
Her yanını örtmek, istila etmek
- KATRANCI
-
-
[isim]
Katran satan veya bir yeri, bir şeyi katranlayan kimse
-
[isim]
Katran satan veya bir yeri, bir şeyi katranlayan kimse
- KAYDIRIŞ
-
-
[isim]
Kaydırma işi veya biçimi
-
[isim]
Kaydırma işi veya biçimi
- KAYGISIZ
-
-
[sıfat]
Kaygısı olmayan, kaygı duymayan, aldırmaz
- "Bu güler yüzlü adam ben değilim / Yalandır kaygısız olduğum yalan." (Cahit Sıtkı Tarancı)
-
[sıfat]
Kaygısı olmayan, kaygı duymayan, aldırmaz
- KALKINMA
-
-
[isim]
Kalkınmak işi
- "Yeni kurulan, hızla gelişmiş, kalkınma atılımlarını gerçekleştirmiş bir ülke." (Necati Cumalı)
-
İyileşme, şifa bulma
- "Görünen, bir daha kalkınması artık pek zor." (Mehmet Akif Ersoy)
-
[isim]
Kalkınmak işi
- KAVARACI
-
-
[isim]
Gürültücü
-
[isim]
Gürültücü
- KANATÇIK
-
-
[isim]
Küçük kanat
-
Baklagillerin çiçek tacında bulunan, yan iki taç yapraktan her biri
-
Kuşların başparmak ve birinci parmak kemiklerine bağlı teleklerinin bütünü
-
[isim]
Küçük kanat
- KARAVANA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Genellikle orduda yemek dağıtımında kullanılan büyük metal kap
-
Bu kaptan dağıtılan yemek
- "Bugün karavana çok iyi idi."
-
İnce, yassı elmas
-
Atış taliminde hedef tahtasını bile vuramama
-
[isim]
Genellikle orduda yemek dağıtımında kullanılan büyük metal kap
- KAPASİTE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir şeyi içine alma, sığdırma sınırı, kapsama gücü
-
Bir işletmenin üretim miktarı
-
Bir kondansatörün elektrik yığma sınırı, sığa
-
Anlama, kavrama yeteneği
-
[isim]
Bir şeyi içine alma, sığdırma sınırı, kapsama gücü
- KAPÇIKLI
-
-
[sıfat]
Kapçığı olan
- "Kapçıklı tohum."
-
[sıfat]
Kapçığı olan