Sonunda irmek olan 8 harfli 30 kelime var. İRMEK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde irmek olan kelimeler listesine ya da başında irmek olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
İrmek Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E K M R İ
5 Harfli Kelimeler
İRKME, KERİM
4 Harfli Kelimeler
EKİM, EMİK, EMİR, ERİK, ERİM, KREM, MERİ, REMİ
3 Harfli Kelimeler
ERK, KEM, KER, KİM, KİR, MİR
2 Harfli Kelimeler
EK, EM, ER, İM, KE, Kİ, ME, Mİ, RE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- EĞDİRMEK
-
-
[-i]
Eğme işini yaptırmak
-
Eğik duruma getirmek
- "Eğdirme fesini yâr yâr kalkar da giderim"
-
[-i]
Eğme işini yaptırmak
- ÇEVİRMEK
-
-
[-i]
Bir şeyin yönünü değiştirmek
- "Nefes nefese koşan anneme, başını çevirmeden cevap verdi."
-
Öteki yüzünü görünür duruma getirmek
- "Sermet defterinin yapraklarını çeviriyordu."
-
Döndürerek hareket ettirmek
- "Resimleri albüme yapıştırırken kocası da radyonun düğmesini çevirdi."
-
Yönetmek, idare etmek
- "Eteği belinde, bütün evi o çeviriyor."
-
[nesnesiz]
Bakınız durdurmak
- "O hızla giderken bir taksi çevirdi ve tortop olup taksinin içine yuvarlandık."
-
Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek
- "Gündelik yaşamımızda, banka memurlarının sokaklarda bile bizi çevirip kredi kartı vermek için nasıl yırtındıklarını görüyoruz."
-
Geri göndermek
- "Olayı aydınlatacak her uğraşıyı geri çevirmiş, içine gömülüp tek gözyaşı dökmemişti."
-
Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek
-
Çevrilemek, tevil etmek
- "Sözü işine geldiği gibi çevirdi."
-
[-den]
Çeviri yapmak
- "Romanlar, hikâyeler yazar; yahut Fransızcadan çevirirmiş."
-
[-i, -le]
Bakınız kuşatmak
- "Bağı duvarla çevirmek."
-
[-e, -i]
Bir durumdan başka duruma getirmek, dönüştürmek
- "Babasıyla birlikte evimi otele çevirdiler."
-
[-e, -den]
Bir durumdan başka duruma geçmek
-
[nesnesiz]
Kâğıt oyunu oynamak
-
[nesnesiz]
İşlemek, yapmak
- "Yine ne işler çeviriyorsun bakayım."
-
[-i]
Bir şeyin yönünü değiştirmek
- SEĞİRMEK
-
-
[nesnesiz]
Genellikle vücudun bir yerinde deri ile birlikte derinin hemen altındaki kaslar hafifçe oynamak; seğrimek
- "Üç dört gün oluyor, sol gözümün alt kapağı seğiriyordu."
-
[nesnesiz]
Genellikle vücudun bir yerinde deri ile birlikte derinin hemen altındaki kaslar hafifçe oynamak; seğrimek
- ESTİRMEK
-
-
[-i]
Esmesini sağlamak
-
[-i]
Esmesini sağlamak
- YİTİRMEK
-
-
[-i]
Ne olduğunu, nerede bulunduğunu bilememek; kaybetmek
- "Kalemimi yitirdim."
-
Bazı nitelik veya özelliklerin yok olması durumuna uğramak; kaybolmak
-
Yakın birini ölüm sonucu kaybetmek
-
[-i]
Ne olduğunu, nerede bulunduğunu bilememek; kaybetmek
- İTTİRMEK
-
-
[-i]
İtmesini sağlamak
-
[-i]
İtmesini sağlamak
- DEVİRMEK
-
-
[-i]
Ayakta veya dik duran bir şeyi düşürmek, yatay duruma getirmek
- "Ne ince boyunlu ilaç şişesini ne kırmızı kutuyu devirdiniz."
-
[mecaz]
Bir yönetim organının veya başkanının yönetim gücünü zorla elinden almak
- "Başkanı devirmek."
-
[mecaz]
Hepsini kısa sürede içip bitirmek
- "Birinci, ikinci ve üçüncü bardaklarını hep bu birlik konusuyla devirdiler."
-
[mecaz]
Bir yana eğmek
- "Şapkasını yana devirdi."
-
[mecaz]
Belli bir yaş dönemini geride bırakmak
- "Amcam ellisini devirmiş bir kişidir."
-
[nesnesiz, mecaz]
Bir kitabı başından sonuna kadar okuyup bitirmek
-
[-i]
Ayakta veya dik duran bir şeyi düşürmek, yatay duruma getirmek
- EMDİRMEK
-
-
[-e, -i]
Emmesini sağlamak
-
[-e, -i]
Emmesini sağlamak
- DEDİRMEK
-
-
[-e, -i]
Demek zorunda bırakmak
-
Denilmesini sağlamak
-
[-e, -i]
Demek zorunda bırakmak
- DELİRMEK
-
-
[nesnesiz]
Deli olmak, aklını yitirmek, çıldırmak; dellenmek, kaçırmak
- "İkramiye kazananların delirdiklerini işitirdi."
-
[nesnesiz]
Deli olmak, aklını yitirmek, çıldırmak; dellenmek, kaçırmak
- EŞTİRMEK
-
-
[-e, -i]
Eşmesini sağlamak
-
[-e, -i]
Eşmesini sağlamak
- ŞİŞİRMEK
-
-
[-i]
Üfleyerek veya araç kullanarak şişkin bir duruma getirmek
- "Nefesinin olanca gücü ve hızıyla şişirdiği tulumu dudaklarına yanaştırdı."
-
Darbe, vb. yollarla şişmesine sebep olmak
-
Herhangi bir yiyecek mideyi gazla doldurup şişmesine sebep olmak
-
[mecaz]
Bakınız abartmak
-
[mecaz]
Bir sözü veya yazıyı gereksiz yere uzatmak
-
[mecaz]
Baştan savma iş görmek
- "Şimdi çabuk tarafından bir senaryo şişirmeli."
-
[mecaz]
Bir kimsenin öfkesinin, üzüntüsünün, sıkıntısının artmasına sebep olacak biçimde konuşmak
-
[-i]
Üfleyerek veya araç kullanarak şişkin bir duruma getirmek
- ETTİRMEK
-
-
[yardımcı fiil]
Etme işini yaptırmak
-
[yardımcı fiil]
Etme işini yaptırmak
- EKTİRMEK
-
-
[-e, -i]
Ekme işini yaptırmak
- "Şimdi, yirmi yıl sonra çoluğunu çocuğunu köye gönderiyor, toprağını ektirmeyi düşünüyor."
-
[-e, -i]
Ekme işini yaptırmak
- YETİRMEK
-
-
[-e, -i, ağızlardan]
Bitirmek, tamamlamak
-
Yetiştirmek, idare etmek
- "Parayı yetirmek."
-
[-e, -i, ağızlardan]
Bitirmek, tamamlamak
- EZDİRMEK
-
-
[-e, -i]
Ezme işini yaptırmak
-
[-e, -i]
Ezme işini yaptırmak
- SEMİRMEK
-
-
[nesnesiz]
Besili, yağlı bir duruma gelmek; beslemek
-
[nesnesiz]
Besili, yağlı bir duruma gelmek; beslemek
- DEĞİRMEK
-
-
[-e, ağızlardan]
Duyurmak, bildirmek, ulaştırmak
-
Değdirmek, dokundurmak
-
[-e, ağızlardan]
Duyurmak, bildirmek, ulaştırmak
- BİTİRMEK
-
-
[-i]
Bitmesini sağlamak; tamamlamak
-
Bakınız sonuçlandırmak
- "Bu işi sonuna kadar bitirmek lazım."
-
Güçsüz düşürmek, bitkin duruma getirmek, yormak
- "Onu en çok bitiren Filistin, Irak cepheleri oldu."
-
Onulmaz duruma getirmek, mahvetmek
- "Yetişir koştuğum aşkın peşi sıra / Bitirdi beni bu içki, bu kumar"
-
[-i]
Bitmesini sağlamak; tamamlamak
- KEMİRMEK
-
-
[-i]
Sert bir şeyi dişleriyle azar azar koparmak; yemek (II)
- "Sarmaşığın dibini biri beyaz, diğeri kara iki fare kemirip durmaktadır."
-
Aşınmasına sebep olmak; yemek (II)
- "Demiri pas kemiriyor."
-
[-i]
Sert bir şeyi dişleriyle azar azar koparmak; yemek (II)