Başında k olan 4 harfli 164 kelime var. K harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde k harfi olan kelimeler listesine ya da sonu k harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında k bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KEFE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Terazi gözlerinden her biri
-
[isim]
Terazi gözlerinden her biri
- KUZU
-
-
[isim]
Koyun yavrusu
- "Belki beş kuzunun derisinden yapılmış, siyah bir kalpak." (Ömer Seyfettin)
- "... sabık komiserin sahiden bir komisermiş gibi tavır aldığı anlarda kadın kuzu kesilirdi." (Halide Edip Adıvar)
- "Kuzum, şu kalemi verir misin?"
- "Kuzum anne, doktora etki yapma!" (Halide Edip Adıvar)
-
Bir meyve ve sebzeye bitişik olan küçük meyve veya sebze
-
[sıfat]
Kuzu etinden yapılmış olan (yiyecek)
-
[isim]
Koyun yavrusu
- KAZA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Can veya mal kaybına, zararına neden olan kötü olay
- "Tren kazası."
- "Yalnız ortada tef çalan, bunların arasına kaza ile düşmüş gibi." (Halide Edip Adıvar)
- "Bu yaşa geldim, Allaha bin şükür, namazımı kazaya bırakmadım." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
- "Osman, kazaya kalan namazını daha ziyade geciktirmeden korkarak ayağa kalktı." (Refik Halit Karay)
-
İlçe, kaymakamlık
- "Kazada mektepli dişçi olmadığı için onu vilayete götürdüm." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Vaktinde kılınmayan namazı veya tutulmayan orucu sonradan yerine getirme
-
Yargı
-
Kadılık görevi
-
[isim]
Can veya mal kaybına, zararına neden olan kötü olay
- KEZA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Aynı biçimde
- "Süt beyaz, kar keza, pamuk keza."
-
[zarf]
Aynı biçimde
- KLOŞ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Alt tarafı çan biçiminde genişleyen (etek)
- "O zaman kloş eteklerin modası yeni çıkmıştı." (Atilla İlhan)
-
[sıfat]
Alt tarafı çan biçiminde genişleyen (etek)
- KOLİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Posta paketi
-
İçinde türlü eşya bulunan çeşitli büyüklükte paket
-
[isim]
Posta paketi
- KAKA
-
-
[isim]
Çocuk dilinde dışkı
-
[sıfat]
Çocuk dilinde kötü, çirkin
-
[isim]
Çocuk dilinde dışkı
- KORU
-
-
[isim]
Bakımlı küçük orman
- "Arkamda çam korularının parça parça neftîleştirdiği yeşil bir dağ." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Bakımlı küçük orman
- KONİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Durağan bir noktadan geçen ve kapalı bir eğriye dayanarak hareket eden bir doğrunun çizdiği yüzey, mahrut
-
[sıfat]
Bu biçiminde olan
-
Çembersel bölge üzerindeki her noktanın çember düzlemi dışındaki bir nokta ile birleşiminden oluşan geometrik cisim
-
Bu yüzeyle sınırlı katı cisim
-
[isim]
Durağan bir noktadan geçen ve kapalı bir eğriye dayanarak hareket eden bir doğrunun çizdiği yüzey, mahrut
- KİEV
- ...
- KOBİ
- ...
- KÜNH
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Öz, kök, içyüz
- "Bu şiirin künhü dimağla, gözle görülmez, yalnız kalple anlaşılır." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[isim]
Öz, kök, içyüz
- KENE
-
-
[isim]
Koyun, köpek, at vb. hayvanların veya insanların derisinde asalak olarak yaşayan, bulaşıcı hastalıklara neden olan böceklerin genel adı, sakırga
-
[isim]
Koyun, köpek, at vb. hayvanların veya insanların derisinde asalak olarak yaşayan, bulaşıcı hastalıklara neden olan böceklerin genel adı, sakırga
- KEKA
-
-
[ünlem]
Keyifli bir durum anlatılırken "ne güzel, ne iyi" anlamlarında söylenen bir söz
-
[ünlem]
Keyifli bir durum anlatılırken "ne güzel, ne iyi" anlamlarında söylenen bir söz
- KROM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Atom numarası 24, atom ağırlığı 52,01, yoğunluğu 6,92 olan, 1514 °C'de eriyen, ısıya dayanıklı, havada oksitlenmeyen bir element (simgesi Cr)
-
[sıfat]
Bu elementten yapılmış
- "Krom kaplama."
-
[isim]
Atom numarası 24, atom ağırlığı 52,01, yoğunluğu 6,92 olan, 1514 °C'de eriyen, ısıya dayanıklı, havada oksitlenmeyen bir element (simgesi Cr)
- KOZA
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
İçinde tohum veya krizalit bulunan korunak, kozalak
- "Pamuk kozası. İpek kozası."
- "Hiçbir tarakta bezim kalmadı, ipek böceği gibi kozama çekilmiş, kendi hâlimde, politikaya bulaşmadan yaşıyorum." (Atilla İlhan)
- "Pamuk ırgatları alaçıkların önüne oturmuşlar, koza çekiyorlardı." (Yahya Kemal)
-
İpek böceğinin ördüğü ve içine kapandığı korunak
-
[isim]
İçinde tohum veya krizalit bulunan korunak, kozalak
- KARO
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Oyun kâğıtlarının küçük, kırmızı, baklava biçimli benekli olanı, orya
-
Betondan yapılmış dört köşe döşeme taşı
-
[isim]
Oyun kâğıtlarının küçük, kırmızı, baklava biçimli benekli olanı, orya
- KESP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kazanma
-
[isim]
Kazanma
- KIRK
-
-
[isim]
Otuz dokuzdan sonra gelen sayının adı
- "Yeni doğmuş iki çocuğu da kırk basar diye yan yana getirmezler." (Refik Halit Karay)
-
Bu sayıyı gösteren 40, XL rakamlarının adı
-
[sıfat]
Dört kere on, otuz dokuzdan bir artık
-
[isim]
Otuz dokuzdan sonra gelen sayının adı
- KLİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Hizip
-
[isim]
Hizip