Başında ka olan 6 harfli 248 kelime var. Ka ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ka olan kelimeler listesine ya da sonu ka ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ka bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ka Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AK
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KALICI
-
- KAİNAT
-
Kelime Kökeni: Arapça kāʾināt
- KASMAK
-
-
[-i]
Kasları gergin duruma getirmek
-
Bakınız kısaltmak
-
Dar gelmek
-
Harçlık, ödenek vb.nden bir miktar ayırmak
-
[mecaz]
Baskısı altında tutmak
- "Herkesin, her şeyin normal olduğu yer, bir süre sonra seni kasmaya başlayacaktır."
-
[-i]
Kasları gergin duruma getirmek
- KARTER
-
Kelime Kökeni: Fransızca carter
-
[isim, teknik]
Motorlarda krank milini koruyan, yağ haznesi görevi gören alt kapak
-
[isim, teknik]
Motorlarda krank milini koruyan, yağ haznesi görevi gören alt kapak
- KATANA
-
Kelime Kökeni: Macarca katona
-
[isim, hayvan bilimi]
Bir cins iri at
- "Atları Rus katanalarını andırır, arabası çangıl çungul etmez."
-
[isim, hayvan bilimi]
Bir cins iri at
- KAFİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳāfiye
-
[isim, edebiyat]
Şiirde dizelerin sonunda tekrarlanan ve aynı ahengi veren heceler veya aynı görevde olmayan ancak benzeşen sesler; uyak
- "Nitekim tarihî bir kafiye lisanı olan Türkçede, daha başlangıçtan beri engin bir aliterasyon hadise vardır."
-
Halk edebiyatında ayak
-
[isim, edebiyat]
Şiirde dizelerin sonunda tekrarlanan ve aynı ahengi veren heceler veya aynı görevde olmayan ancak benzeşen sesler; uyak
- KAPKAÇ
-
-
[isim]
Kapıp kaçmak yoluyla yapılan bir hırsızlık türü
-
[isim]
Kapıp kaçmak yoluyla yapılan bir hırsızlık türü
- KAVLIÇ
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız fıtık
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız fıtık
- KARESİ
-
-
[isim]
Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri
- KARTON
-
Kelime Kökeni: Fransızca carton
-
[isim]
Kâğıt hamuruyla yapılan, ayrıca içinde bir veya birkaç lif tabakası bulunan kalın ve sert kâğıt
- "Bundan sonra on beş karton kâğıdın hesapları yapılır."
-
On paket sigarayı bir araya getiren ambalaj
-
Tombala oyununda çekilen numaraların işaretlendiği kart
- "Benim karton bir türlü dolmuyor, yanımdakinin üçü kaldı, karşımdaki bir tane bekliyor."
-
Kamu kurum veya kuruluşlarında imzaya sunulan evrakın yerleştirildiği ciltli büyük defter; imza kartonu
-
Seri hâlinde canlandırılan, karakterleri hayvan olan çizgi film veya çizgi roman.
-
[isim]
Kâğıt hamuruyla yapılan, ayrıca içinde bir veya birkaç lif tabakası bulunan kalın ve sert kâğıt
- KAPORA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca caparra
-
[isim, hukuk]
Bakınız güvenmelik
-
[isim, hukuk]
Bakınız güvenmelik
- KARTAL
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Kartalgillerden, genellikle kızıl siyah tüylü, çok güçlü, yuvasını yüksek kayalıklar üzerinde kuran, iri, yırtıcı bir tür kuş (Aquila)
- "Kartal yükseldi yükseldi, kıyıdaki dağların üstünde küçüle küçüle göze görünmez oldu."
-
[isim, hayvan bilimi]
Kartalgillerden, genellikle kızıl siyah tüylü, çok güçlü, yuvasını yüksek kayalıklar üzerinde kuran, iri, yırtıcı bir tür kuş (Aquila)
- KALKIK
-
-
[sıfat]
Düzeyine göre yüksekte olan
- "Masanın bir tarafı kalkık."
-
Kabararak yerinden ayrılmış
- "Kaplamanın ortası kalkık."
-
Dik durumda, ucu yukarı doğru olan
- "Bu yığının arkasında imama ait olarak yalnız iki kalkık kulak görünüyordu."
-
[sıfat]
Düzeyine göre yüksekte olan
- KARTUK
-
-
[isim, ağızlardan]
Büyük tarla tarağı
-
[isim, ağızlardan]
Büyük tarla tarağı
- KAZAĞI
-
-
[isim]
Kazımakta veya temizlemekte kullanılan demir araç
-
[isim]
Kazımakta veya temizlemekte kullanılan demir araç
- KAMERA
-
Kelime Kökeni: Fransızca caméra
-
[isim, sinema, televizyon]
Görüntülerin filme alınmasını sağlayan alet; alıcı
-
Bakınız kameraman
-
[ünlem]
Bir çekime başlanırken, yönetmenin alıcıyı çalıştırmaları için verdiği buyruk
-
[isim, sinema, televizyon]
Görüntülerin filme alınmasını sağlayan alet; alıcı
- KARPİT
-
Kelime Kökeni: İngilizce carbide
-
[isim, kimya]
Genellikle sanayide asetilen gazı çıkarmakta kullanılan, karbonla kalsiyum bileşiği madde (CaC2)
-
Bakınız karpit lambası
- "Karpit yakacağız ama geceleri yola devam etmek zorunda kalırsak karpit dayanmaz."
-
[isim, kimya]
Genellikle sanayide asetilen gazı çıkarmakta kullanılan, karbonla kalsiyum bileşiği madde (CaC2)
- KAKULE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳāḳulle
-
[isim, bitki bilimi]
Zencefilgillerden, sıcak iklimlerde yetişen güzel kokulu bir bitki (Elettaria cardamomum)
-
Bu bitkinin bahar olarak kullanılan tohumu
-
[isim, bitki bilimi]
Zencefilgillerden, sıcak iklimlerde yetişen güzel kokulu bir bitki (Elettaria cardamomum)
- KAYYIM
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳayyim
-
[hukuk]
Belli bir malın yönetilmesi veya belli bir işin yapılması için görevlendirilen kimse; kayyum
-
[eskimiş]
Cami hademesi
-
[hukuk]
Belli bir malın yönetilmesi veya belli bir işin yapılması için görevlendirilen kimse; kayyum
- KASINÇ
-
-
[isim, tıp]
Bakınız kramp
-
[isim, tıp]
Bakınız kramp