Sonunda is olan 5 harfli 34 kelime var. İS ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde is olan kelimeler listesine ya da başında is olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

S İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

İS, Sİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

NEFİS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Öz varlık, kişilik
    • "Çoğunu kendi nefsini kurtarmak için öldürmüştü." (Ömer Seyfettin)
    • "Nefsine uyanların, zevkten başka bir şey tanımayanların, hayvanlardan ne farkı var?" (Ömer Seyfettin)
    • "Riyakârlığı da bir türlü nefsine yediremiyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. İnsanın yeme içme vb. gereksinimlerinin bütünü

METİS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Melez

VARİS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Toplardamar genişlemesi, ordubozan

MURİS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Miras bırakan

İBLİS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Şeytan
  2. Kötü, düzenci kimse
    • "Ne iblistir o Sezai, bir ben bilirim, bir de Allah..." (Atilla İlhan)

TESİS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yapma, kurma, temelini atma
    • "Ayşe derhâl dostluk tesis eden bir İstanbul kızıydı." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Kuruluş

SİLİS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kum, çakmak taşı, kuvars vb. silisyumun oksijenli birleşimleri

LEMİS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] El ile dokunarak duyma, bir şeye el ile dokunma

KASİS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kara yolunda oluşmuş çukurlar ve tümsekler
  2. Yollarda araçların hızını düşürmek için yapılan, türlü biçimlerde tümsek
  3. Bir yolun doğrultusunu dik kesen bir yandan öbür yana geçen ark

MUNİS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Alışılan, alışılmış, yabancı olmayan
  2. Cana yakın, uysal, sevimli
    • "Ağlamaktan renkleri silinmiş zannolunan küçük munis gözleriyle bakıyordu." (Orhan Seyfi Orhon)
  3. Uygun
    • "Bu fikir birdenbire bana o kadar munis, yapılabilmesi o kadar kolay göründü ki hemen yola düştüm." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

OFRİS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Salepgillerden, çiçekleri sinek, örümcek gibi birtakım böcekleri andıran, yumrulu, otsu bir bitki (Ophrys)

KİLİS
...
SOSİS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kıyılmış, baharat katılmış etle, tütsüleme, pişirme vb. işlemlerden sonra yapılan bir tür sucuk
    • "Bir sosis daha yese öğle yemeğinden vazgeçebilirdi pekâlâ."

SELİS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Akıcı

HELİS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir silindirin ana doğrularını sabit bir açı altında kesen eğri

KAVİS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir eğrinin sınırlı bir kısmı, eğmeç
    • "Sabah güneşi, duvara bir altın kavis çekti." (Yusuf Ziya Ortaç)

KULİS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sahnenin gerisinde ve yanlarında bulunan bölüm
    • "Sahneye girişlerinde kuliste sırasını bekliyorlardı." (Necati Cumalı)
  2. Borsa dışında alışveriş yeri
  3. Bir amaca ulaşabilmek için ilgili kişiler arasında özel çalışma yapılan yer
  4. Bir işin, bir hareketin gizli hazırlık konuşması
    • "Lozan'daki Türk heyetinin kulisleri hakkında pek az şey biliyoruz." (Haldun Taner)

PENİS

Kelime Kökeni : Latince

  1. [isim] Erkeklik organı

HAPİS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir yere kapatıp salıvermeme
    • "Adamcağız hem hapis yatacak hem dayak yiyecek." (Aka Gündüz)
  2. Yasalara göre suçu belirlenen bir kimseyi cezaevine koyma cezası
    • "Bu köprünün yol vermeyişinden dolayı, Haliç'te yıllar boyu hapis kalan gemiler oldu." (Aydın Boysan)
  3. Cezaya çarptırılmış suçluların kapatıldıkları yer, cezaevi, hapishane
    • "Sadakatinin mükâfatını hapiste aç kalmakla görür." (Burhan Felek)
  4. Pulları salıvermemek, kapatmak temeline dayanan bir çeşit tavla oyunu
  5. [sıfat] Mahpus
    • "Hapislerin çalıştırılmasına karar verildi."

HALİS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Katışık olmayan, katışıksız, saf
    • "İşte halis çay buna derler." (Sait Faik Abasıyanık)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü