Başında kö olan 8 harfli 55 kelime var. Kö ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde kö olan kelimeler listesine ya da sonu kö ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında kö bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kö Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

K Ö

2 Harfli Kelimeler

ÖK

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KÖKÇÜLÜK

  1. [isim] Kökçünün yaptığı iş
  2. Bakınız köktencilik
    • "Halk söyleyişini sevmediğinden değil kökçülük yüzünden yapıyor bunu." (Cevdet Kudret)
KÖRLEMEK

  1. [-i] Bakınız körletmek
    • "Sizi de arpanızı da buğdayınızı da... Gözünüzü körledi para, nedir?" (Ümit Kaftancıoğlu)
  2. İsabet etmemek, atıp vuramamak
KÖKLENİŞ

  1. [isim] Köklenmek işi
KÖTÜLEME

  1. [isim] Kötülemek işi
KÖRLETME

  1. [isim] Körletmek işi
KÖFTELİK

  1. [sıfat] Köfte yapmaya elverişli olan
    • "Köftelik kıyma. Köftelik bulgur."
KÖŞELEME

  1. [isim] Köşelemek işi
  2. [zarf] Köşeye çapraz gelecek bir biçimde
    • "Sonra aynı mendili üç köşeleme katlayarak boynu ile kolalı yakasının arasına sıkıştırdı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
KÖYCÜLÜK

  1. [isim] Köycü olma durumu
    • "Köycülük kollarında gecemi gündüzüme kattım." (Yusuf Ziya Ortaç)
KÖÇEKLİK

  1. [isim] Köçek olma durumu
KÖPÜRGEN

  1. [sıfat] Gerekli gereksiz, hızlı, aralıksız ve bıktırıcı biçimde konuşan
    • "Bu uzun saçlı, köpürgen, hemen hemen bizimle yaşıt, boşanmış zemberek gibi söylenen yeni hocaları dinler dururduk." (Falih Rıfkı Atay)
KÖHNEMEK

  1. [nesnesiz] Bakınız eskimek
  2. [mecaz] Geçersiz bir duruma gelmek, çağ dışı kalmak
KÖFTEHOR

Kelime Kökeni: Farsça kūfte-ḫor

  1. [ünlem, teklifsiz konuşmada] Sevgiyle karışık bir azarlama sözü
    • "Gel buraya bakayım köftehor! Senin onlar arasında işin yok." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
KÖKENSİZ

  1. [sıfat] Kökeni olmayan
KÖRELTME

  1. [isim] Köreltmek işi
KÖŞEBAŞI

  1. [isim] Bir sokağın başka bir sokakla veya caddeyle kesiştiği yer
    • "Felek benim kurulu yayım yastı / Her köşebaşında yolumu kesti" (Pir Sultan Abdal)
  2. [mecaz] Önemli makam
KÖKLEŞİK

  1. [sıfat] Alışılmış olan, yenilik getirmeyen; geleneksel, klasik
KÖMÜRLÜK

  1. [isim] Kömür saklanan veya konulan yer
    • "Aşağıda mutfak, yanında bir bulaşıkhane ile bir uşak odası, bir odunluk, bir kömürlük." (Sait Faik Abasıyanık)
KÖKENSEL

  1. [sıfat] Kökenle ilgili olan
KÖŞEBENT

Kelime Kökeni: Farsça gūşe + bend

  1. [isim] Bir yere fotoğraf yapıştırmaya yarayan, üçgen biçiminde arkası zamklı küçük kâğıt
  2. Birleşen iki kereste vb.ni tutturmaya yarayan, dik açı biçiminde bükülmüş demir; L demiri
KÖPÜRMEK

  1. [nesnesiz] Köpük yapmak, köpük oluşmak, köpük çıkararak kabarmak
    • "Fırat, Malatya'ya doğru bir dirsek gibi kıvrıldığı vadide artık dağlardan kopup çağıl çağıl köpürmüyor." (Ayşe Kulin)
  2. Ekşiyip köpüklenmek
    • "Reçel köpürdü."
  3. [mecaz] Çok kızmak, birdenbire öfkelenmek; feveran etmek
    • "Yavaş yavaş her vakit sebepsiz bir hiddetten köpüren babamı da bir horoza benzetmeye başladım." (Ömer Seyfettin)
  4. [mecaz] Gerekli gereksiz, aralıksız ve bıktırıcı konuşup durmak
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü