Başında kıra olan 16 kelime var. KIRA ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde kıra olan kelimeler listesine ya da sonu kıra ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

KIRAATHANECİLİK

12 Harfli Kelimeler

KIRAATHANECİ

11 Harfli Kelimeler

KIRAÇLAŞMAK

10 Harfli Kelimeler

KIRAATHANE, KIRAÇLAŞMA

8 Harfli Kelimeler

KIRAÇLIK, KIRAĞILI, KIRATLIK

7 Harfli Kelimeler

KIRACAK, KIRANTA

6 Harfli Kelimeler

KIRAAT, KIRAĞI

5 Harfli Kelimeler

KIRAÇ, KIRAN, KIRAT, KIRAY


Kelime bulma makinesi

A I K R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

ARIK, IRAK, KARI, RAKI

3 Harfli Kelimeler

AKI, ARI, ARK, IRA, IRK, KAR, KIR

2 Harfli Kelimeler

AK, AR, RA, IR

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KIRAATHANECİLİK

  1. [isim] Kıraathaneci olma durumu

KIRAATHANECİ

  1. [isim] Kıraathane işleten kimse

KIRAÇLAŞMAK

  1. [nsz] Kıraç duruma gelmek, verimsizleşmek

KIRAÇLAŞMA

  1. [isim] Kıraçlaşmak işi

KIRAATHANE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kahve, kahvehane
    • "Burasını otel mi zannettin, kıraathane mi?" (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Müşterilerinin okumaları için gazete ve dergi bulunduran geniş, temiz ve iyi döşenmiş kahvehane

KIRAĞILI

  1. [sıfat] Kırağısı olan
    • "İşte niyetim o vergili, kırağılı, o tohumu çürüklü topraktan çok, denizle uğraşmak." (Sait Faik Abasıyanık)

KIRATLIK

  1. Herhangi bir kırat değerinde olan (taş)
    • "On kıratlık pırlanta."
  2. Herhangi bir nitelikte, değerde olan

KIRAÇLIK

  1. [isim] Kıraç olma durumu veya kıraç yer
    • "O bölge kıraçlıktır."

KIRACAK

  1. [isim] Nalbantların atın tırnağını kesmek için kullandıkları keskin demir alet

KIRANTA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [sıfat] Saçları ağarmaya başlamış (erkek)
    • "Yeni şube reisi, kırk beşlik, ellilik, kıranta, ağzı kalabalık bir adam." (Memduh Şevket Esendal)
  2. İlerlemiş yaşına rağmen bakımlı, özenli (erkek)
  3. Kırlaşmış (saç, sakal)
    • "Erkek, tıraşı uzamış kıranta saçlı, kırk yaşlarında bir köylüydü." (Reşat Nuri Güntekin)

KIRAĞI

  1. [isim] Su buğusunun soğuk havalarda, yerde, bitkiler, ağaçlar ve öteki nesneler üzerinde donmasıyla oluşan ince su damlacıkları
    • "Sedef parçasını hemen aşağıya düşecek bir kırağı damlası gibi parlatıyordu." (Refik Halit Karay)

KIRAAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Okuma
    • "Orada da bu gece kıraatleri devam ediyordu." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  2. Kur'an'ı belli kural ve işaretlere göre okuma
    • "Olsa olsa mevzun cümlelerden mürekkep bir parçayı iyi kıraat etmiş olur." (Yahya Kemal Beyatlı)

KIRAY

  1. [isim] Yol kesen, asi
  2. Genç, delikanlı

KIRAÇ

  1. Verimsiz veya susuz, bitek olmayan (toprak)

KIRAN

  1. [sıfat] Kırma işini yapan (kimse)
    • "Taş kıran işçiler."
    • "Bu yıl sığırlara kıran girdi."
  2. [isim] Bir topluluğun ve özellikle hayvanların büyük bir bölümünü yok eden hastalık veya başka neden, ölet, afet
    • "Kıranları ve zelzeleleri, feyezanları ve harpleri görmüşlerdir." (Sait Faik Abasıyanık)

KIRAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Elmas, zümrüt vb. değerli taşların tartısında kullanılan, 0,20043 g olan ağırlık ölçü birimi
    • "Yüzlerini görür görmez, aşağıdaki misafirlerinin kıratlarını ölçmüştüm." (Ercüment Ekrem Talu)
  2. Nitelik, değer, düzey, seviye
    • "Karşısındaki oyuncu belki de orta kıratı hiçbir zaman geçmeyen birisi idi." (Tarık Buğra)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü