Başında k olan 7 harfli 959 kelime var. K harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde k harfi olan kelimeler listesine ya da sonu k harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında k bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KARAGÖZ

  1. [isim] İzmaritgillerden, 25-30 cm uzunluğunda, enli, boz renkli, beyaz etli bir balık (Sargus sargus)

KARAMEL
...
KARIŞIM

  1. [isim] Birden çok şeyin karıştırılmasıyla elde edilen veya ortaya çıkan şey
  2. İki veya daha çok maddenin kimyasal tepkimeye girmeden bir araya gelmesi, mahlut

KAYARTO

  1. [isim] Ahlaksız kimse, melun
    • "Vah vah, aynalı şeydi doğrusu, kayartonun elinden kurtaramadınız." (Refik Halit Karay)

KERRAKE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İnce softan hafif ve dar bir üstlük

KESİŞEN

  1. [sıfat] Bir nokta veya çizgi üzerinde birbirini kesip geçen (çizgiler veya yüzeyler)
    • "Kesişen doğrular."

KÖŞEGEN

  1. [isim] Bir çokgende ardışık olmayan veya birçok yüzlüde aynı düzlem üzerinde bulunmayan iki köşe arasına çekilen çizgi, kutur, diyagonal

KASETÇİ

  1. [isim] Kaset satan kimse

KAVALYE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kadına, dansta eş olan veya bir yerde, toplantıda arkadaşlık eden erkek
    • "Kadınların karşısına da yine bekârlardan ve karısı yanında olmayan erkeklerden bir kavalye grubu diziliyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Kibar erkek

KAYNATA

  1. [isim] Kocaya veya kadına göre birbirlerinin babası, kayınbaba, kayınpeder
    • "Kaynatası belki ısrardan vazgeçer korkusuyla çabucak kabul etti." (Refik Halit Karay)

KÜLAHSI

  1. [sıfat] Külahı andıran, külaha benzeyen, külah gibi, külahımsı

KUMLUCA
...
KAPATIŞ

  1. [isim] Kapatma işi veya biçimi

KATILAN
...
KOHENİT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Gök taşlarında bulunan demir, nikel ve kobalt karbür

KÖRÜKLÜ

  1. [sıfat] Körüğü olan
    • "Karşı geçidin ağzında körüklü bir fayton arabası göründü." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [isim] Körüklü otobüs

KADIKÖY
...
KONDÜİT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sahneye çıkma sırası gelen kişileri uyarmakla görevli kimse

KORKMAK

  1. [nsz] Korku duymak, ürkmek, dehşete kapılmak
    • "Karanlık yerde insan korkmaz mıydı?" (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Korktuğu başına gelmiş ve o koskoca Nahit Bey ... ipin ucunu kaçırarak dillere destan olmuştu." (Tarık Buğra)
  2. Kaygı duymak, endişe etmek
    • "Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak, / Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak." (Mehmet Akif Ersoy)
  3. Çekinmek, sakınmak, saygı duymak
    • "Sabaha karşı aşağı indi, aralık kapıdan korka korka babasına baktı." (Reşat Nuri Güntekin)
  4. Yapamamak, cesaret edememek

KULUÇKA

Kelime Kökeni : Bulgarca

  1. [isim] Civciv çıkarmak amacıyla yumurtaya yatmış veya yatmak üzere olan dişi kuş veya kümes hayvanı, gurk

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü