Sonunda in olan 7 harfli 54 kelime var. İN ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde in olan kelimeler listesine ya da başında in olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- JELATİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca gélatine
-
[isim]
Genellikle hekimlik ve fotoğrafçılıkta kullanılan, hayvanların kemik, kıkırdak vb. dokularından veya bitkisel yosunlardan elde edilen saydam, renksiz, kokusuz bir madde
-
Ambalaj için kullanılan ince, parlak bir madde
- "Geri dönüp yediği bonbonların jelatinlerini topladı."
-
[isim]
Genellikle hekimlik ve fotoğrafçılıkta kullanılan, hayvanların kemik, kıkırdak vb. dokularından veya bitkisel yosunlardan elde edilen saydam, renksiz, kokusuz bir madde
- MUTMAİN
-
Kelime Kökeni: Arapça muṭmaʾin
-
[sıfat, eskimiş]
İnanmış, gönlü kanmış, emin olan
-
[sıfat, eskimiş]
İnanmış, gönlü kanmış, emin olan
- MEMURİN
-
Kelime Kökeni: Arapça meʾmūrīn
-
[isim, eskimiş]
Memurlar
-
[isim, eskimiş]
Memurlar
- MELAMİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca mélamine
-
[isim, kimya]
Mutfak eşyası yapımında, kâğıt ve dokuma sanayisinde kullanılan yapay reçinelerin üretiminde yer alan kimyasal bir madde
-
[sıfat]
Bu maddeden yapılan: melamin tabak, melamin tepsi.
-
[isim, kimya]
Mutfak eşyası yapımında, kâğıt ve dokuma sanayisinde kullanılan yapay reçinelerin üretiminde yer alan kimyasal bir madde
- ÖĞLEYİN
-
-
[zarf]
Günün öğle saatlerinde; öğlende
- "Babam içki içiyordu. Bazen öğleyin de içiyordu."
-
[zarf]
Günün öğle saatlerinde; öğlende
- LUSTRİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca lustring
-
[sıfat]
Parlak kumaş kullanılarak yapılmış (ayakkabı)
- "Tramvaydan inip incecik lustrin kunduralarla sulu karda yürüyerek gazinoya gidinceye kadar ayaklarım dondu."
-
[sıfat]
Parlak kumaş kullanılarak yapılmış (ayakkabı)
- NAZENİN
-
Kelime Kökeni: Farsça nāzenīn
- STEARİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca stéarine
-
[isim, kimya]
Gliserinin stearik asit esteri
-
[isim, kimya]
Gliserinin stearik asit esteri
- GİYOTİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca guillotine
-
[isim]
Fransa'da ölüm cezasına çarptırılanların başını kesmek için kullanılan araç
-
Basımevi vb. yerlerde kâğıtları kesmek için kullanılan araç
-
[isim]
Fransa'da ölüm cezasına çarptırılanların başını kesmek için kullanılan araç
- DİVİTİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca duvetine
-
[isim]
Bir yüzü havlı, pamuklu veya yünlü kumaş
-
[isim]
Bir yüzü havlı, pamuklu veya yünlü kumaş
- DOKTRİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca doctrine
-
[isim]
Bakınız öğreti
- "Millî kültür bir doktrin değil, yüzlerce eserden mürekkep bir kütüphane ve müzedir."
-
[isim]
Bakınız öğreti
- VİTAMİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca vitamine
-
[isim, biyoloji]
Besinlerde bulunan, yağda veya suda çözünebilme özelliği olan, vücudun sağlıklı gelişimi, sindirim fonksiyonları, enfeksiyonlara karşı bağışıklık kazanması açısından gerekli olan, eksikliği veya fazlalığı çeşitli hastalıklara yol açan, katalizör görevli en basit organik madde
- "Vitaminli, limonlu ve zeytinyağlı bir salataya çatal uzatır."
-
[isim, biyoloji]
Besinlerde bulunan, yağda veya suda çözünebilme özelliği olan, vücudun sağlıklı gelişimi, sindirim fonksiyonları, enfeksiyonlara karşı bağışıklık kazanması açısından gerekli olan, eksikliği veya fazlalığı çeşitli hastalıklara yol açan, katalizör görevli en basit organik madde
- İNSÜLİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca insuline
-
[isim, tıp]
Pankreas tarafından salgılanan, kan şekeri düzeyini ayarlayan, birçok hücre için büyüme faktörü olarak görev yapan, protein yapılı bir hormon
-
[isim, tıp]
Pankreas tarafından salgılanan, kan şekeri düzeyini ayarlayan, birçok hücre için büyüme faktörü olarak görev yapan, protein yapılı bir hormon
- SİPOLİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca cipolin
-
[isim, jeoloji]
Katmanlarında iç içe daireler bulunan billurlu bir kalker türü
-
[isim, jeoloji]
Katmanlarında iç içe daireler bulunan billurlu bir kalker türü
- SELATİN
-
Kelime Kökeni: Arapça selāṭīn
-
[isim]
Sultanlar
-
[isim]
Sultanlar
- İLİŞKİN
-
-
[edat]
“İlgisi, ilişiği olan” anlamlarında kullanılan bir söz; değgin, merbut, müteallik
- "Dikkatle yüzüne bakıyorum ama beni suçladığına ilişkin hiçbir belirti göremiyorum."
-
Bakınız ait
-
[edat]
“İlgisi, ilişiği olan” anlamlarında kullanılan bir söz; değgin, merbut, müteallik
- LANOLİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca lanoline
-
[isim, kimya]
Yapağıdan elde edilen, eczacılıkta ve parfümeride kullanılan, sarımtırak renkte bir yağ
-
[isim, kimya]
Yapağıdan elde edilen, eczacılıkta ve parfümeride kullanılan, sarımtırak renkte bir yağ
- PROTEİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca protéine
-
[isim, kimya]
Canlı hücrelerin ana maddesini oluşturan, genellikle sülfür, oksijen ve karbon ögeleri bulunan amino asit birleşiminden oluşmuş, yumurta akı, et, süt vb. yiyeceklerde bulunan, karmaşık yapılı doğal madde
-
[isim, kimya]
Canlı hücrelerin ana maddesini oluşturan, genellikle sülfür, oksijen ve karbon ögeleri bulunan amino asit birleşiminden oluşmuş, yumurta akı, et, süt vb. yiyeceklerde bulunan, karmaşık yapılı doğal madde
- STERLİN
-
Kelime Kökeni: İngilizce sterling
-
[isim]
Yüz peniden oluşan Birleşik Krallık’ın para birimi; paunt
-
[isim]
Yüz peniden oluşan Birleşik Krallık’ın para birimi; paunt
- NİKOTİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca nicotine
-
[isim, kimya]
Tütün yapraklarından çıkarılan, renksiz, açıkta bırakıldığında havadan oksijen alarak esmerleşen, 247 °C'de kaynayan, 1,033 yoğunluğunda çok zehirli bir alkaloit (C10H14N2)
- "Sigara içmeyiz, nikotinin yarın bize yapabileceği fenalıkları düşünmek elimizi felce uğratır."
-
[isim, kimya]
Tütün yapraklarından çıkarılan, renksiz, açıkta bırakıldığında havadan oksijen alarak esmerleşen, 247 °C'de kaynayan, 1,033 yoğunluğunda çok zehirli bir alkaloit (C10H14N2)