Sonunda k olan 8 harfli 2537 kelime var. K harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde k harfi olan kelimeler listesine ya da başında k harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BOZULMAK

  1. [nsz] Bozma işine konu olmak
    • "Pazarlık bozulur, nişan bozulur, makine bozulur, mal bozulur." (Burhan Felek)
  2. Yiyecek kokmak, yenilemeyecek duruma gelmek, ekşimek
    • "Et bozulmuş."
  3. Dağılmak, bozguna uğramak
    • "Hudutta bozulan ordu iki günden beri Serez'den geçiyordu." (Ömer Seyfettin)
  4. Taşıt arızalanmak
  5. İyi ve değerli niteliğini yitirmek
  6. Bir şeye kızmak, içerlemek
    • "Karısının bu ikinci ihtarı ile biraz bozulan adam salıncaktan atladı." (Osman Cemal Kaygılı)
  7. Sağlığını yitirip zayıflamak

ÇAPLILIK
...
ÇIKILMAK

  1. [-e] Dışarı veya yukarı gidilmek
    • "Dağa çıkıldı. Bu havada dışarıya çıkılmaz."

DÖKÜLMEK

  1. [nsz] Dökme işi yapılmak veya dökme işine konu olmak
    • "Tepesinden saçları bir hayli dökülmüştü." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Kumaş dökümlü olmak
  3. Bir işi, bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik olmak
  4. [-e] Düşmek
    • "Bizim motor ikiye bölünüp suya döküldüğümüzde, dört kişiydik." (Zeyyat Selimoğlu)
  5. Çıkmak, ortaya konulmak
    • "Âdeta düşünmeksizin kaleminden masal sahnelerine benzeyen dağ, dere, uçurum resimleri dökülüyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
  6. Kaplamak, yayılmak
    • "Duvarlar, bütün ışıkları yutuyor, halkın üstüne bir toprak rengi dökülüyor." (Memduh Şevket Esendal)
  7. [-e] Salınmak, serbest bırakılmak
    • "Saçlarını arkaya atıp ensesine dökülen buklelerini kabarttı." (Haldun Taner)
  8. [-e] Kır, sokak vb. yerlerde insanlar çokça birikmek
    • "Bahar o sene erken gelmiş, herkes tarlalara dökülmüştü." (Sait Faik Abasıyanık)
  9. Çok eskimiş olmak, değerini ve güzelliğini yitirmek
    • "Yaşayan, var olan her şey eskiyip dökülecek." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
  10. Çok yorgun, hasta olmak
    • "Erkek arıların takatleri kesilmeye başlar, bir bir dökülür, ölür giderler." (Tarık Buğra)
  11. Akarsular, göl veya denize akmak

GAMLILIK

  1. [isim] Gamlı olma durumu

KAKIŞMAK

  1. [nsz] Dürtüşmek, itişmek

KAŞINMAK

  1. [nsz] Kaşıntısı olmak, kaşıma isteği duymak
    • "Başım kaşınıyor."
  2. Kendi kendini kaşımak
    • "Kedi kaşınıyor."
  3. Kötü bir karşılık gerektiren davranışlarda bulunmak
    • "Sen kaşınıyorsun galiba, git işine, başımı belaya sokma."

MİYOPLUK

  1. [isim] Miyop olma durumu

MÜSTAHAK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Hak etmiş, hak kazanmış, layık
    • "Sen bu kafayla daha beterine de müstahaksın!" (Necati Cumalı)
    • "Sen bu akıbete iki defa müstahak olmuşsun çocuğum." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [isim] Bir kimsenin layık olduğu ödül veya ceza

SAPTAMAK

  1. [-i] Bir şeyi belirgin kılmak, tespit etmek

SEFERLİK

  1. [sıfat] Herhangi bir defaya yetecek miktarda olan
    • "İki seferlik yol parası."

SENTETİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Yapay yolla elde edilen, bileşimli

SULAKLIK

  1. [isim] Sulak olma durumu

AYVAZLIK

  1. [isim] Ayvazın görevi
    • "Uşaklık, ayvazlık istihkakın yokken bu rütbeye gelmişsin." (Namık Kemal)

BÖLÜŞMEK

  1. [-i] İki veya daha çok kimse aralarında herhangi bir şeyi paylaşmak, üleşmek, payını almak, taksim etmek
    • "Paraları elleri titreyerek, gözleri parlayarak nefeslerini burundan alarak bölüştüler." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

CEMETMEK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [-i] Toplamak, bir araya getirmek

DERİLMEK

  1. [nsz] Derme işine konu olmak

HALETMEK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [-i] Tahttan indirmek

HOPPADAK

  1. [zarf] Hemen
    • "Bu cadı lakırtısını duyunca ben de hoppadak inanıvermedim." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

İSTİNTAK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sorgu
    • "Beni sen istintak edecek değilsin." (Peyami Safa)
  2. Sorguya çekme

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü