Sonunda ir olan 6 harfli 52 kelime var. İR ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ir olan kelimeler listesine ya da başında ir olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KUMPİR
-
Kelime Kökeni: Bulgarca
-
[isim]
Özel fırında pişirilen iri patatesin içine peynir, mısır, bezelye vb. malzeme konularak yapılan yiyecek
-
[ağızlardan]
Bakınız patates
-
[isim]
Özel fırında pişirilen iri patatesin içine peynir, mısır, bezelye vb. malzeme konularak yapılan yiyecek
- TEPHİR
-
Kelime Kökeni: Arapça tebḫīr
-
[isim, eskimiş]
Buharlaşma, buharlaştırma
-
Buğulama, buğuya tutma, etüvden geçirme
-
[isim, eskimiş]
Buharlaşma, buharlaştırma
- MÜDRİR
-
Kelime Kökeni: Arapça mudrir
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız idrar söktürücü
- "Müdrir bir ilaç."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız idrar söktürücü
- PORFİR
-
Kelime Kökeni: Fransızca porphyre
-
[isim, mineraloji]
Bakınız kayaç
-
[isim, mineraloji]
Bakınız kayaç
- TEDVİR
-
Kelime Kökeni: Arapça tedvīr
-
[isim, eskimiş]
Bakınız çevirme
-
[mecaz]
Yönetme, çekip çevirme
-
[isim, eskimiş]
Bakınız çevirme
- TASVİR
-
Kelime Kökeni: Arapça taṣvīr
- TEKRİR
-
Kelime Kökeni: Arapça tekrīr
-
[isim]
Tekrar etme, yeniden söyleme
-
[edebiyat]
Bir yazıda, bir şiirde sözü veya kavramı anlatımı pekiştirmek amacıyla sık sık tekrar etme sanatı
-
[isim]
Tekrar etme, yeniden söyleme
- ŞİMŞİR
-
Kelime Kökeni: Farsça şemşīr
-
[isim, bitki bilimi]
Şimşirgillerden, yaprakları her mevsimde yeşil kalan, taşlık, çorak bölgelerde kendiliğinden yetişen veya bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, odunu sarımsı renkli ve çok sert olan bir ağaççık (Buxus sempervirens)
-
Bu ağaççığın sert, düzgün sarı renkte kerestesi
-
[sıfat]
Bu keresteden yapılan
- "İçi çiçekli şimşir kaşıkla salatayı âdeta pilav yer gibi tıkınıyordu."
-
[isim, bitki bilimi]
Şimşirgillerden, yaprakları her mevsimde yeşil kalan, taşlık, çorak bölgelerde kendiliğinden yetişen veya bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, odunu sarımsı renkli ve çok sert olan bir ağaççık (Buxus sempervirens)
- ZİNCİR
-
Kelime Kökeni: Farsça zencīr
-
[isim]
Birbirine geçmiş bir sıra metal halkadan oluşan bağ
-
Art arda gelen şeylerin oluşturduğu dizi
- "Otomobillerin bitmez tükenmez zinciri üzerinden geçiyor."
-
Taşıtların kar veya buzda kaymaması için tekerleklerine takılan alet
- "Araçlar zincirsiz yola çıkamıyorlardı."
-
Altın veya gümüşten yapılmış takı
-
[eskimiş]
Hükümlülerin eline, ayağına vurulan demir bağ
- "Elleri, ayakları kalın baklalı zincirle bağlı biçarenin."
-
[isim]
Birbirine geçmiş bir sıra metal halkadan oluşan bağ
- TAHRİR
-
Kelime Kökeni: Arapça taḥrīr
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yazma (I)
-
Gözün renkli kısmındaki çizgiler; tahril
-
Bakınız çizgi
-
Bakınız kompozisyon
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yazma (I)
- TAHKİR
-
Kelime Kökeni: Arapça taḥḳīr
-
[isim]
Aşağılama, onur kırma, onuruna dokunma
-
Bakınız hakaret
- "Baştan başa küfür ve tahkir ile doluydu."
-
[isim]
Aşağılama, onur kırma, onuruna dokunma
- TANZİR
-
Kelime Kökeni: Arapça tanẓīr
-
[isim, eskimiş]
Bakınız benzetme
-
[edebiyat]
Divan edebiyatında bir şiiri örnek alarak ona benzer bir şiir yazma
-
[isim, eskimiş]
Bakınız benzetme
- MÜSMİR
-
Kelime Kökeni: Arapça mus̱mir
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız verimli
-
Sonuç veren
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız verimli
- VAMPİR
-
Kelime Kökeni: Fransızca vampire
-
[isim]
İnsanların kanını emdiğine inanılan yaratık
-
[hayvan bilimi]
Yarasalardan, Yeni Dünya'nın tropik bölgelerinde yaşayan, kuyruksuz, kahverengi tüylü, arka bacakları yürümeye ve sıçramaya çok uygun, kan emici bir tür memeli (Vampyrus spectrum)
-
[isim]
İnsanların kanını emdiğine inanılan yaratık
- TEBŞİR
-
Kelime Kökeni: Arapça tebşīr
-
[isim, eskimiş]
Bakınız muştulama
-
[isim, eskimiş]
Bakınız muştulama
- HİÇBİR
-
-
[sıfat]
Bir addan önce getirilerek o adın bildirdiği varlıktan bir tanesinin bile olmadığını anlatan bir söz
- "Fakat o bir çift gözü hayalinden, rüyasından hiçbir şey silemedi."
-
[sıfat]
Bir addan önce getirilerek o adın bildirdiği varlıktan bir tanesinin bile olmadığını anlatan bir söz
- TESHİR
-
Kelime Kökeni: Arapça tesḥīr
-
[isim, eskimiş]
Büyü yapma
-
[mecaz]
Büyüleme, kendine bağlama
- "Kadındaki teshir kuvvetinin ondaki maddi hayvan kuvvetinden çok daha fazla olduğunu göstereceğim."
-
[isim, eskimiş]
Büyü yapma
- EKABİR
-
Kelime Kökeni: Arapça ekābir
-
[isim]
Büyükler, devlet büyükleri, ileri gelenler
- "Kaymakam beyin hemen arkasında kalan ekâbiri umursamadan sıtma doktoru da kalkmıştı."
-
[alay yollu]
Kendini beğenmiş kimse
- "Senin gibi ekâbir bir adam bu tür haberlerin peşinde koşturmaz."
-
[isim]
Büyükler, devlet büyükleri, ileri gelenler
- VESAİR
-
Kelime Kökeni: Arapça ve + sāʾir
-
[sıfat]
Bakınız başka
- "Banyo, tuvalet, vesair kısımlar, o ne temizlik, o ne genişlik, insanın yüzüne gülen o ne ferahlıktı."
-
[sıfat]
Bakınız başka
- MÜNKİR
-
Kelime Kökeni: Arapça munkir
-
[sıfat]
İnkâr eden, kabul etmeyen
-
Tanrı'nın varlığına inanmayan, Tanrı'nın varlığını inkâr eden (kimse)
-
[sıfat]
İnkâr eden, kabul etmeyen