Başında ka olan 3 harfli 14 kelime var. Ka ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ka olan kelimeler listesine ya da sonu ka ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ka bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ka Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A K
2 Harfli Kelimeler
AK
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KAH
-
Kelime Kökeni: Farsça gāh
-
[zarf]
Bakınız ara sıra
- "İstanbul bu yüzden kâh gazsız kâh elektriksiz ve kâh kömürsüz kalabilir."
-
[zarf]
Bakınız ara sıra
- KAK
-
-
[isim, ağızlardan]
Elma, armut vb. meyvelerin kurutulmuşu
- "İki sipahinin yancıklarında biraz peksimet, biraz da dut kakı olduğu hâlde daha bir lokma yemiş değillerdi."
-
[sıfat, mecaz]
Zayıf ve kuru (kimse)
-
[isim, ağızlardan]
Elma, armut vb. meyvelerin kurutulmuşu
- KAL
-
-
[isim, madencilik]
Bir alaşımdaki madenlerin erime derecesi farkından yararlanarak bunları birbirinden ayırma işlemi
-
[isim, madencilik]
Bir alaşımdaki madenlerin erime derecesi farkından yararlanarak bunları birbirinden ayırma işlemi
- KAM
-
-
[isim]
Bakınız şaman
-
[isim]
Bakınız şaman
- KAN
-
-
[isim]
Atardamar ve toplardamarların içinde dolaşarak hücrelerde özümleme, yadımlama görevlerini sağlayan plazma ve yuvarlardan oluşmuş kırmızı renkli sıvı; dem (II), hun
- "Cebinden çıkardığı mendille ellerine bulaşan kanları silerek haykırdı."
-
[mecaz]
Bakınız soy
- "O da benim kanımdan."
-
[isim]
Atardamar ve toplardamarların içinde dolaşarak hücrelerde özümleme, yadımlama görevlerini sağlayan plazma ve yuvarlardan oluşmuş kırmızı renkli sıvı; dem (II), hun
- KAP
-
- KAR
-
-
[isim]
Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne beyaz ve hafif billurlar biçiminde donarak düşen su buharı
- "Kıştı, yerler iki karış kar tutmuştu."
-
[isim]
Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne beyaz ve hafif billurlar biçiminde donarak düşen su buharı
- KAS
-
-
[isim, anatomi]
Tellerden oluşan ve kasılarak vücut hareketlerini sağlayan organ ve bu organın telsi dokusu; adale
- "Kol kasları. Kalp kası."
-
[isim, anatomi]
Tellerden oluşan ve kasılarak vücut hareketlerini sağlayan organ ve bu organın telsi dokusu; adale
- KAT
-
-
[isim]
Bir yapıda yer alan daire veya odaların bütünü
- "Yemekten sonra evin üst katında, ocaklı bir odaya çıktık."
-
Bir yüzey üzerine az veya çok kalın bir biçimde, düzgün olarak yayılmış bulunan şey
- "Bir kat yufka, bir kat peynir."
-
Üst üste konulmuş şeylerden her biri; katman, tabaka
-
Giyeceklerde takım
- "Birer kat elbise ile kalacağız."
-
Apartman dairesi
-
Birinin gözünde
- "Salim, Sait Faik'in Yaşar Nabi katındaki telif ücretini artırmakta büyük rol oynamıştır."
-
Bakınız huzur
-
Bükülen veya kıvrılan bir şeyin her kıvrımı
- "Kumaşın katı."
-
Bakınız makam
-
Karşılaştırma anlamı taşıyan cümlelerde sayı sıfatlarıyla kullanıldığı zaman sözü edilenin karşılaştırıldığı şeye göre nitelik ve nicelik bakımından derecesini bildiren bir söz; misil
- "Bu, ondan iki kat pahalı."
-
[matematik]
Tekrarlanan bir sayının toplamı
- "6, 9, 12 ve 15 sayıları 3 sayısının katlarındandır."
-
[isim]
Bir yapıda yer alan daire veya odaların bütünü
- KAV
-
-
[isim]
Ağaçların gövdesinde veya dallarında yetişen bir tür mantardan elde edilen ve çabuk tutuşan, süngerimsi madde
-
[ağızlardan]
Yılanın deri değiştirirken attığı deri
-
[isim]
Ağaçların gövdesinde veya dallarında yetişen bir tür mantardan elde edilen ve çabuk tutuşan, süngerimsi madde
- KAY
-
-
[isim]
Bakınız yağmur
-
[isim]
Bakınız yağmur
- KAZ
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Perde ayaklılardan, genellikle beyaz veya boz renkli, uzun boyunlu,, suda ve karada yaşayan, uçan, yabani veya evcil kuş (Anser)
- "Kazı yıkayıp temizlemişler, sonra da parçalayıp tencereye koymuşlar."
-
[sıfat, mecaz]
Budala olan (kimse)
-
[isim, hayvan bilimi]
Perde ayaklılardan, genellikle beyaz veya boz renkli, uzun boyunlu,, suda ve karada yaşayan, uçan, yabani veya evcil kuş (Anser)
- KAŞ
-
-
[isim, anatomi]
Gözlerin üzerinde kemerli birer çizgi oluşturan kısa kıllar
- "Alnında boncuk boncuk terler birikmişti, kaşlarının üstüne doğru sızıyordu."
-
Eyerin ön ve arkasındaki çıkıntılı bölüm
-
[ağızlardan]
Sarp kayalık, uçurum
-
[ağızlardan]
Bağ ve bahçelerde toprak yığarak yapılan sınır, set
-
[ağızlardan]
Ocağın veya şöminenin üst tarafında bulunan, üzerine malzeme konulan çıkıntı
-
[isim, anatomi]
Gözlerin üzerinde kemerli birer çizgi oluşturan kısa kıllar
- KAÇ
-
-
[sıfat]
Herhangi bir şeyin niceliğini sormak için kullanılan soru sıfatı
- "Yakup Kadri'nin romanlarının kaç dile çevrildiğini bilen bile yoktur."
-
Soru ifade etmeyen cümlelerde kullanıldığında “birçok” anlamında kullanılan bir söz
- "Kaç gündür ben de bunu söyleyecektim, söyleyemiyorum."
-
[sıfat]
Herhangi bir şeyin niceliğini sormak için kullanılan soru sıfatı