Sonunda k olan 4 harfli 142 kelime var. K harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde k harfi olan kelimeler listesine ya da başında k harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- STOK
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Bir satış yerinde satışa hazır bulundurulan malların tümü, istif
-
Bir sanayi dalında yararlanılan ham, işlenmiş veya yarı işlenmiş maddelerin tümü
-
Bir gereksinimi karşılayacak maddeden çok miktarda yığma, istif
-
Satılmamış, istif edilmiş mal
- "Bir kasabada tütün stoku mu buldu, hemen paraya çevirir." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Bir satış yerinde satışa hazır bulundurulan malların tümü, istif
- ELİK
-
-
[isim]
Dağ keçisi
- "Hızır nazardan koruya, eli ayağı düzgün, elik yavrusundan azgın kara saçlı, gül nakışlı bir kızım dünyaya gelmiştir." (Kemal Bilbaşar)
-
[isim]
Dağ keçisi
- TERK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bırakma, ayrılma
-
Vazgeçme
-
Bakmama, ihmal etme
-
[isim]
Bırakma, ayrılma
- GARK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Suya batma, boğulma
- "Toprağa gark olmuş nazik tenleri / Söylemekten kalmış tatlı dilleri." (Yunus Emre)
-
Suya batırma
- "Bu hayrı ile milletimizi nura gark edeceğine herkes kani idi." (Yahya Kemal Beyatlı)
- "Paraya gark oldu."
-
[isim]
Suya batma, boğulma
- ENİK
-
-
[isim]
Kedi, köpek vb. çok memeli hayvanların yavrusu
- "Köyün mezbelesinde, köpek enikleriyle insan yavruları birbirine karışmış, oynaşıyorlar." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Çocuk
- "Evliyim ya, üç de enik var arkamda..." (Necati Cumalı)
-
[isim]
Kedi, köpek vb. çok memeli hayvanların yavrusu
- EPİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Destansı
-
[sıfat]
Destansı
- İNAK
-
-
[isim]
Dogma
-
[isim]
Dogma
- ATIK
-
-
[isim]
Süt veya yoğurt çalkamaya yarar küçük yayık
-
[isim]
Süt veya yoğurt çalkamaya yarar küçük yayık
- AZIK
-
-
[isim]
Yiyecek, besin, gıda
-
[isim]
Yiyecek, besin, gıda
- SİRK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Eğitilmiş hayvanların ve cambazların gösteri yaptıkları genellikle kapalı yer
-
[isim]
Eğitilmiş hayvanların ve cambazların gösteri yaptıkları genellikle kapalı yer
- UYAK
-
-
[isim]
Şiirde dizelerin sonunda tekrarlanan ve aynı sesi veren heceler veya aynı görevde olmayan, ses bakımından benzeşen ek, kafiye
-
[isim]
Şiirde dizelerin sonunda tekrarlanan ve aynı sesi veren heceler veya aynı görevde olmayan, ses bakımından benzeşen ek, kafiye
- ANIK
-
-
[sıfat]
Hazır
-
[sıfat]
Hazır
- ASIK
-
-
[sıfat]
Somurtkan
-
Asılı
-
[sıfat]
Somurtkan
- UFUK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Düz arazide veya açık denizde gökle yerin birleşir gibi göründüğü yer, çevren
- "Geniş çöl ufukları arasında çadırlarımızı kurduk." (Falih Rıfkı Atay)
-
Çekülün gösterdiği dikey çizgi ile gözlemci üzerinden geçen düzlem, göz erimi
-
Anlayış, kavrayış, görüş, düşünce gücü, ihata
- "Bu dar zihinlerde, ufku genişlememiş dimağlarda, zaruri olarak faziletler de dardı." (Ömer Seyfettin)
-
Çevre, dolay
-
[isim]
Düz arazide veya açık denizde gökle yerin birleşir gibi göründüğü yer, çevren
- ZINK
-
-
[isim]
Hızla giden bir şeyin birdenbire durduğu an çıkardığı ses
- "Askerî bir cip, Camekân Sokağı'nı sarsıla sarsıla geçti, apartmanın kapısı önünde zınk diye durdu." (Atilla İlhan)
-
[isim]
Hızla giden bir şeyin birdenbire durduğu an çıkardığı ses
- ARIK
-
-
[isim]
Ark
- "Beş gün belinin, kollarının ağrısını duymadan Binnaz'ın önü sıra arık çekti." (Necati Cumalı)
-
Fide veya fidan dikilen yer
-
[isim]
Ark
- AYIK
-
-
[sıfat]
Sarhoşluğu veya baygınlığı geçmiş olan
- "Ayık kafa ile mektubu okudu."
-
Anlayışlı, uyanık
- "O nasıl bir güçtü ki, ayık kafayla görülmeyen şeyleri gördürüyor." (Muzaffer Uyguner)
-
[zarf]
Sarhoşluğu geçmiş bir biçimde
-
[sıfat]
Sarhoşluğu veya baygınlığı geçmiş olan
- İBİK
-
-
[isim]
Horoz, hindi vb.nin tepesinde bulunan kırmızı deri uzantısı
- "Çocuğun yüzü ibik gibi kızardı." (Haldun Taner)
-
Bazı kemiklerde bulunan ve kasların tutunmasına yarayan, çizgi durumunda pürtüklü çıkıntı
-
Emzik
-
Köşe, kenar, uç
-
[isim]
Horoz, hindi vb.nin tepesinde bulunan kırmızı deri uzantısı
- AŞIK
-
-
[isim]
Aşık kemiği
- "Yonca, bu iki erkek çocuktan ayrı bir yaratık olduğunu, onlarla aşık atamayacağını bilir ..." (Oktay Rifat)
-
Aşırma
-
[isim]
Aşık kemiği
- DİNK
-
-
[isim]
Pirinci kabuğundan ayırmak veya bulgur dövmek için kullanılan dibek
-
Şayak, aba vb.ni dövmek için kullanılan araç
-
[isim]
Pirinci kabuğundan ayırmak veya bulgur dövmek için kullanılan dibek