Sonunda ir olan 6 harfli 52 kelime var. İR ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ir olan kelimeler listesine ya da başında ir olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ŞİMŞİR
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Şimşirgillerden, yaprakları her mevsimde yeşil kalan, taşlık, çorak bölgelerde kendiliğinden yetişen veya bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, odunu sarımsı renkli ve çok sert olan bir ağaççık (Buxus sempervirens)
-
Bu ağaççığın sert, düzgün sarı renkte kerestesi
-
[sıfat]
Bu keresteden yapılan
- "İçi çiçekli şimşir kaşıkla salatayı âdeta pilav yer gibi tıkınıyordu." (Osman Cemal Kaygılı)
-
[isim]
Şimşirgillerden, yaprakları her mevsimde yeşil kalan, taşlık, çorak bölgelerde kendiliğinden yetişen veya bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, odunu sarımsı renkli ve çok sert olan bir ağaççık (Buxus sempervirens)
- MÜCBİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Zorlayıcı
-
[sıfat]
Zorlayıcı
- HİÇBİR
-
-
[sıfat]
Bir addan önce getirilerek o adın bildirdiği varlıktan bir tanesinin bile olmadığını anlatan bir söz
- "Nevin hiçbir insana kin, hiçbir insana tiksinti duymamıştı." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[sıfat]
Bir addan önce getirilerek o adın bildirdiği varlıktan bir tanesinin bile olmadığını anlatan bir söz
- VAMPİR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
İnsanların kanını emdiğine inanılan yaratık
-
Yarasalardan, Yeni Dünya'nın tropik bölgelerinde yaşayan, kuyruksuz, kahverengi tüylü, arka bacakları yürümeye ve sıçramaya çok uygun, kan emici bir memeli türü (Vampyrus spectrum)
-
[isim]
İnsanların kanını emdiğine inanılan yaratık
- KAŞMİR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
İnce, sık bir tür yün
-
[sıfat]
Bu yünden yapılmış
- "Kaşmir kazak."
-
[isim]
İnce, sık bir tür yün
- ZİNCİR
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Birbirine geçmiş bir sıra metal halkadan oluşan bağ
-
Art arda gelen şeylerin oluşturduğu dizi
- "Otomobillerin bitmez tükenmez zinciri üzerinden geçiyor." (Atilla İlhan)
- "Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım, / Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım." (Mehmet Akif Ersoy)
-
Taşıtların kar veya buzda kaymaması için tekerleklerine takılan alet
-
Altın veya gümüşten yapılmış takı
-
Hükümlülerin eline, ayağına vurulan demir bağ
-
[isim]
Birbirine geçmiş bir sıra metal halkadan oluşan bağ
- TEBŞİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Müjdeleme, muştulama
-
[isim]
Müjdeleme, muştulama
- ESATİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Tarih öncesi tanrılarının efsaneli serüvenlerini anlatan ve bir topluluğun duygularını, anlayışını ve özlemlerini göstermesi bakımından değeri olan hikâyeler, mitoloji
- "Kafamı rüya ve esatirden temizlemek, istiklallerin en güç elde edileni olan fikir istiklaline erişmek için değil mi?" (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Tarih öncesi tanrılarının efsaneli serüvenlerini anlatan ve bir topluluğun duygularını, anlayışını ve özlemlerini göstermesi bakımından değeri olan hikâyeler, mitoloji
- TAKDİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Beğenme, beğenip belirtme, değer verme
- "... herkesin takdirini kazanarak yükselmek ümidi bizi işimizin başına koşturuyor." (Şevket Rado)
- "Ama içinden yine onu takdir etmekten de geri kalmazmış." (Abdülhak Şinasi Hisar)
- "İhtimal ki senin alın yazında şunlar yazılıydı: Âlemin saygı ve takdirini kazanmış bir adam olacaksın." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Bir şeyin değerini, önemini, gerekliliğini anlama
- "Yarın pazar karıcığım / İşe gitmek var, takdir edersin." (Cahit Sıtkı Tarancı)
-
Takdirname
-
Değer biçme
- "Yapının takdirini bilirkişi yaptı."
-
Kitle iletişim araçlarında izlenme oranı
-
"Bu, şu, o" gösterme sıfatlarıyla kalma durumunda kullanıldığında "O durumda, böyle olunca" anlamlarında durum veya şart bildiren bir söz
- "Bu takdirde hem kendilerini hem de milleti iğfal etmiş olurlar." (Atatürk)
-
Yazgı
-
[isim]
Beğenme, beğenip belirtme, değer verme
- MÜSMİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Verimli
-
Sonuç veren
-
[sıfat]
Verimli
- TESHİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Büyüleme, büyü yapma
-
Kendine bağlama, elde etme
- "Kadındaki teshir kuvvetinin ondaki maddi hayvan kuvvetinden çok daha fazla olduğunu göstereceğim." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Büyüleme, büyü yapma
- TAHRİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yazma, kitabet, kompozisyon
-
[isim]
Yazma, kitabet, kompozisyon
- BİNBİR
-
-
[sıfat]
Pek çok, çok sayıda
- "İlk vapurdan binbir yabancı çıkıyor." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[sıfat]
Pek çok, çok sayıda
- KITMİR
- ...
- TAKRİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yerleştirme, yerleştirilme
-
Anlatma, anlatış, ders verme
- "Dersi kitaptan mı takip ediyorlar yoksa takrirden mi?" (Haldun Taner)
-
Önerge
-
Tapu dairesinde taşınmaz malını başkasına sattığını veya ipotek ettiğini söyleme
-
[isim]
Yerleştirme, yerleştirilme
- TEKRİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Tekrar etme, yeniden söyleme
-
Bir yazıda, bir şiirde sözü veya kavramı anlatımı pekiştirmek amacıyla sık sık tekrar etme sanatı
-
[isim]
Tekrar etme, yeniden söyleme
- BEYGİR
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
At
-
Sadece yük taşımakta veya araba çekmekte kullanılan at
-
Atlama beygiri
-
[isim]
At
- TEKBİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Müslümanlıkta Tanrı'nın büyüklüğünü, yüceliğini anmak için söylenen ve "Allahuekber" sözü ile başlayan dua
- "Hemen şükran secdesine kapanarak tekbir getirir." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[isim]
Müslümanlıkta Tanrı'nın büyüklüğünü, yüceliğini anmak için söylenen ve "Allahuekber" sözü ile başlayan dua
- TASGİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Küçültme, ufak duruma getirme
-
[isim]
Küçültme, ufak duruma getirme
- TEKDİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Azarlama, paylama
- "Kaynanasından ne sözler, ne tekdirler işitmiş..." (Memduh Şevket Esendal)
- "Böyle manasız şeylerle uğraştığın için seni biraz tekdir ediyordum." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Azarlama, paylama