Sonunda k olan 3 harfli 61 kelime var. K harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde k harfi olan kelimeler listesine ya da başında k harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ŞOK

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Ani bir değişiklik sonucunda ortaya çıkan şaşkınlık
  2. [sıfat] Şaşırtıcı, alışılmamış, beklenmedik
  3. Kaza, beklenmeyen bir olay, bazı ilaç ve uyuşturucuların yarattığı, fiziksel veya ruhsal olarak birdenbire gelişen karmaşık belirtilerin tümü
    • "Dehasını, geçirdiği sara nöbetlerinin şokuna borçlu bulunuyordu." (Haldun Taner)

HIK

  1. [isim] Hıçkırırken boğazdan çıkan ses

KEK

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Ana maddeleri yumurta, un ve şeker olan, içerisine kuru üzüm, kakao, fındık vb. konularak fırında pişirilen tatlı çörek
  2. Aptal, bön (kimse)

ÇOK

  1. [sıfat] Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı
    • "Bana matematik çok kolay geldi." (Falih Rıfkı Atay)
    • "Mehmetçiğimiz ayrıca anıtlara layıktır. Onun köylere kadar anıtlaştırılmasını çok görmem." (Peyami Safa)
    • "Sonra, çok şükür biz de bu dünyada bir şeyler gördük, diyerek rahat rahat ölür." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
  2. [zarf] Aşırı bir biçimde
    • "Ben annemi çok severim."

GIK

  1. [isim] Bazı deyimlerde geçen yansıma bir söz
    • "İstediğine sopa çeker, istediğini sürer, dünyanın anasını ağlatır, gene kimse gık diyemez." (Halide Edip Adıvar)

IRK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kalıtımsal olarak ortak fiziksel ve fizyolojik özelliklere sahip insanlar topluluğu
    • "Türkler, insan olarak, ulus olarak doğunun en üstün ve şerefli ırkıdır." (Salâh Birsel)
  2. Soy
    • "Esasta dağlı ırktan cahil bir kızcağızdı." (Refik Halit Karay)
  3. Bir canlı türünde aynı karakteri taşıyan canlıların oluşturduğu alt bölüm

ASK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Asklı mantarlara özgü üreme organı

ERK

  1. [isim] Bir işi yapabilme gücü, kudret, iktidar
  2. Sözü geçerlik, istediğini yaptırabilme gücü, nüfuz
  3. Bir bireyin, bir toplumun, başka birey, küme veya toplumları egemenliği, baskısı ve denetimi altına alma, hürriyetlerine karışma ve onları belli biçimlerde davranmaya zorlama yetkisi veya yeteneği

FEK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bozma, feshetme, kesme, ayırma, koparma

DİK

  1. [sıfat] Yatay bir düzleme göre yer çekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan
    • "Sağlam yapılı, dik duruşlu bir gençti o yıllarda." (Necati Cumalı)
    • "Hiçbir şey söylemeden dik dik baktı." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Yatık durmayan, sert
    • "Dik saç."
  3. Sert, kalın, tok (ses)
    • "Sesi dik ve küstahtı, söylediklerini aşağı salonda bekleşen komşular işittiler." (Atilla İlhan)
  4. Sert (bakış)
  5. Ters, aksi (söz)
  6. Kaba, yersiz (davranış)
    • "Kaba denilecek kadar ani ve dik bir davranışla halasını bıraktı ve kalktı." (Halide Edip Adıvar)
  7. Birbirine dikey olan doğrulardan oluşmuş
    • "Dik açı. Dikdörtgen. Dik yamuk."

TOK

  1. [sıfat] Açlığını gidermiş, doymuş, aç karşıtı
  2. Sık ve kalın dokunmuş (kumaş)
  3. Kalın ve gür (ses)
    • "Biraz tok, biraz derinden gelen bir sesle..." (Yusuf Ziya Ortaç)
  4. Sevgi, sevecenlik, başarı, para, mal vb. şeyleri elde etmiş ve bunlara kavuşmuş olan

LÖK

  1. [isim] Yedi yaşından büyük erkek boz deve
    • "Cabi Efendi, lök gibi karşılarına dikilmişti." (Ömer Seyfettin)

İLK

  1. [sıfat] Zaman, sıra, yer ve önem bakımından ötekilerden önce gelen, son karşıtı
    • "Gözlerini açınca ilk işi saatine bakmak oldu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. [isim] Herhangi bir şeyin en önde olanı, önce geleni
    • "İnsanı insan yapan duyguların ilkidir aşk." (Necati Cumalı)
  3. [zarf] Birinci olarak, en başta
    • "İlk hatırladığım olay..."

FAK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Tuzak, kapan

SAK

  1. [sıfat] Uyanık, gözü açık, müteyakkız
  2. Uykusu hafif

BEK

  1. [sıfat] Sert, katı
  2. Sağlam

SEK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] İçine su, başka bir içki veya bir sıvı karıştırılmamış (içki)
    • "Sek viski."
  2. [zarf] İçine su veya bir başka içki karıştırmadan
    • "Sek içmek."

SIK

  1. [sıfat] Benzerleri veya parçaları arasında çok az aralık bulunan, seyrek karşıtı
    • "Ağaçları sık bir bahçe. Sık saç."
  2. Çok bulunan, çok rastlanan
  3. [zarf] Kısa zaman aralıklarıyla, az aralıklarla
  4. [zarf] Aralıksız olarak, aralarında az aralık bırakarak
    • "Çiçekleri çok sık diktik."

DEK

  1. [edat] Bir işin, bir durumun sona erdiği zamanı veya yeri gösterir, kadar, değin
    • "Bir iki adım atıp yanıma dek geliyor." (Zeyyat Selimoğlu)

BAK

  1. işte
    • "Zamanla nasıl değişiyor insan / Hangi resmime baksam ben değilim." (Cahit Sıtkı Tarancı)
    • "Bak, bu söylediğin doğru!"
    • "Bak bak, neler olmuş da haberimiz yok!"
    • "Kim olduğumu anlasın bakalım!" (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. şaşma anlatan bir söz
    • "Bak şu işe!"
    • "Akşam oluyor, baksana hava karardı."
  3. küçümseme bildiren bir söz
    • "Limana bakan penceresinden deniz görünürdü." (Orhan Veli Kanık)
    • "Adamın aklına bak! Lafa bak! Kılığa bak!"

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü