Başında k olan 5 harfli 613 kelime var. K harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde k harfi olan kelimeler listesine ya da sonu k harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında k bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KELEK

  1. [isim] Olgunlaşmamış, ham kavun
  2. Irmaklarda işleyen ve şişirilmiş tulumlar üzerine kurulan bir çeşit sal
  3. [sıfat] Yer yer çıplaklığı veya boşluğu olan
    • "Kelek mısır."
  4. [sıfat] Kılsız
    • "Kelek tulum."
  5. [sıfat] Aptal

KUMUK
...
KASNI

  1. [isim] Çadıruşağı, şeytantersi ağacı vb. bitkilerden elde edilen bir zamk

KİFAF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yaşayacak kadar rızık

KISIŞ

  1. [isim] Kısma işi
    • "Yeşil gözlerini iki ince renk çizgisine çeviren bir kısışla güldü." (Halide Edip Adıvar)

KIYIM

  1. [isim] Kıyma işi
  2. Kıyılma biçimi
    • "Bu tütünün kıyımı iri."
  3. Görev yönünden kötü bir duruma sokma, haksızlığa uğratma

KABİN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Küçük, özel bölme
    • "Telefon kabini."
  2. Gemilerde, uçaklarda, uzay gemilerinde küçük bölme
  3. Uçakta yolcuların oturduğu bölüm
  4. Plajda soyunma yeri
    • "Sonra kabinini gösterdi Özer'e. Hadi giyin, kabinimin kapısından gel al beni." (Necati Cumalı)

KADİT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Güneşte veya hafif alevde kurutulmuş et
    • "Sıtmalı arabacıların titredikleri, cılız, kadidi çıkmış öküzlerin iç ezici bir şekilde düşündükleri görülürdü." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. İskelet
  3. [sıfat] Çok zayıf
    • "Gözlerini kadit elleriyle iyice ovdu." (Ömer Seyfettin)

KALIP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir şeye biçim vermeye veya eski biçimini korumaya yarayan araç
    • "İstenilen kalıplarda ve istenilen nüanslarda heykeller yapılabilir." (Peyami Safa)
    • "Lakin sonra mandalın gürültüsü, kanadın gıcırtısını duyunca hemen yerine donmuş, yatmış, kalıp kesilmişti." (Refik Halit Karay)
    • "Hekimler epeyce çalıştılar, ilaç verdiler ise de fayda etmedi. Bir hafta sonra kalıbı dinlendirdi." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Aklı yerinde ama sabaha çıkamayacağına kalıbımı basarım." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Biçki modeli, patron
  3. [sıfat] Genellikle küp biçiminde yapılmış olan
    • "Bir kalıp peynir."
    • "İki kalıp sabun."
  4. Gösterişli görünüş
    • "Kalıbına bakarsan aslan gibi."
  5. Biçim, durum
    • "Muayyen bir kalıba girecek insana benzemiyordu." (Halide Edip Adıvar)

KAZIL

  1. [isim] Kıldan bükülmüş, çuval dikmekte kullanılan ip, sicim

KISKA

  1. [isim] Arpacık soğanı

KAKIÇ

  1. [isim] Balık avında kullanılan, ucu demir kancalı bir çeşit zıpkın

KAYAK

  1. [isim] Kar, su veya çim üzerinde kaymak için ayağa takılan araç
  2. Bu aracı kullanarak yapılan spor

KİKLA

  1. [isim] Lapinagillerden, güzel renkli, 50 cm uzunluğunda bir balık (Labrus berggylta)

KUZEN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Teyze, dayı, hala veya amcanın erkek çocuğu, erkek yeğen, böle

KANTO

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Tuluat tiyatrolarında oyundan önce genellikle kadın sanatçıların şarkı söyleyip dans ederek yaptığı gösteri
    • "Eski bir dolabın kırık aynası karşısında 'Telgrafın Telleri'ni söyler, kırıta kırıta kanto oynardı." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Bu gösteri sırasında söylenen şarkı

KOMUT

  1. [isim] Askerlere, izcilere, öğrencilere beden eğitimi çalışmalarında veya bir tören sırasında bir durumdan başka bir duruma geçmeleri için verilen buyruk, emir

KOŞAM

  1. [isim] Avuç
  2. İki avuç dolusu

KALCI

  1. [isim] Kal işi yapan kimse

KASIK

  1. [isim] Vücudun karın ile uyluk arasındaki bölümü
    • "Tabancayı kılıfsız olarak kuşağının arasına, sol kasığının üstüne yerleştirdi" (Necati Cumalı)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü