Başında ka olan 7 harfli 383 kelime var. Ka ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ka olan kelimeler listesine ya da sonu ka ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ka bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ka Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A K
2 Harfli Kelimeler
AK
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KAĞITSI
-
-
[sıfat]
Kâğıdı andıran, kâğıda benzeyen, kâğıt gibi; kâğıdımsı
-
[sıfat]
Kâğıdı andıran, kâğıda benzeyen, kâğıt gibi; kâğıdımsı
- KARILIK
-
-
[isim]
Kadın olma durumu
-
Evli kadının kocasına göre olan durumu veya görevi
-
[isim]
Kadın olma durumu
- KARGOCU
-
-
[isim]
Bir yerden bir yere yük veya posta taşıyan kimse
- "Kargocu zili çaldığında saat tam 17:00 idi."
-
[isim]
Bir yerden bir yere yük veya posta taşıyan kimse
- KARINSA
-
-
[isim, ağızlardan]
Kuşların tüy değiştirme zamanı
-
[isim, ağızlardan]
Kuşların tüy değiştirme zamanı
- KABARTI
-
-
[isim]
Tümsek, çıkıntı, kabarmış yer; kabarcık
- "Bunlar biraz eğildikleri zaman cübbelerin arkasında tabanca kabzalarının kabartısı görülür."
-
[isim]
Tümsek, çıkıntı, kabarmış yer; kabarcık
- KAYNATA
-
-
[isim]
Karı kocaya göre birbirlerinin babası; kayınbaba, kayınpeder, babalık
- "Kaynatası belki ısrardan vazgeçer korkusuyla çabucak kabul etti."
-
[isim]
Karı kocaya göre birbirlerinin babası; kayınbaba, kayınpeder, babalık
- KARADUT
-
-
[isim, bitki bilimi]
Siyah renkte olan bir tür dut
- "Karadutum, çatalkaram, Çingene'm / Nar tanem, nur tanem bir tanem"
-
[isim, bitki bilimi]
Siyah renkte olan bir tür dut
- KARMAŞA
-
-
[isim]
Karmaşık olma durumu
- "Rafların üst katlarında düzenli düzenli sıralanmış kitaplar, alt katlara doğru bir karmaşa hâlini almış."
-
[isim]
Karmaşık olma durumu
- KABUKLU
-
-
[sıfat]
Kabuğu olan
-
[sıfat]
Kabuğu olan
- KALÇETE
-
Kelime Kökeni: İtalyanca calcetta
-
[isim, denizcilik]
Elle örülerek yapılan yassı halat
-
[isim, denizcilik]
Elle örülerek yapılan yassı halat
- KAŞINTI
-
-
[isim]
Vücutta kaşınma isteği uyandıran duygu
-
[isim]
Vücutta kaşınma isteği uyandıran duygu
- KALPTEN
-
-
[zarf]
Bakınız içten
- "Kendim için de istediğim budur, kalpten söylüyorum bak, laf olsun diye değil!"
-
[zarf]
Bakınız içten
- KAMASIZ
-
-
[sıfat]
Kaması olmayan
- "Kamasız top."
-
[sıfat]
Kaması olmayan
- KANTOCU
-
-
[isim]
Kanto söyleyen kadın
- "Tıpkı kantocu bir kız gibi ellerini şakırdatıp omuzlarını titretiyordu."
-
[isim]
Kanto söyleyen kadın
- KALOTİP
-
Kelime Kökeni: Fransızca calotype
-
[isim]
Yarı saydam durumdaki kâğıt üzerinde fotoğraf negatifleri elde etme yöntemi
-
[isim]
Yarı saydam durumdaki kâğıt üzerinde fotoğraf negatifleri elde etme yöntemi
- KATLİAM
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳatl + ʿāmm
-
[isim, toplum bilimi]
Bakınız kırım
- "İlk katliamdan kaçan Müslümanların malı, mülkü, evi Makedonya muhacirlerine verilmiş."
-
[isim, toplum bilimi]
Bakınız kırım
- KABARIŞ
-
-
[isim]
Kabarmak işi
- "... çıkıntısız, kabarıksız yamyassı kuru vücudu insana hiçbir iştiha vermez, bu bir deri bir kemikten yapılmış kadın gözü doyurmaz, aldatmazdı."
-
[isim]
Kabarmak işi
- KALIPLI
-
-
[sıfat]
Kalıplanmış olan
-
[mecaz]
Düzgün, biçimli olan
- "Hüseyin Efendi ütülü pantolonu, kalıplı fesi, yeni kravatı, temiz gömleği ve olgun konuşması ile sahiden efendiydi."
-
[mecaz]
İri yapılı, heybetli olan; kalıplıca
- "Bu, eski külhanbeyi biçiminde yürüyen kalıplı bir katildi."
-
[sıfat]
Kalıplanmış olan
- KALAFAT
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, denizcilik]
Geminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme işi
- "Kalafatın tokmak gürültüsü ve denize uzayan zift kokusu arasından yol aldım ve tenha yollara saptım."
-
Bakınız kalafatçı (I)
- "Kalafat olta kutusunu çıkarmış, söylene söylene paslı bir teneke kutunun içindeki zokaları muayene ediyordu."
-
[mecaz]
Onarma, tamir etme
-
[isim, denizcilik]
Geminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme işi
- KATKILI
-
-
[sıfat]
İçine yabancı madde katılmış olan, karışık, saf olmayan
-
[sıfat]
İçine yabancı madde katılmış olan, karışık, saf olmayan