Sonunda ir olan 5 harfli 83 kelime var. İR ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ir olan kelimeler listesine ya da başında ir olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AMPİR

Kelime Kökeni: Fransızca empire

  1. [isim] XIX. yüzyıl başlarında Fransa'da ortaya çıkıp daha sonra Avrupa'ya yayılmış olan yapı, mobilya, giyim vb.ne ait bir üslup
    • "Ampir koltuklu, keten masa örtülü bir lokantaydı." (Selçuk Erez)
HARİR

Kelime Kökeni: Arapça ḥarīr

  1. [isim, eskimiş] Bakınız ipek
ZİFİR

Kelime Kökeni: Arapça zefīr

  1. [isim] Tütün dumanının bıraktığı yağlı ve siyah kir
    • "Bıyıklarının ortası belli ki tütün zifirinden kınalı bir renk almıştı." (Refik Halit Karay)
  2. Dumanın oluşturduğu is
    • "Soba, yanlış kurulduğu için tütmeye başlamıştı ve borulardan eşyanın üstüne zifir akıyordu." (Oğuz Atay)
DEMİR

  1. [isim, kimya] Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe)
  2. [sıfat] Bu elementten yapılmış
    • "Hemşiresiyle rıhtımın kenarındaki demir kanepeye oturdular." (Peyami Safa)
  3. Bu elementten yapılmış parça
    • "Koca Kastamonu şehrindeki kapı pencere demirleri söküldü, biliyorsun." (Samim Kocagöz)
  4. Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça
  5. [sıfat, mecaz] Güçlü, kuvvetli, sert
    • "O kadar çabuk uyanmıştı ki kalbinin demir bir elle sıkıldığını duydu." (Sait Faik Abasıyanık)
  6. [denizcilik] Bakınız çıpa
    • "Geçen gün dibi görünen denizlerin birinde kocaman bir çıpa bulduk. Güngörmüş bir sandal demiri." (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
KAHİR

Kelime Kökeni: Arapça ḳāhir

  1. [sıfat, eskimiş] Kahreden, zorlayan
  2. Baskın gelen, ezen, ezici
SEYİR

Kelime Kökeni: Arapça seyr

  1. [isim] Gidiş, yürüyüş, ilerleyiş
    • "Yaşayacak fazla zamanları olmayan bazı dâhiler, olgunluklarını hayatın normal seyrinden çok evvel tamamlamış oluyorlar." (Asaf Halet Çelebi)
  2. Kara taşıtlarının belli bir güzergâhta ilerlemesi
  3. [denizcilik] Özellikle gemilerin belli bir rotayı takip ederek yolculuk etmesi
  4. Bir yerden başka bir yere gitmek için yola çıkma
  5. Eğlenmek için bakma, hoşlanarak bakma; temaşa
    • "Tevfik, orta oyununa çıkınca seyrine en sık gidenlerden birisi Selim Paşa'nın karısı oldu." (Halide Edip Adıvar)
  6. Bakıp eğlenecek şey, eğlendirici durum
    • "Bundan âlâ seyri nerede bulacak garipler?" (Tarık Buğra)
FAKİR

Kelime Kökeni: Arapça faḳīr

  1. [sıfat] Bakınız yoksul, zengin karşıtı
    • "En fakir köyler taştandır ve üstü kiremittir." (Falih Rıfkı Atay)
  2. [mecaz] Olması gerekenden az
    • "Seni fakir, soluk bir dekor içinde görmek istemem." (Mahmut Yesari)
  3. [isim] Hindistan'da yokluğa, eziyete kendini alıştırmış derviş
  4. [mecaz] Zavallı, kimsesiz olan
    • "Hey gidi kahpe felek, gençliklerine doymadan gitti fakirler." (Haldun Taner)
  5. [isim, mecaz] Kişinin alçak gönüllülük göstermek için kendisine verdiği san
    • "Fakir dün ziyaretinize geldimse de bulamadım." (Şemseddin Sami)
SEVİR

Kelime Kökeni: Arapça s̱evr

  1. [isim, eskimiş, gök bilimi] Bakınız Boğa Burcu
NEŞİR

Kelime Kökeni: Arapça neşr

  1. [isim, eskimiş] Yayma, dağıtma, saçma
  2. Bakınız yayım
GELİR

  1. [isim] Bir kimseye veya topluluğa belli zamanlarda, belli yerlerden gelen para; hasılat, varidat
    • "Saklanan bir gelir vardı ki aç, çıplak kalmıyorlardı." (Mahmut Yesari)
  2. Bir ekonomik birimin belli bir süre içinde kazandırdığı aylık, kira vb. getiri; varidat, irat
ZEFİR

Kelime Kökeni: Fransızca zéphyr

  1. [isim] Genellikle gömlek yapımında kullanılan, çizgili, ince, pamuklu bir kumaş türü
İNCİR

Kelime Kökeni: Farsça encīr

  1. [isim, bitki bilimi] Dutgillerden, asıl yurdu Akdeniz kıyıları olan, yaprakları geniş dilimli bir ağaç (Ficus carica)
  2. Bu ağacın yaş veya kuru olarak yenilen etli, tatlı meyvesi; ballıdarı, tin (II), yemiş
BİLİR

  1. [sıfat] "Anlar, sayar, yapar" anlamları ile adlarla birleşerek birleşik sıfat kuran bir söz
    • "iyilikbilir."
TAPİR

Kelime Kökeni: Fransızca tapir

  1. [isim, hayvan bilimi] Tapirgillerden, bir çeşidi Asya ve Afrika'nın tropikal bölgelerinde yaşayan, 2 metre uzunluğunda, kısa hortumlu bir tür hayvan (Tapirus)
CEZİR

Kelime Kökeni: Arapça ceẕr

  1. [isim, eskimiş, coğrafya] Bakınız alçalma, met (I) karşıtı
MUCİR

Kelime Kökeni: Arapça mūcir

  1. [isim, eskimiş] Kiraya veren kimse
KEFİR

Kelime Kökeni: Kafkas dillerinden

  1. [isim] Özel bir maya mantarıyla keçi veya inek sütünün mayalanmasıyla hazırlanan ekşi içecek
VİTİR

Kelime Kökeni: Arapça vitr

  1. [isim, din bilimi] Bakınız vitir namazı
NAZİR

Kelime Kökeni: Arapça naẓīr

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız benzer
SATİR

Kelime Kökeni: Fransızca satire

  1. [isim, edebiyat] Bakınız yergi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü