Başında kı olan 5 harfli 64 kelime var. Kı ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde kı olan kelimeler listesine ya da sonu kı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında kı bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KILLI
-
-
[sıfat]
Kılı olan, kıl ile kaplı
- "İhtiyarın zayıf damarları kabarmış kıllı elleri dizlerinin üstündeydi."
-
[sıfat]
Kılı olan, kıl ile kaplı
- KINLI
-
-
[sıfat]
Kını olan, bir kınla sarılı olan
-
[isim, bitki bilimi]
Kını çok gelişerek bağlı bulunduğu sapı az veya çok saran yaprak
-
[sıfat]
Kını olan, bir kınla sarılı olan
- KIYAS
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳiyās
- KILIR
-
-
[isim, bitki bilimi]
Maydanozgillerden, bir yıllık ve özel kokulu otsu bir bitki (Ammi visnaga)
-
[isim, bitki bilimi]
Maydanozgillerden, bir yıllık ve özel kokulu otsu bir bitki (Ammi visnaga)
- KIRKI
-
-
[isim]
Kırkma işi
-
Davarların yün veya kıllarını kırkmaya yarayan makasa benzer araç
-
[isim]
Kırkma işi
- KILIŞ
-
-
[isim]
Kılmak işi
-
[isim]
Kılmak işi
- KILIF
-
Kelime Kökeni: Arapça ġilāf
-
[isim]
Bir şeyi korumak için kendi biçimine göre, çoğunlukla yumuşak bir nesneden yapılmış özel kap; zarf
- "Bütün vücudu sanki ziftten bir kılıf içine tıkılmış gibi idi."
-
[mecaz]
Yolsuz bir işe bulunan sudan gerekçe
-
[isim]
Bir şeyi korumak için kendi biçimine göre, çoğunlukla yumuşak bir nesneden yapılmış özel kap; zarf
- KIRBA
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳirba
-
[isim]
Sakaların içinde su taşıdıkları ağzı dar, altı geniş, deriden yapılmış kap
- "Cesaretini toplamak için küçük kırbasına şarap doldurmayı unutmamıştı."
-
[mecaz]
Çok su içen kimse
-
[ağızlardan]
Çocuklarda karın şişmesiyle beliren bir hastalık
-
[isim]
Sakaların içinde su taşıdıkları ağzı dar, altı geniş, deriden yapılmış kap
- KILIK
-
-
[isim]
Bir kimsenin giyinişi, dış görünüşü; eşkâl
- "Delikanlı kopuklar, kılıklarından, giyinişlerinden belli oluyorlar."
-
[ağızlardan]
Bir kimsenin resmi, fotoğrafı
-
[isim]
Bir kimsenin giyinişi, dış görünüşü; eşkâl
- KISMİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳismī
-
[sıfat]
Bir şeyin yalnız bir bölümünü içine alan; tikel
-
[sıfat]
Bir şeyin yalnız bir bölümünü içine alan; tikel
- KIŞLA
-
-
[isim, askerlik]
Askerlerin toplu olarak barındıkları yapılar bütünü
- "Gece gündüz kışlada kaldığımızdan sivil hayat ile temasımız pek azdı."
-
[ağızlardan]
Koyun ve keçi sürülerinin gecelediği veya kışın barındığı kapalı ağıl
-
[isim, askerlik]
Askerlerin toplu olarak barındıkları yapılar bütünü
- KIPTİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳibṭī
-
[isim, eskimiş]
Mısır halkından olan kimse
-
Bakınız Çingene
-
[isim, eskimiş]
Mısır halkından olan kimse
- KIŞRİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳişr + Farsça į
- KILGI
-
-
[isim, felsefe]
Bakınız uygulama
-
[isim, felsefe]
Bakınız uygulama
- KINIK
-
-
[isim]
İzmir iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
İzmir iline bağlı ilçelerden biri
- KILMA
-
-
[isim]
Kılmak işi
- "Kitabımı elimden bırakmadığımı görmek bile onları mutlu kılmaya yetiyordu."
-
[isim]
Kılmak işi
- KISIM
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳism
- KISIK
-
-
[sıfat]
Kısılmış olan; basık
-
Kuvvetli ve yüksek tonda olmayan, hafif, boğuk (ses); ağır, alçak
- "Arkasından çıtırtılar, kısık sesler geliyordu."
-
Hafifçe aralanmış, yumulmuş olan (göz kapağı)
-
[isim, coğrafya]
Bakınız boğaz
-
[sıfat]
Kısılmış olan; basık
- KISIT
-
-
[isim, hukuk]
Kişinin yurttaşlık haklarını kullanma yetkisinin yargı kuruluşları tarafından kaldırılması
-
Bunama, mahkûm olma vb. nedenlerden dolayı kanunun, bir kimsenin malını, parasını istediği gibi kullanmasına ve harcamasına engel olması; kısıtlılık, kısıtlama, hacir
-
[isim, hukuk]
Kişinin yurttaşlık haklarını kullanma yetkisinin yargı kuruluşları tarafından kaldırılması
- KISIR
-
-
[sıfat]
Üreme imkânı olmayan, döl vermeyen (insan ve hayvan); yoz
-
Ürün vermeyen (toprak); yoz
- "Kısır toprak."
-
[mecaz]
Verimsiz, yararsız, sonuçsuz olan
- "Kısır çalışma. Kısır tartışma."
-
[biyoloji]
İçinde hiçbir üreme olayı geçmeyen (canlı hücre, çekirdek vb.); steril
-
[sıfat]
Üreme imkânı olmayan, döl vermeyen (insan ve hayvan); yoz