Başında k olan 5 harfli 613 kelime var. K harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde k harfi olan kelimeler listesine ya da sonu k harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında k bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KERİH

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Tiksindirici, iğrenç

KAPUZ

  1. [isim] Kanyon
  2. İçine girilmeyen sık orman

KIRAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Elmas, zümrüt vb. değerli taşların tartısında kullanılan, 0,20043 g olan ağırlık ölçü birimi
    • "Yüzlerini görür görmez, aşağıdaki misafirlerinin kıratlarını ölçmüştüm." (Ercüment Ekrem Talu)
  2. Nitelik, değer, düzey, seviye
    • "Karşısındaki oyuncu belki de orta kıratı hiçbir zaman geçmeyen birisi idi." (Tarık Buğra)

KOLİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kalın bağırsakta, genellikle karın boşluğunda aralıklı duyulan güçlü sancı

KOŞUN

Kelime Kökeni : Moğolca

  1. [isim] Asker, yan yana durmuş asker dizisi, saf
  2. Yan yana dizilmiş insanların oluşturduğu dizi
  3. Koşu, yarış

KAHİR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Kahredici, zorlayan
  2. Baskın gelen, ezen, ezici

KANIT

  1. [isim] Bir şeyin doğruluğu, gerçekliği konusunda kanaat verici belge, delil, iz
    • "Kanıtı gazetenin ikinci sayfasındaki damızlık haberiydi." (Çetin Altan)
  2. Anlaşmazlık konusu olan şeyde, yargıcın kanılarını oluşturan şey, delil
  3. Sonurguya ulaşan bir uslamlamanın dayandığı gerçek, delil

KOFTİ

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Sahtekâr, dolandırıcı kimse
    • "Kofti ne kanundan kaçar ne nizamdan; kanunu da nizamı da kendisine uydurur." (Rıfat Ilgaz)
  2. Değersiz, işe yaramaz kimse
    • "Devlet iş sahaları açmazsa böyle koftiler türer, iş kıtlığında iş icat etmeye çalışırlar."

KLİPS

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Yaylı bir pensle tutturulmuş küpe, iğne vb

KÖRPE

  1. [sıfat] Dalından yeni koparılmış, tazeliği üstünde, daha büyümemiş (bitki), kart karşıtı
    • "Körpe fidan."
  2. Çok genç (kimse)
    • "Köşedeki masada körpe, ötekinde olgun birer hoş kadın..." (Refik Halit Karay)
  3. Yavruluktan henüz çıkmış (hayvan)
    • "Kaplan ve yılan, körpe ceylan hayaliyle gözlerini kapadılar." (Halide Edip Adıvar)
  4. Genç, hoş, güzel
    • "Bir vakitler, Mahinur'un körpe rayihasıyla doldurduğu odalar şimdi boş ve sahipsiz." (Haldun Taner)
  5. Henüz bozulmamış, yıpranmamış

KÜŞÜM

  1. [isim] Kuşku
  2. Kaygı

KİLER

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Evlerde yiyecek, içecek ve erzakın saklandığı oda, ambar veya dolap
    • "Kileri kilitlemezdi, paraları meydanda dururdu." (Ömer Seyfettin)

KİMYA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Maddelerin temel yapılarını, birleşimlerini, dönüşümlerini, çözümleme, birleşim ve üretim yöntemlerini inceleyen bilim
    • "Sıla kimya olmuş burnuma tüter / Yol ver dağlar ben sılaya gideyim." (Halk türküsü)
  2. Üstün özellikler taşıyan çok değerli şey
    • "Emniyetlerini kazanmak için bu esrar bir kimya gibi gizli kalmalıdır." (Reşat Nuri Güntekin)

KELEŞ

  1. [sıfat] Yiğit, cesur, bahadır
  2. Çok yakışıklı, çok güzel
  3. Vücut yapısı gösterişsiz
  4. Çirkin, kötü
  5. Kel
    • "Kayseri çarşısının tavanını, kubbesini kökünden kazıtmış ... O canım mimariyi bir keleşe döndürmüş." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)

KESİT

  1. [isim] Bir şey enlemesine veya boylamasına kesildiğinde ortaya çıkan yüzey
    • "Ağacın kesiti."
  2. Bir toplumun bölümü, kesim
  3. Ayırıcı özellikleriyle belirlenen süreç
  4. Bir cisim düz olarak kesildiğinde ortaya çıkan düzlemin biçimi, makta
    • "Bir kürenin her kesiti daire biçiminde olur."

KİRİL
...
KUMAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ortaya para koyarak oynanan talih oyunu
    • "Ağır bir kumar borcunu ödemek zorunda kalan soylular gibiydi." (Necati Cumalı)
    • "Kazanacağından emin olmadıkça kumar oynamak deliliktir." (Atilla İlhan)

KABİR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Mezar, sin
    • "Ve serin serviler altında kalan kabrinde / Her seher bir gül açar, her gece bir bülbül öter." (Yahya Kemal Beyatlı)

KEBAP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Doğrudan doğruya ateşte veya kap içinde susuz olarak pişirilmiş et
    • "Oradan ayrılınca hemen çarşıya koşar, sıcak bir ekmek alır, içini kebapla doldurur, anama götürürdüm." (Halide Edip Adıvar)
  2. Kızartma, çevirme veya kavurma yoluyla hazırlanan her türlü yiyecek
    • "Kestane kebabı. Patlıcan kebabı."
  3. [sıfat] Kavrulmuş, kızarmış
    • "Kebap mısır."
  4. [sıfat] Yanmış, yanık

KESBİ
...
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü