Sonunda ir olan 5 harfli 83 kelime var. İR ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ir olan kelimeler listesine ya da başında ir olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AMPİR
-
Kelime Kökeni: Fransızca empire
-
[isim]
XIX. yüzyıl başlarında Fransa'da ortaya çıkıp daha sonra Avrupa'ya yayılmış olan yapı, mobilya, giyim vb.ne ait bir üslup
- "Ampir koltuklu, keten masa örtülü bir lokantaydı."
-
[isim]
XIX. yüzyıl başlarında Fransa'da ortaya çıkıp daha sonra Avrupa'ya yayılmış olan yapı, mobilya, giyim vb.ne ait bir üslup
- HARİR
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥarīr
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ipek
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ipek
- ZİFİR
-
Kelime Kökeni: Arapça zefīr
-
[isim]
Tütün dumanının bıraktığı yağlı ve siyah kir
- "Bıyıklarının ortası belli ki tütün zifirinden kınalı bir renk almıştı."
-
Dumanın oluşturduğu is
- "Soba, yanlış kurulduğu için tütmeye başlamıştı ve borulardan eşyanın üstüne zifir akıyordu."
-
[isim]
Tütün dumanının bıraktığı yağlı ve siyah kir
- DEMİR
-
-
[isim, kimya]
Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe)
-
[sıfat]
Bu elementten yapılmış
- "Hemşiresiyle rıhtımın kenarındaki demir kanepeye oturdular."
-
Bu elementten yapılmış parça
- "Koca Kastamonu şehrindeki kapı pencere demirleri söküldü, biliyorsun."
-
Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça
-
[sıfat, mecaz]
Güçlü, kuvvetli, sert
- "O kadar çabuk uyanmıştı ki kalbinin demir bir elle sıkıldığını duydu."
-
[denizcilik]
Bakınız çıpa
- "Geçen gün dibi görünen denizlerin birinde kocaman bir çıpa bulduk. Güngörmüş bir sandal demiri."
-
[isim, kimya]
Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe)
- KAHİR
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳāhir
-
[sıfat, eskimiş]
Kahreden, zorlayan
-
Baskın gelen, ezen, ezici
-
[sıfat, eskimiş]
Kahreden, zorlayan
- SEYİR
-
Kelime Kökeni: Arapça seyr
-
[isim]
Gidiş, yürüyüş, ilerleyiş
- "Yaşayacak fazla zamanları olmayan bazı dâhiler, olgunluklarını hayatın normal seyrinden çok evvel tamamlamış oluyorlar."
-
Kara taşıtlarının belli bir güzergâhta ilerlemesi
-
[denizcilik]
Özellikle gemilerin belli bir rotayı takip ederek yolculuk etmesi
-
Bir yerden başka bir yere gitmek için yola çıkma
-
Eğlenmek için bakma, hoşlanarak bakma; temaşa
- "Tevfik, orta oyununa çıkınca seyrine en sık gidenlerden birisi Selim Paşa'nın karısı oldu."
-
Bakıp eğlenecek şey, eğlendirici durum
- "Bundan âlâ seyri nerede bulacak garipler?"
-
[isim]
Gidiş, yürüyüş, ilerleyiş
- FAKİR
-
Kelime Kökeni: Arapça faḳīr
-
[sıfat]
Bakınız yoksul, zengin karşıtı
- "En fakir köyler taştandır ve üstü kiremittir."
-
[mecaz]
Olması gerekenden az
- "Seni fakir, soluk bir dekor içinde görmek istemem."
-
[isim]
Hindistan'da yokluğa, eziyete kendini alıştırmış derviş
-
[mecaz]
Zavallı, kimsesiz olan
- "Hey gidi kahpe felek, gençliklerine doymadan gitti fakirler."
-
[isim, mecaz]
Kişinin alçak gönüllülük göstermek için kendisine verdiği san
- "Fakir dün ziyaretinize geldimse de bulamadım."
-
[sıfat]
Bakınız yoksul, zengin karşıtı
- SEVİR
-
Kelime Kökeni: Arapça s̱evr
-
[isim, eskimiş, gök bilimi]
Bakınız Boğa Burcu
-
[isim, eskimiş, gök bilimi]
Bakınız Boğa Burcu
- NEŞİR
-
Kelime Kökeni: Arapça neşr
-
[isim, eskimiş]
Yayma, dağıtma, saçma
-
Bakınız yayım
-
[isim, eskimiş]
Yayma, dağıtma, saçma
- GELİR
-
-
[isim]
Bir kimseye veya topluluğa belli zamanlarda, belli yerlerden gelen para; hasılat, varidat
- "Saklanan bir gelir vardı ki aç, çıplak kalmıyorlardı."
-
Bir ekonomik birimin belli bir süre içinde kazandırdığı aylık, kira vb. getiri; varidat, irat
-
[isim]
Bir kimseye veya topluluğa belli zamanlarda, belli yerlerden gelen para; hasılat, varidat
- ZEFİR
-
Kelime Kökeni: Fransızca zéphyr
-
[isim]
Genellikle gömlek yapımında kullanılan, çizgili, ince, pamuklu bir kumaş türü
-
[isim]
Genellikle gömlek yapımında kullanılan, çizgili, ince, pamuklu bir kumaş türü
- İNCİR
-
Kelime Kökeni: Farsça encīr
-
[isim, bitki bilimi]
Dutgillerden, asıl yurdu Akdeniz kıyıları olan, yaprakları geniş dilimli bir ağaç (Ficus carica)
-
Bu ağacın yaş veya kuru olarak yenilen etli, tatlı meyvesi; ballıdarı, tin (II), yemiş
-
[isim, bitki bilimi]
Dutgillerden, asıl yurdu Akdeniz kıyıları olan, yaprakları geniş dilimli bir ağaç (Ficus carica)
- BİLİR
-
-
[sıfat]
"Anlar, sayar, yapar" anlamları ile adlarla birleşerek birleşik sıfat kuran bir söz
- "iyilikbilir."
-
[sıfat]
"Anlar, sayar, yapar" anlamları ile adlarla birleşerek birleşik sıfat kuran bir söz
- TAPİR
-
Kelime Kökeni: Fransızca tapir
-
[isim, hayvan bilimi]
Tapirgillerden, bir çeşidi Asya ve Afrika'nın tropikal bölgelerinde yaşayan, 2 metre uzunluğunda, kısa hortumlu bir tür hayvan (Tapirus)
-
[isim, hayvan bilimi]
Tapirgillerden, bir çeşidi Asya ve Afrika'nın tropikal bölgelerinde yaşayan, 2 metre uzunluğunda, kısa hortumlu bir tür hayvan (Tapirus)
- CEZİR
-
Kelime Kökeni: Arapça ceẕr
- MUCİR
-
Kelime Kökeni: Arapça mūcir
-
[isim, eskimiş]
Kiraya veren kimse
-
[isim, eskimiş]
Kiraya veren kimse
- KEFİR
-
Kelime Kökeni: Kafkas dillerinden
-
[isim]
Özel bir maya mantarıyla keçi veya inek sütünün mayalanmasıyla hazırlanan ekşi içecek
-
[isim]
Özel bir maya mantarıyla keçi veya inek sütünün mayalanmasıyla hazırlanan ekşi içecek
- VİTİR
-
Kelime Kökeni: Arapça vitr
-
[isim, din bilimi]
Bakınız vitir namazı
-
[isim, din bilimi]
Bakınız vitir namazı
- NAZİR
-
Kelime Kökeni: Arapça naẓīr
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız benzer
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız benzer
- SATİR
-
Kelime Kökeni: Fransızca satire
-
[isim, edebiyat]
Bakınız yergi
-
[isim, edebiyat]
Bakınız yergi